Tbmm Girişinde Asansör Faciası 'Kanlı Baret' İle Protesto Edildi

Tbmm Girişinde Asansör Faciası 'Kanlı Baret' İle Protesto Edildi

Ankara Emek ve Adalet Platformu ile Mazlumder, 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan rezidans faciasını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) girişinde, ‘kanlı baretle’ protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, hükümetin medyanın önüne...

Ankara Emek ve Adalet Platformu ile Mazlumder, 10 işçinin ölümüyle sonuçlanan rezidans faciasını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) girişinde, ‘kanlı baretle’ protesto etti. Grup adına yapılan açıklamada, hükümetin medyanın önüne şirketleri atarak facialardan sıyrılma yoluna girdiği belirtildi.

    Meclis Bulvar Kapısı girişinde toplanan grup üyeleri, ‘İşçiler ölüyor, sermaye büyüyor, Meclis uyuyor’, ‘Bir rezidans kaç işçi hayatı eder?’, ‘Ne kaza ne ihmal düpedüz cinayet’ pankart ve dövizleri açtı. Grup adına konuşan Ali Altuntaş, Soma’ya dair hükümetin üzerine düşeni yapması hususunda çağrılarının taze olduğu bir zamanda Mecidiyeköy’deki rezidansta 10 işçinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. Altuntaş, "Her iş cinayeti sonrası yetkililer tarafından yapılan prosedür kabilinden açıklamalar artık var olan tepkiyi dindirmiyor. Mızrakları çuvala sığmıyor. Ve her iş cinayeti sonrası ölenlerin zor durumdaki ailelerine maddi yardım yapılacağına dair vaatlerle meselelerin üzeri kapatılmak isteniyor. Hayatının baharındaki genç insanların ölümünün sorumluluğu bu tarz yardımlarla hasıraltı edilmeye çalışıyor." dedi.

    İşçilerin günde 12-13 saate kadar varan uzun çalışma süreleri insanlık onuruna aykırıç olduğunu belirten Altuntaş, son 11 yılda 11 bin işçinin hayatını kaybetmesinin, çoktan alarm zillerinin çalmasını gerekli kıldığını anlattı. Altuntaş, "Yasal boşlukların şirketlere açtığı sınırsız alanda taşeron sistemi alabildiğine yeşeriyor. Maliyetinden ve zamandan tasarruf edebilmek adına işçilerin sağlığı, can güvenliği ve alması gereken eğitimler şirketler tarafından önemsenmiyor. İşçi ölümlerinin sayısı çift haneli rakamlara ulaşana kadar da hükümetle şirketler arasındaki ‘al gülüm ver gülüm’ ilişkiler, kılıfına uydurmak için yapılan denetimler, şirketlerce alınmayan önlemleri hoş görmeler devam ediyor. Ancak ölen işçi kardeşlerimizin sayısı arttığında hükümet, medyanın önüne şirketleri atarak facialardan sıyrılma yoluna giriyor." şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin rant ekonomisi için adeta bir şantiyeye dönüştürüldüğünü savunan Altuntaş, dikilen gökdelenlere ekonominin motoru gözüyle bakıldığını, şehirlerde kentsel dönüşüm değil, ‘kentsel yağma vasıtasıyla’ yeni bölgelerin rantiye düzenine açıldığını sözlerine ekledi.

    Yapılan açıklamanın ardından çeşitli sloganlar atan grup, daha sonra buradan ayrıldı. CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.