Tek idealleriBüyük Türkiye idi
Yayınlanma:
Büyük Birlik Partisi MKYK Üyesi Hüseyin Arı, düzenlediği basın toplantısında Necmettin Erbakanın ölümünden büyük üzüntü duyduğunu ifade etti.
Büyük Birlik Partisi MKYK Üyesi Hüseyin Arı, düzenlediği basın toplantısında Necmettin Erbakan’ın ölümünden büyük üzüntü duyduğunu ifade ederken, Necmettin Erbakan ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun yaşamları boyunca ‘Büyük Türkiye’ ideali ile çalıştıklarını söyledi. Parti il binasında düzenlediği basın toplantısında Erbakan Hoca’nın vefatının yanı sıra Türkiye gündemindeki konulara değindi. Konuşmasına ilk olarak Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Arı, “Bildiğiniz gibi 54. hükümetin başbakanı ve SP Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Hakk’ın rahmetine kavuştu. 1995 yılında O’nun yanında üniformamı çıkararak hür irademle siyasete ilk adımımı attım kendileri benim ilk siyasi liderimdi. 1996’da kurulan Refah Yol hükümeti döneminde de daha sonra 2. siyasi liderim olan rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu da O’nun yanında tanıma fırsatım oldu. Erbakan Hocamız siyasi liderliğinin yanında aynı zamanda değerli bir bilim adamıydı. Her iki lider de ‘Büyük Türkiye’ ideali için çalışmışlar ve bunun paralelinde emperyalist devletlerin güdümünde ve sömürüsü altındaki mazlum ve mağdur Türk İslam toplumlarının da kalkınmaları ve özgür olmaları için D–8 projesini hayata geçirmişlerdir” dedi.
28 ŞUBAT’A RASTLAMASI TEVAFUKTUR
Erbakan’ın ölümünün 28 Şubat’ın yıl dönümüne gelmesinin de ayrı bir anlamının olduğuna dikkat çeken Arı, “Ne dikkat çekici bir tevafuktur ki, Erbakan Hocamızın vefatı O’na karşı yapılmış olan 28 Şubat ‘Post modern’ darbenin 14. yıldönümüne rastlamıştır. Bu nedenle milletçe bir kez daha anlaşılmıştır ki demokrasiyi kesintiye uğratan milli iradenin önünü kesen 50 yıldır devam eden darbeler illetinden artık kurtulmalıyız. Demokrasilerde asla darbelerin yeri olamaz. Yine bir genel seçim arifesindeyiz. İçerde ‘Ergenekon ve Balyoz’ davaları süreci, ülkemiz dışında kardeş ülkeler olan Tunus, Libya, Mısır, Yemen, Bahreyn’de halkın mevcut yönetimlere karşı ayaklanmaları var. Bu ülkelerin halkları baskı ve sömürü düzeninden kurtulmak için isyan ederek mücadele vermektedirler. Bu durum en çok bizi ve tüm dünyayı petrol üreten ülkeler olmaları nedeniyle ekonomik dengeleri menfi yönde etkilemektedir. Her ne şartla olursa olsun genel seçimler hiçbir şekilde ertelenmemeli ve engellenmemelidir” diye konuştu.
Bu ülkenin yıllardır zor şartlar altında dahi seçim görevini yerine getirdiğini de dile getiren Arı, konuşmasında şu görüşlere yer verdi; Milletimiz 90 yıl önce düşman işgali altındayken dahi seçimini yapmıştır. Yaşanan savaş şartlarında bile TBMM’ni açık tutmuş ve milli iradeyle Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atmayı başarmışlardır. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki son halk ayaklanmaları bir kez daha göstermiştir ki hak, hürriyet ve insanca yaşamanın ağır bedelleri vardır. Biz de millet olarak bu bedeli en ağır şekilde ödedik. Onun içindir ki, 50 yıldır devam eden ve demokrasimizi kesintiye uğratan darbeli vesayet düzeninden artık demokrasimizi kurtarmalıyız. Bu son olaylardan bir kez daha ibretle ders alarak demokrasimizin noksanlarını bir an evvel gidermeliyiz.
Konuşmasının sonunda siyasi sorunlara da değinen Arı, “Hükümet vakit kaybetmeden yeni bir sivil anayasa için çalışmalı. Milletvekillerini halk seçmeli, yüzde 10 barajı yeniden düzenlenmeli, partilere hazine yardımı kaldırılarak seçimlerde her partinin eşit çalışması sağlanmalı. Bu vesile ile tekrar ülkemizde 27 Mayıs 1960’ta başlayıp 50 yıldır devam eden darbeler ve vesayet düzeninin en ağır bedellerini ödeyen Necmettin Erbakan Hocam ve Muhsin Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Onların başlattıkları ‘Yeniden Büyük Türkiye’ ideallerini onların talebeleri olan bizler devam ettirmek için çalışacağız. Vce bunu da milletimizle birlikte başaracağız” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE
28 ŞUBAT’A RASTLAMASI TEVAFUKTUR
Erbakan’ın ölümünün 28 Şubat’ın yıl dönümüne gelmesinin de ayrı bir anlamının olduğuna dikkat çeken Arı, “Ne dikkat çekici bir tevafuktur ki, Erbakan Hocamızın vefatı O’na karşı yapılmış olan 28 Şubat ‘Post modern’ darbenin 14. yıldönümüne rastlamıştır. Bu nedenle milletçe bir kez daha anlaşılmıştır ki demokrasiyi kesintiye uğratan milli iradenin önünü kesen 50 yıldır devam eden darbeler illetinden artık kurtulmalıyız. Demokrasilerde asla darbelerin yeri olamaz. Yine bir genel seçim arifesindeyiz. İçerde ‘Ergenekon ve Balyoz’ davaları süreci, ülkemiz dışında kardeş ülkeler olan Tunus, Libya, Mısır, Yemen, Bahreyn’de halkın mevcut yönetimlere karşı ayaklanmaları var. Bu ülkelerin halkları baskı ve sömürü düzeninden kurtulmak için isyan ederek mücadele vermektedirler. Bu durum en çok bizi ve tüm dünyayı petrol üreten ülkeler olmaları nedeniyle ekonomik dengeleri menfi yönde etkilemektedir. Her ne şartla olursa olsun genel seçimler hiçbir şekilde ertelenmemeli ve engellenmemelidir” diye konuştu.
Bu ülkenin yıllardır zor şartlar altında dahi seçim görevini yerine getirdiğini de dile getiren Arı, konuşmasında şu görüşlere yer verdi; Milletimiz 90 yıl önce düşman işgali altındayken dahi seçimini yapmıştır. Yaşanan savaş şartlarında bile TBMM’ni açık tutmuş ve milli iradeyle Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini atmayı başarmışlardır. Kuzey Afrika ve Ortadoğu’daki son halk ayaklanmaları bir kez daha göstermiştir ki hak, hürriyet ve insanca yaşamanın ağır bedelleri vardır. Biz de millet olarak bu bedeli en ağır şekilde ödedik. Onun içindir ki, 50 yıldır devam eden ve demokrasimizi kesintiye uğratan darbeli vesayet düzeninden artık demokrasimizi kurtarmalıyız. Bu son olaylardan bir kez daha ibretle ders alarak demokrasimizin noksanlarını bir an evvel gidermeliyiz.
Konuşmasının sonunda siyasi sorunlara da değinen Arı, “Hükümet vakit kaybetmeden yeni bir sivil anayasa için çalışmalı. Milletvekillerini halk seçmeli, yüzde 10 barajı yeniden düzenlenmeli, partilere hazine yardımı kaldırılarak seçimlerde her partinin eşit çalışması sağlanmalı. Bu vesile ile tekrar ülkemizde 27 Mayıs 1960’ta başlayıp 50 yıldır devam eden darbeler ve vesayet düzeninin en ağır bedellerini ödeyen Necmettin Erbakan Hocam ve Muhsin Yazıcıoğlu’na Allah’tan rahmet diliyorum. Onların başlattıkları ‘Yeniden Büyük Türkiye’ ideallerini onların talebeleri olan bizler devam ettirmek için çalışacağız. Vce bunu da milletimizle birlikte başaracağız” şeklinde konuştu.
ALİ SAİT ÖGE





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.