Tehlike çanları çalıyor

Tehlike çanları çalıyor

22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle toplantısı düzenleyen Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, bilinçsiz su kullanımı yüzünden ülkenin önümüzdeki yıllarda su fakiri ü

22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle toplantısı düzenleyen Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, bilinçsiz su kullanımı yüzünden ülkenin önümüzdeki yıllarda su fakiri ülkeler arasında yer alacağını söyledi. Su israfından tehlike çanlarının çalmaya başladığına da dikkat çeken Arık, “20. yüzyılda petrol, devletler ve şirketler için ne ifade ettiyse, 21. yüzyılda da su, aynı değerde olacak. Türkiye su kaynakları ile dünya genelinde sanılanın aksine su zengini bir ülke değildir. Nüfus artışı ile birlikte gelecek birkaç 10 yıl içinde su fakiri bir ülke olacağımız kaçınılmaz olacak” dedi.
Konya Kapalı Havzası’nın yağış durumu değerlendirildiğinde ileri düzeyde kuraklık şartının egemen olduğunu da dile getiren Arık, “Kısıtlı su kaynaklarına sahip olan Konya’da mevcut su olanaklarını çok daha bilinçli olarak kullanma zorunluluğu vardır. Tarımda daha çok sulama gerektiren bitki deseni seçimi nedeniyle gün geçtikçe sayıları hızla artan yeraltı suyu üretim sondajları, uygun olmayan hidrojeolojik ortamlarda sürdürülen sondaj çalışmaları ve ekonomik olmayan bilinçsiz sulama teknikleri su kullanımını artırmakta ve dolayısıyla kaynakları hızla tüketmektedir. Bunun yanı sıra Konya Kapalı Havzası’nda 27 bin 140’ı ruhsatlı 66 bin 808’i de kaçak olmak üzere 94 bine yakın yeraltı suyu üretim kuyusu bulunmaktadır. Kaçak olarak kullanılan ve hiçbir şekilde cezai yaptırımı uygulanamayan 668 bin 80 kuyu gerçekten üzerinde durulması ve acilen önlem alınması gereken bir durumdur” diye konuştu.
Ülkenin yeraltı suları yönünden geriye dönüşü olmayan ve tehlike çanlarının çalmakta olduğu günler yaşadığını da dile getiren Arık, “KOP projesinin önemli adımlarından biri olan Mavi Tünel Projesi’nden ilk etapta Konya Ovası’na gelecek ek su miktarı yılda 180 milyon metreküp. Proje tamamlandığında bu oran 414,13 milyon metreküp olacak. Bu suyun tamamı sulama amaçlı kullanılsa bile Konya Kapalı Havzası’nın su eksiğini karşılamaya yeterli olmayacaktır. Yeraltı suları yasasının torba yasada geçen bölümünün önümüzdeki yıllarda uygulanmasında bazı sıkıntılar yaşanabileceği öngörülse de su tasarrufunu da beraberinde getireceği düşünülmektedir. Şu bir gerçek ki suyun tasarruflu kullanılması ve kaçak kuyuların önüne geçilmesi en az KOP kadar önem taşımakta. Bu nedenle gelecek nesillerin sağlıklı ve ekonomik içme ve kullanma suyuna sahip olabilmesi için, kısa zamanda etkin önlemler alınmalı. 20’den fazla ülkede bulunan  ‘Su Bakanlığı’ Türkiye’de de kurulmalı” şeklinde konuştu.
Konuşmasının sonunda sorunun çözümü için atılması gereken adımlara da değinen Arık, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Su kaynaklarını kirleten başta endüstriyel tesisler olmak üzere her tür kuruluş ciddi denetim altına alınmalı ve kirlenme önlenmeli. Hatalı sulamalarla kaybedilecek yeraltı suyunun önüne geçilmesi amacıyla; toprağın jeolojik yapısı ve bitki desenine göre sulama yöntemi ile hidrojeolojik özelliklere göre de kuyu dağılımının yeniden yapılması gerekmektedir. Havza’da modern sulama teknikleri oluşturulduğu taktirde yaklaşık yüzde 60’lara ulaşan tasarruf sağlanabilecektir.”
Yapılacak olan tasarruf ve alınacak önlemler ile su sorununun kısmen de olsa ortadan kalkacağına inandıklarını ifade eden Arık, “İşletmede olan yeraltı suyu kooperatiflerine ait sulama şebekelerinin kapalı sisteme ile yılda 800 milyon, ruhsatlı-ruhsatsız şahıs kuyularının kapatılmasından yılda 50 milyon, yerüstü suyu sulamaları içerisinde bulunan ruhsatlı-ruhsatsız şahıs kuyularının rehabilitasyonu ile kapatılmasından yaklaşık yılda 400 milyon metreküp olmak üzere yıllık toplam 1, 25 milyar metreküp su tasarruf elde edilecektir. Buna paralel olarak belediyelerimiz de şehir içindeki yeşil alan çalışmalarında çok su isteyen çim veya benzeri ürünler yerine az su isteyen alternatif süs bitkilerini tercih ederek tasarrufa büyük oranda katkıda bulunabilir” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda kaçak kuyuların zararına özellikle değinen Arık, şu görüşlere yer verdi, “Konya havzasında bulunan ve sayıları 70 bin sınırına dayanan kaçak kuyular için ne yazık ki bir yaptırım yok. Yeni kuyuların açılmasına izin verilmiyor ve mevcut kuyular hakkında bir şey yapılamıyor. Kaçak kuyuların çalışması için gerekli olan
elektrik verilmiyor. Ancak kuyu sahipleri bu kuyuları traktör ile çalıştırıyor. Bunun için tüketilen mazot miktarı ise küçümsenecek bir oranda değil. Kaçak kuyuların çalışması için sadece Konya’da yılda 5 milyar dolarlık mazot tüketiliyor. Bu bile başlı başına bir zarar”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.