Toplum hangi model tiplere empoze ediliyor?

Toplum hangi model tiplere empoze ediliyor?

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 186. hafta basın açıklaması yaptı

Kayalı Park’ta yapılan basın açıklamasının bu haftaki sözcülüğünü Abdurrahman Akcan üstlendi. Ülke gündemini, tecavüzler, çocuk katilleri, ilköğretim, lise, sığınma evleri hatta huzur evlerinde meydana gelen taciz olayları şekillendirdiğini aktaran Abdurrahman Akcan, “Basın kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve siyasetle iştigal edenler, bolca konuştular bu olaylar üzerine toplumumuz nereye gidiyor? Bu ahlaki bozulmanın sonuçları nereye varacak? Bu korkunç durumun sebepleri nelerdir? Bu gidişata kim, nasıl dur diyecek merak ediyoruz. Verilen cezaları, yeterli görmeyen halk, Silvan’da linç girişiminde bulunuyor; buna mani olmak isteyen güvenlik güçleriyle çatışmaya giriyor. Kendisine mikrofon uzatılan hemen hemen herkes bu suçları işleyenleri kendi elleriyle öldürmek istediğini ifade ediyor. Fakat hiç kimse olayların asıl sebepleri üzerinde durmuyor. Nereden yetişiyor bu seri katiller? Kim üretiyor bu tecavüzcü kültürünü? Taciz bir yaşam biçimi haline nasıl dönüşüyor? Esas sorulması gereken sorular bunlar değil mi? Cinsel özgürlükler adı altında pek çok ahlaksızlık ve sapkınlık kanunlarla korunma altına alınmış durumda. Zina suç olmaktan çıkartılalı ne kadar oldu? Televizyon dizileri, hangi yaşam biçiminin reklamını yapmakta? Topluma hangi model tipleri empoze ediyorlar” dedi.

‘DİNİ HAYATIN DIŞINA ÇIKARTMAK ANLAYIŞININ SONUCUDUR’

“Toplumun talep ettiği bir takım cezaları Allah’ın ahkâmında var diye uygulamadan kaldıranlar ve bu tür uygulamaların taleplerini, gericilik yaftasıyla, çağdışı nitelendirmesiyle reddedenler bu ortadaki vahim durumun sorumluları olduğunu da dile getiren Akcan, “Batıyı ve batılı değerleri kendilerine kıble edinmiş bir zihniyetin dine ve dini olana sırt dönüşünden kaynaklanıyor. İlahi olana nedir bu düşmanlık, merak ediyoruz. Allah’ın kitabında var diye insanların taleplerini bile reddetmek hangi akılla izah edilebilir. Dinle bağlantılı olan her şeyi hayatın dışında tutmak isteği, nasıl bir ruh yapısının ürünüdür. Bir tiyatro ve sinema sanatçısının, Emek Sineması’nın açılışında, ‘İstanbul Milli Türk Talebe Birliği o yıllarda laik bir yerdi, fakat zamanla, o tiyatronun sahnesinde namaz kılmaya başladılar. Emek Sineması açılacaksa sadece sinema sanatına hizmet etsin, eğer orada da namaz kılınacaksa hiç açmasınlar daha iyi’ hezeyanlarında bulunması dini tamamen hayatın dışına çıkartmak ve hayatı tamamen dinden soyutlamak anlayışının sonucudur. Hâlâ, ülkemizdeki bazı üniversitelerde başörtüsüne yönelik ciddi saldırılar yapılmakta, bahçede ve koridorlarda dahi yasaklar getirilip zulüm devam ettirilmektedir. İlköğretim ve liselerde başörtüsü yasağı uygulanmakta ve bu yasaktan muzdarip olanlar tarafından dahi savunulmaktadır. Kız, erkek karma eğitim anlayışı hiçbir alternatife fırsat verilmeyecek şekilde baskıcılıkla uygulanmaktadır. Sonra da, bu okullardaki cinsel istismardan ve tacizlerden yakınılmaktadır” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.