Turizm sektöründe domuz gribi endişesi
Yayınlanma:
Dünyada ve Türkiye'de giderek yayılan ve Türkiye'de ölümlere neden olan domuz gribi, binlerce yerli ve yabancı konukla muhatap olan turizm sektörü çalışanlarını endişelendiriyor.
Her gün onlarca yerli ve yabancı turistle muhatap olan turizm sektörü çalışanları, domuz gribi aşısının yapılması gereken öncelikli meslek grupları arasında kendilerinin de olmasını istiyor. Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Konya Bölgesel Yürütme Başkanı Atilla Özdemir, turizm sektöründe çalışan herkesin dolaylı ya da direkt olarak günde onlarca insanla muhatap olduğunu ve her türlü hastalık riskiyle karşı karşıya olduğunu belirterek, "Türkiye'yi ve dünyayı tehdit eden bir domuz gribi salgını var. Hastalığın başlangıç yeri ise yabancı ülkeler. Bu nedenle yurt dışından gelenlerle bire bir muhatap olan turizm sektörü çalışanları, hastalığa yakalanma riski en fazla meslek grupları arasında yer alıyor. Buna yerli konukları da eklerseniz risk daha fazla artıyor. Sadece çalışanlar değil, hastalığa yakalanmış sektör çalışanı da konaklamaya ya da gezmeye gelen konukların hastalanmasına yol açabiliyor. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından ilk olarak sağlık çalışanları, hacı adayları ve öğrencilere
yapılması düşünülen domuz gribi aşısı konusunda bizim sektörün de öncelikli meslekler grubuna dahil edilmesi şarttır" dedi.
"HERKES KENDİ TEDBİRİNİ ALMALI"
Salgın konusunda sadece aşının yeterli olmadığını da dile getiren Atilla Özdemir, "Bu salgın konusunda devletimizin alacağı tedbirlerin yanında turizm sektöründe otel, lokanta, eğlence mekanı gibi yerler işletenlerin de kendi ölçülerince tedbir almaları şart. Örneğin otel, lokanta, eğlence mekanı gibi yerlerde dezenfekte işlemleri daha sık yaptırılmalı. Ortak kullanım alanlarında özellikle sık sık temizlik yapılmalı. Bazı otellerin giriş bölümüne termal kamera takacağını duydum. Bu gerçekten güzel bir uygulama. Ama sadece oteller değil, havaalanları, insanların topluca bulundukları yerlere de bu kameralardan konulması bence çok iyi olur" şeklinde konuştu.
"VUSLAT TÖRENLERİNDE TEDBİRLER ARTIRILMALI"
7-17 Aralık tarihleri arasında Konya'da düzenlenecek olan ve binlerce yerli ve yabancı turistin takip etmesi beklenilen Hz. Mevlana'nın 736. Vuslat Yıl Dönümü törenlerinin, hastalığın yayılması için büyük risk teşkil ettiğini de dile getiren Atilla Özdemir, "Her yıl on binlerce insanın Konya'ya geldiği ve takip ettiği Vuslat Yıl Dönümü törenleri, hastalığın yayılması için risk oluşturabilir. Bu nedenle o tarihlerde ve törenler başlamadan tedbirlerin daha sıkı alınması şart. Termal kamera hem Konya Havaalanı'na hem de törenlerin yapılacağı Mevlana Kültür Merkezi girişine konmalı ve herkes tek tek kontrol edilmeli. Ayrıca Mevlana Kültür Merkezi'nin sık sık dezenfekte edilmesi, oturulan koltukların, ortak kullanım alanlarının ve kafeteryanın temizliğine ayrıca önem verilmeli. Görevliler, domuz gribi konusunda eğitilmeli ve dikkatli olmaları konusunda uyarılmalı" dedi.
"SALGININ KIŞIN ÇIKMASI TURİZMİN FAZLA ETKİLENMESİNİ ÖNLEDİ"
Domuz gribi salgınının kış aylarına denk geldiği için Türkiye turizmini fazla etkilemediğini ifade eden Özdemir, "Türkiye turizminin yüzde 90'ı yaz, yüzde 10'u kış turizmi olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle domuz gribi salgını Türk turizmini şu ana kadar fazla etkilemedi. Salgın nedeniyle büyük tur iptalleri gerçekleşmezken, bazı küçük iptaller yaşandı. Ama bu salgının yaz aylarına kadar azalacağına inanıyoruz. Bu nedenle hastalığın bizleri fazla etkileyeceğini sanmıyorum. Ama yine de gerekli tedbirler mutlaka alınmalı" ifadelerini kullandı.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.