Tohumun merkezi Konya
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde bugüne kadar geliştirilen 24 tahıl çeşidi ve 1 soya fasulyesi çeşidi tescil ettirildi. 2 karabuğday çeşidi ile 1 kışlık aspir çeşidinin de üretim izni alındı. Enstitüden çıkan bu tohumlar 44 ülkeye ulaşıyor
Tarım ve hayvancılığın beşiği Konya'da, tarım ve hayvancılık alanında yapılan çalışmalar Türkiye ve dünyada büyük çapta yankı uyandırıyor. Özellikle enstitüler tarafından son zamanlarda uzman personellerinin gerçekleştirdiği çalışmalar büyük önem taşıyor. Türkiye'nin tarım ve hayvancılık alanındaki ses getiren çalışmalarının bir kısmı da Konya'da gerçekleştiriliyor. Konya'da pek çok tarımsal Ar-Ge çalışmalarına imza atan Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde geliştirilen tohumlar dünyanın birçok bölgesine ulaşıyor. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Bitki Islahı ve Genetiği Bölüm Başkanı Dr. Emel Özer, Serin İklim Tahılları Islahı Birim Sorumlusu Enes Yakışır ve Endüstri Bitkileri Islahı Birim Sorumlusu Dr. Oğuz Gündüz, enstitüde yapılan çalışmalar hakkında gazetemize bilgiler verdi.
24 TAHIL ÇEŞİDİ GELİŞTİRİLDİ
Ulusal ve uluslararası bazda yürüyen ıslah çalışmalarının olduğunu ifade eden Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Bitki Islahı ve Genetiği Bölüm Başkanı Emel Özer, “Ekmeklik buğday, makarnalık buğday, arpa, yulaf, tritikale ve çavdar ıslah çalışmalarına ilaveten mısırda, soya fasulyesinde, karabuğdayda, şeker pancarında, aspirde, çayır mera ve yem bitkilerinde, nohutta ve fasulyede ıslah çalışmalarını sürdürmekteyiz. Ayrıca bu yıl ayçiçeğinde ıslah çalışmalarını enstitümüzde başlattık. Bu çalışmalar ile bugüne kadar toplam 24 tane tahıl çeşidi, 1 tane soya fasulyesi çeşidi geliştirdik ve tescil ettirdik. Ayrıca karabuğdayda 2 çeşidimizin üretim iznini aldık. Bunun yanında kışlık aspir ıslah çalışmalarımız neticesinde 1 adet aspir çeşidimizin üretim iznini aldık ve tescil işlemleri devam etmektedir. Bu çeşitlerin hepsi bölgemiz çiftçisine sunulmak üzere burada geliştirildi ve tescil edildi” diye konuştu.
44 ÜLKE İLE AR-GE İŞBİRLİĞİ
Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde ‘Uluslararası Kışlık Buğday Geliştirme Projesi’ ile birçok buğday tohumunun en son 44 ülkeye ulaştığını belirten Özer, bu sayının yıllara göre değiştiğini, bu tohumların Konya'dan dünyaya yayıldığını söyledi.
ÇÖLYAK HASTALARINA YENİ UMUT
Enstitüde geliştirilen karabuğday ile çölyak hastalarına yeni bir umut doğduğunu dile getiren Özer, “Üretim iznini aldığımız iki adet karabuğday çeşidimiz var. Bu projemize 'Karabuğday ile Sağlıklı Yaşama Merhaba' başlığı altında MEVKA tarafından da destek verildi. Dünyanın birçok ülkesinde üretilen, önemi ve yaygınlığı gün geçtikçe artan, uluslararası ticarette yeri olan karabuğday, 90 günde yetişiyor. Unu ve danesinin gluten içermemesi nedeniyle çölyak hastalarının rahatlıkla tüketebildiği karabuğdaydan kalp damar hastalıkları ile kanser tedavisinde kullanılan "rutin" maddesi de elde ediliyor. Ayrıca arıcılık ile uğraşan çiftçilerimiz için çiçeklerinin cazibesi ile mükemmel bir bitki. Üretim izinli 2 karabuğday çeşidi Enstitümüz ile 3 firma arasında ürünün yaygınlaşması ve çiftçimize ulaşması adına sözleşmeler imzaladık” dedi.
TÜRKİYE'DE BİR İLK: KIŞLIK ASPİR
Enstitüde devam eden endüstri bitkileri ıslahında 1 adet soya fasulyesinin tescil edildiğini ifade eden Endüstri Bitkileri Islahı Birim Sorumlusu Oğuz Gündüz de, kışlık aspir için üretim izninin alındığını, tescilinin yakın zamanda alınacağını belirterek, kışlık aspirin Türkiye'de bir ilk olacağını belirtti. Gündüz, gerek ayçiçeğinde gerekse şekerpancarında çalışmaların sürdüğünü ve bu bitkilerde de bölgenin ihtiyacı olan çeşitlerin yakın zamanda çıkacağını dile getirdi.
TÜM TÜRKİYE'DEN ÖRNEKLER ALINDI
Enstitünün ulusal ve uluslararası projeler çerçevesinde 2009 yılından bu yana Türkiye'nin önemli bir bölümünü taradıklarını, Anadolu insanının geleneksel olarak ektiği köy çeşidi de denilen yerel tohumlardan numuneler aldıklarını belirten Serin İklim Tahılları Islahı Birim Sorumlusu Enes Yakışır ise, “Bu alanlarda belirlediğimiz yerel buğday çeşitlerinin tamamına inceledik, toplanan numuneleri farklı Ar-Ge çalışmalarında değerlendirdik. Bu çalışmalarla ciddi bir genetik zenginlik yakaladık. Yaklaşık 3 bine yakın farklı genetiğe sahip olan başta hububat olmak üzere diğer türlere ait tohumlara sahibiz. Bunlara ait tohumlar İzmir ve Ankara'daki Tohum Gen Bankaları ile de paylaşıldı ve ülkemizin gen havuzuna dahil edildi. Bu tarla gözlemleri ile beraber moleküler düzeyde yapacağımız çalışmalar ile bu materyallerin karakterizasyon ve adaptasyon çalışmaları sonrası ıslah çalışmalarımıza dahil edeceğiz. Türkiye buğdayın ana vatanı ve gen merkezi konumunda. Türkiye orjinli buğdaylar kalite ve adaptasyon yönü ile son derece değerli. Bu materyallerin değerlendirilmesi verim ve kalite yönü ile önemli ticari çeşitlerin eldesinde ciddi bir adım olacaktır. Bu çalışma Uluslararası Kışlık Buğday Geliştirme Projesi kapsamında başta enstitümüz olmak üzere Ankara, Eskişehir ve Erzurum’daki enstitüler ve Çukurova Üniversitesi'nin koordinatörlüğünde yürüteceğimiz proje dahilinde devam etmektedir” ifadelerini kullandı. Yakışır, amaçlarının, hem kaliteli hem verimli hem de dayanıklı yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve bu çeşitlerin ülke tarımının hizmetine sunulması olduğunu sözlerine ekledi.
İBRAHİM ÇİÇEKÇİ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.