Tarımın gizli düşmanı

Tarımın gizli düşmanı

Kuru ve sulu tarımın yapıldığı tarımsal alanlarda, toprağın 30-40 santimetre altında oluşan ve ''taban taşı'' veya ''pulluk tabanı'' diye adlandırılan geçirimsiz tabakanın, verimliliği yüzde 50'ye varan oranlarda düşürdüğü bildirildi.


Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade yaptığı açıklamada, İç Anadolu Bölgesi'nde sulu ve kuru tarımın yaygın olarak gerçekleştirildiğini belirtti. 
Kuru ve sulu tarımın yapıldığı tarımsal alanlarda traktör ve diğer tarım ekipmanlarının oluşturduğu araç trafiği ve tarlanın sürekli aynı derinlikte sürülmesi sonucu toprakta bir sıkışma olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sade, ''Bu sıkışma sonucu toprağın 30-40 santimetre altında geçirimsiz bir tabaka oluşuyor. Bölge çiftçisi verimi önemli oranda etkileyen çoğunlukla toprağın altında oluşan bu geçirimsiz tabakanın farkında bile olmuyor'' dedi. 
Prof. Dr. Sade, bir buğday çiftçisinin, ürününden yüksek verim elde edebilmesi için buğday kökünün derinliğinin 90 santimetreye kadar ulaşması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: 
''Ancak buğdayın kökü toprak altında oluşan bu tabaka nedeniyle en fazla 40 santimetre derinliğe kadar inebiliyor. Biz ''kök gelişimi, sap gelişimi'' deriz. Kök gelişmeyince sap da gelişmez. Böyle olunca da verim düşüyor. Ancak çiftçiler verim düşüklüğünü farklı nedenlere bağlıyorlar. Birçoğu toprağın altında oluşan katmanın farkında bile değil. Elbette verimi etkileyen farklı etkenler var. Ancak, kök gelişimini engelleyen geçirimsiz tabakanın verim düşüşünde etkisi çok büyük. Bu duruma sadece buğday tarlalarında değil, farklı ürünlerin ekim alanlarında da rastlıyoruz. Özellikle sulu tarım alanlarında araç trafiği yoğun olduğu için bu tabakaya daha fazla rastlamak mümkün.'' 
Konya'da 2 milyon 200 bin hektarlık tarım arazisinin her yıl yaklaşık 850 bin hektarının verimi artırmak amacıyla nadasa bırakıldığını hatırlatan Prof. Dr. Sade, geçirimsiz tabaka nedeniyle nadasın da istenilen verim artışını sağlamadığını savundu. 
Prof. Dr. Sade, nadas uygulamasının 2 yılda bir yapıldığını belirterek, şöyle devam etti: 
''Geçirimsiz tabaka, toprakta su depolanmasını ve toprağın suya doymasını engelliyor. Suyun depolandığı derinlik az olduğu için buharlaşma fazla oluyor. Bu durum suyun etkin kullanımını engelliyor ve su israfına yol açıyor. Kuraklığın etkilerini artıran, su israfına yol açan ve verimliliği azaltan bu tabaka, nadası da manasız hale getiriyor.'' 
DİP KAZAN ÖNERİSİ
Verimin düşmesine ve su israfına yol açan geçirimsiz tabakanın Çukurova bölgesinde yaygın bir şekilde kullanılan dip kazan ile sürülerek aşıldığını bildiren Prof. Dr. Bayram Sade, şunları kaydetti: 
''İç Anadolu Bölgesi'nde ise dip kazan yaygın olarak kullanılmıyor. Bunu yaygınlaştırmak için tarla günleri düzenleyerek çiftçinin dikkati bu noktaya çekilmek isteniyor. Ancak çiftçiler 5-6 yılda bir kez kullanılması gereken dip kazan tarım aletine 2-3 milyar verip almıyor. Biz bu nedenle dip kazanın kooperatifler aracılığıyla üreticiye temin edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle kuru tarımda kuraklığın sigortasının dip kazan olduğunu düşüyoruz.'' 
Prof. Dr. Sade, dip kazan uygulaması ile verim artışının yanı sıra suyun etkin kullanımının sağlanacağını söyledi.
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.