Tazminat Talebi Anayasa Mahkemesi'nde

Tazminat Talebi Anayasa Mahkemesi'nde

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürüldüğü ileri sürülen Ayten Öztürk'ün ailesi, 5233 Sayılı Yasa kapsamında yaptıkları tazminat taleplerinin reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu.

Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürüldüğü ileri sürülen Ayten Öztürk'ün ailesi, 5233 Sayılı Yasa kapsamında yaptıkları tazminat taleplerinin reddedilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu.

Tunceli'nin Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar beldesi Kepektaşı köyünde 27 Temmuz 1992 yılında Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından kaçırıldıktan sonra Elazığ'da işkenceyle öldürülmüş olarak bulunan Ayten Öztürk'ün babası Hıdır ve Annesi Dilif Öztürk'ün, '5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Tazmini' kapsamında yaptıkları başvuru, bahis konusu faili meçhul olayla ilgili somut belge olmadığı gerekçesiyle Tunceli Valiliği tarafından reddedildi.

Aile, başvurularının reddedilmesi üzerine avukatları vasıtasıyla Malatya İdare Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. İdare Mahkemesi'nin de benzeri gerekçelerle davayı reddetmesi üzerine dosya, temyiz istemiyle Danıştay 15. Dairesi'ne gönderildi. Temyiz isteminin de reddedilmesi üzerine ailenin avukatı Cihan Söylemez, Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, eski Jitem mensubu Abdülkadir Aygan'ın, Ayten Öztürk'le ilgili itirafları üzerine Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım hakkında, tasarlayarak öldürme isnadıyla hakkında gıyabi tutuklama talebi çıkardığını belirterek, karar düzeltme talebinde bulundu.

Avukatın karar düzeltme talebi 5 üyeli Danıştay 15. Dairesi, 1 karşı oya rağmen reddedildi. Dairenin karar düzeltme istemini reddetmesi üzerine ailenin avukatı Cihan Söylemez, konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdıklarını belirterek, "Anayasa Mahkemesi'ne 1990'lı yıllardaki faili meçhullerle ilgili yapılan ilk müracaatlardan biri. Başvuru, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesi kapsamında yaşam hakkı ihlali nedeniyle yapıldı. Ayten Öztürk'ün can güvenliği devlet tarafından sağlanmaktan ziyade bizzat devletin o dönemdeki paramiliter güçleri, derin devlet, Jitem tarafından kaçırılıp öldürülmesiyle devlet pozitif yükümlülüğünü yerine getirmek yerine bu cinayeti kolaylaştırmıştır. Devletin yükümlülüğü vardır. Ailenin elem ve ızdırabını gidermek için tazminat konusunda karar verilmesi gerekiyor." dedi.

JİTEM İTİRAFÇISI ABDÜLKADİR AYGAN’DAN AYTEN ÖZTÜRK İTİRAFI

İtiraflarında, Ayten Öztürk'ün, dönemin PKK Bölge Eyalet Komutanı Selim Çürükkaya'nın yakını olması nedeniyle Yeşil tarafından hedef seçildiğini belirten Jitem itirafçısı Abdülkadir Aygan, cinayete ilişkin şu detayları paylaşmıştı: "Yeşil, Çürükkaya'nın baldızı dedi, ondan dolayı onun Ayten Öztürk olduğunu biliyorum. Sırf Çürükkaya'ların akrabası olmasından dolayı bu insanlık dışı muameleye tabi tutulmuştur. Yeşil yaşasın ya da yaşamasın inşallah yaşamıyordur, yaşarsa da böyle yaşamak ölümden beterdir. Esas o bayanı tuzağa düşürenlerden hesap sorulmalıdır. Kim o bayanı Yeşil'e teslim etmiştir. Tunceli'deki alay komutanı, basına yansıyanlara göre ailesiyle oraya çağrılmış ve Yeşil'e tanıştırılmış yani daha sonra da Yeşil onu tanıyıp avlamış bir av gibi. İşkenceyle öldürmüş, bunun müsebbibi kim, gerçek suçlu kimdir? Tunceli jandarma alay komutanı. Eğer adalet varsa, namus şeref varsa, insanlık varsa ilk önce o dönemde Ayten'in ailesini, babasını, diğer kardeşlerini alay komutanlığı makamına çağıran alay komutanı kimse ona hesap sorulmalıdır."

Öte yandan, Ayten Öztürk davasında Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi, eski Jitem itirafçısı Abdülkadir Aygan ile bazı tanık beyanlarına dayanarak, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım hakkında gıyabi tutuklama kararı vererek, dosyadaki zaman aşımının önünü de kesmiş oldu.


CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.