‘Toplumun geleneksel yapısı değişiyor’

‘Toplumun geleneksel yapısı değişiyor’
66 yıldır yazı hayatını hiç bırakmayan Veyis Ersöz, yazılarıyla toplamsal gerçeğe dikkat çekiyor
Yazılarında önemli tespitlerde bulunan Ersöz’e göre toplum değişirken geleneksel yapısı da değişikliğe uğruyor.
1945 yılında yazı hayatına başlaşan ve 66 yıldır yazı hayatına ara vermeden devam eden Araştırmacı-Yazar Veyis Ersöz’ün 17 binden fazla sosyal, kültürel, siyaset ve İslam ağırlıklı makalesi var. Birçok kitabı yayın hayatına kazandıran Ersöz, daha çok dini konularla ilgili eserler ortaya koyuyor. 1970’li yıllarda ‘Sosyalizm Komünizm, Faşizm ve Şeriat Nedir?’ Kitabını da yazan Ersöz, o dönem içinde sık kullanılmasına rağmen anlamlarının tam olarak bilinmeyen kavramlara açıklık getiriyor. Çıktığı dönemde 30 bine yakın satılan kitap, 12 Eylül 1980 Askeri darbesinden sonra basımı yapılmamış. 1991 yılında kitap çıkarma işine ara veren fakat 2000’li yıllardan sonra özellikle İslami konularda yazılar yazan Ersöz, günümüz gençliğine ve topluma dini değerleri hatırlatıyor.
“KONYA GEÇMİŞTE KÜLTÜR MERKEZİYDİ”
Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsünde eğitim görürken 1945 yılında yasalaşan Toprak Kanunu’nun ardından yazdığı Toprak isimli şiiriyle yazı yazmaya başladığını ifade eden Ersöz, o günleri şöyle anlatıyor: “Toprak Kanunu yasalaştıktan sonra öğretmenimiz toprak konulu şiir ve kompozisyon yazılmasını istedi. Ben de o zaman 3 kıtalık bir şiir yazdım. Öğretmen şiirimi çok beğendi ve 15 günde bir yayınlanan İlköğretim Mecmuası’na gönderdi. Şiirim mecmuada çıktı. Daha sonra mecmuadan telif ücreti olarak bana 500 kuruş gönderildi. Fakat 20 kuruşu posta ücretine kesildiği için bana 480 kuruş verdiler. Ondan sonra adımız Şair Ersöz olarak kaldı. Enstitüye gelen misafirlere beni enstitümüzün şairi diye tanıtıyorlardı. O yıllar İktisadi Yürüyüş adlı mecmuada da şiirler yazdım. 1951 yılında da Gönülden Damlalar isimli ilk şiir kitabı mı yayınladım” dedi. Öğrencilik yıllarında akşamları lambanın ışığında şiir yazdığını ve kitap okuduğunu dile getiren Ersöz, kendisinde okuma ve yazma ışığının hiç sönmediğini belirtti. Konya’nın geçmişte bir kültür merkezi olduğunu aktaran Ersöz, “O kültür hayatı da bizi yatmaya itiyordu. Her tarafta kitaplar basılırdı. Örneğin benim kitaplarım Konya’da basılır kolilerle İstanbul’a gönderildi. Konya’daki kitapçılarda benim kitaplarımı İstanbul’dan getirilirdi. Böyle bir döngü vardı” dedi.
“40–50 SENEYE GÖRE YAŞANTILAR FARKLILAŞTI”
Son yıllarda daha çok İslam’ı konular üzerinde yazılar yazan ve gençliğe yol gösteren Ersöz, 40–50 sene önceye göre gençlerin yaşantılarında çok büyük farklılıkların olduğunu belirtiyor. Bu farklılıkların lehte ve aleyhte olduğunu da altını çizen Ersöz, “Bazı gençler İslam’ın ışığında hayatlarına devam ederken, bazı gençler İslam’ın tam zıttı bir hayat yaşıyor. Gençler çoğu toplumda nasıl hareket edileceğini bilmiyorlar. Yaptıkları davranışlarının veya sözlerinin karşıdaki kişiyi üzeceğini bilemiyorlar. Bu durum toplumda zaman zaman uyuşmazlıkların olmasını meydana getiriyor” diye konuştu.
“GENÇLER ANNE VE BABA HAKKINI UNUTUYOR”
İslam’da Ana-Baba ve Kul Hakkı isimli son kitabında belirttiği gibi gençlerin en başta ana-baba haklarını unuttuklarını kaydeden Ersöz, şunları kaydetti: “Son zamanlarda televizyonlarda, gazetelerde üzücü olaylarla karşılaşıyoruz. Gençlerin anne ve babalarına nasıl eziyet ettiklerini görüyoruz. Bunun nedeni çocukların ana-babaları üzerindeki kul haklarını yeterince bilmediklerinden, öğrenmemelerinden kaynaklanıyor. Her cemiyetin temelini aile teşkil eder. Aile yuvasının özünü anne ile baba oluşturur. Dünyada hiçbir fert kendisine annesinden ve babasından daha şefkatli, daha yakın ve daha inandırıcı kimse bulamaz. İslam’da anne ve babayı razı etme farz, gücendirme ise haramdır. Bunların hadis ve ayetlerle açıktır. Bu tespitlerimin tamamını zaten ben İslam ve hadislerin ışığında yapıyorum.”
“TOPLUMDA KOMŞULUK HAKKI AZALIYOR”
Kitabında komşuluk hakkına da değinen Veyis Ersöz, eskiye göre komşuluk hakkına riayet edilmediğinin altını çizerek, “Komşuluk hakkına herkesin son derece riayet etmesi gerekiyor. Çünkü komşuluk hakkı ana-baba hakkı kadar önemlidir. Ancak günümüzde buna riayet edilmiyor. Bunun nedeni ise apartmanların giderek çoğalması ve sürekli göç hareketliliğidir. Dışarıdan gelen insanlar birbirlerini tanımıyor. Apartmanda herkes kendi dairesinde yaşıyor fakat diğer komşularını merak etmiyor. Apartmanda biri vefat ediyor karşıdaki komşusu bunu bilmiyor. Böyle bur komşuluk olmaz. Fakat apartmanların yaygınlaşmadığı bölgelerde komşulukla ilgili eski gelenekler devam ediyor. Unutulmaya yüz tutan komşuluk ilişkilerinin hem dinimizde hem de milli yapımızda çok özel ve pek üstün bir yeri vardır. Onun için komşuluğa yeniden önem verilmelidir” diye konuştu.
“KİTAP OKUMAKTAN KAÇIYORUZ”
Ersöz, toplumun düzelmesi için okuması ve araştırması gerektiğini aktararak, şöyle konuştu: “Gelişen teknolojiyle birlikte gençler ellerinden cep telefonunu bırakmıyor, bilgisayar ve televizyonun başından kalkmıyor. Dolayısıyla kitap okumaktan uzaklaşıyorlar. Bu nedenle toplum yanlış tartışmaların içine sürükleniyor. Toplumun tüm kesimleri okusa toplumdaki barış ve kardeşlik daha da ön plana çıkacaktır. Toplum eski benliğine dönecek ve bugün tartışılan birçok konunun yanlışlığını görmüş olacak.” 
VEYİS ERSÖZ KİMDİR?
1926 yılında Konya’nın Akviran, yeni adıyla Akören ilçesinde doğdu. İlk tahsilini memleketinde, orta ve lise tahsilini ise Eskişehir-Çifteler Köy Enstitüsü’nde tamamladı. 1945 yılının Ekim ayında başlamış olduğu öğretmenlik mesleğinde 30 yıldan fazla görev yaptı ve kendi isteğiyle 1976 yılında emekliye ayrıldı. 1945 yılının mayıs ayında yazmış olduğu üç kıtalık ‘Toprak’ isimli şiiri İstanbul’da 15 günde bir çıkan İlköğretim Mecmuası’nda yayımlanarak hem ödül kazandı hem de önemli bir basın-yayın organında ismini duyurarak yazarlığa ilk adımını attı. Askerliğini 1954–1955 yıllarında yedek subay olarak yapan Veyis Ersöz, Merhaba, Yeni Konya, Yeni Meram, Türkiye’de Yarın, Oku Mecmuası, Ribat Dergisi, Hakimiyet, Konya Postası gibi yerel basın organlarında ayrıca Milli Gazete, Yeni Devir, Anadolu’da Vakit isimli yaygın gazetelerde çeşitli yazılar yazdı. 17 binden fazla sosyal, kültürel, siyaset ve İslam ağırlıklı makalesi var. Ribat Dergisi’nin ilk döneminde 28 ay yazı işleri müdürü görevinde bulundu. Dergide çıkan bir yazıdan dolayı 1983 yılında 40 ay ceza aldı. 23 gün Konya Kapalı Cezaevi’nde yattıktan sonra kalan cezası paraya çevrildi. Birçok vakıf ve dernekte çeşitli görevlerde bulundu. 4 ayrı kuruluş tarafından plaket ödülü alan Ersöz, 2007 yılından itibaren evinde çeşitli kitapları ve yazılarıyla baş başadır.
Ersöz’ün yayınlanmış eserleri şunlardır: Gönüllerden Damlalar (1951), Ünitelerin Şiirle İzahı (1954), Yeni İlahiler (1974), Sosyalizm Komünizm, Faşizm ve Şeriat Nedir? (1976), Dünden Bugüne Kültür ve Maarifimiz (1985), İslam’da Akıl ve Nefis Eğitimi (1985), İslam’da Cemaat ve Önemi (1991), Ayetlerle Allah Korkusu (2007), Tarihte Ünlü Kefereler, Ünlü Zalimler (2008), Cami ve Cemaat Adabı İle Namaz Risalesi (2009), Ayet ve Hadislerin Işığında Ölüm ve Sonrası (2009), İslam’da İlim Ahlak, Sabır ve Şükür (2009), İslam’da Hak Batıl, Ümit Korku ve Cömertlik Cimrilik (2010), İslam’da Evlilik-Aile Hayatı ve Komşuluk (2010), İslam’da Ana-Baba ve Kul Hakkı (2010).

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.