Süresiz nafaka zulmü bitsin!

Süresiz nafaka zulmü bitsin!

Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği Başkanı (MAÇOB-DER) Murat Köse, “Toplumumuzun kanayan iki yarası süresiz nafaka ve çocuk icrası konularında hala bir adım atılmadı. Bu zulmün artık bulmasını istiyoruz” dedi

Mağdur Çocuklar ve Baba Hakları Derneği Başkanı (MAÇOB-DER)  Murat Köse, süresiz nafaka ve çocuk icrası sorunun hala çözülmediğini söyledi. “1988 yılına kadar bir yıl ile sınırlı olan yoksulluk nafakası, aynı yıl kanunda yapılan bir değişiklikle süresiz hale getirilmiş ve geçtiğimiz otuz yılda ailelerle birlikte iki milyona yakın kişinin mağduriyetine sebep olmuştur” diyen Köse, “Kanun bu haliyle uygulanmaya devam ettiği her gün, bu sayı artarak devam edecektir. Türk Medeni Kanunu’nun 175. Maddesi der ki, ‘Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.’ Bu madde açıkça göstermektedir ki, eski eşe ödenen yoksulluk nafakasının bir süresi ya da sınırı yoktur. Borcun ne zaman biteceği ya da bitip bitmeyeceği belirsizdir. Nafakanın iptal koşulları oluşmadığı müddetçe yükümlülük ömür boyu devam eder ve bu nedenle de yoksulluk nafakası süresizdir. Takdir edersiniz ki; ne zaman biteceği belli olmayan ve ömür boyu ödenen bir borç insan fıtratına aykırıdır. Ayrıca kanun maddesinde, yoksulluk nafakasını her iki tarafın da isteyebileceği yazılmışken; uygulamada nafaka ödeyen taraf büyük çoğunlukla erkeklerdir. Eğer ülkemizde, eski eşine ödediği süresiz nafaka nedeniyle mağdur olmuş tek bir kadın dahi varsa; bugün burada onu da temsil ettiğimizi ve haklarını savunduğumuzu söylemek isteriz. Çünkü amacımız herhangi bir cinsiyetin değil; kadın erkek ayırmadan sadece insan hakkını üstün tutmak ve toplumun temel taşı olan aileyi korumaktır.”

NİKAHSIZ YAŞAMA TEŞVİK EDİYOR

Türk Medeni Kanunu’nun 176. Maddesinde süresiz nafakanın hangi durumlarda kaldırılacağının belirtildiğini kaydeden Köse, “Durumlar nafaka alan kadının yeniden evlenmesi, taraflardan birinin ölümü, kadının evlenme olmadan fiilen evli gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz yaşam sürmesi şeklinde sıralanmıştır. Açıkça görülmektedir ki, nafakanın kaldırılma koşulları tamamen alacaklı tarafa bağlanmış, bu da oluşabilecek suistimallere kapı aralamıştır. Kanun bu haliyle nafaka alan kadını nikahsız birlikteliğe ve sigortasız çalışmaya teşvik etmektedir. Sigortasız çalışmanın devletimizi uğrattığı zarar da konunun başka bir boyutudur.  Örneğin 20 yaşında boşanan bir kadının 80 yaşına kadar yaşadığını düşünelim. Kadın, geçen bu 60 yılda resmi nikahlı bir evlilik yapmadığı takdirde ömrünün sonuna kadar nafaka alabilecektir. Her ay nafaka alacak olma garantisi kadını iş hayatından uzaklaştıracak ve imkanı olsa bile çalışmamasına sebep olacaktır. Kadın asgari ücretli çalışıyor bile olsa nafaka almaya hak kazanabilmektedir” dedi.

ERKEKLER MAĞDUR OLUYOR

Köse, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Yalnızca süresiz nafaka değil; her ay açılan nafaka artırım davaları, icra masrafları, avukatlık ücretleri ve nafaka ödenmediğinde uygulanan tazyik hapsi de mağduriyetin diğer boyutudur. Erkek nafakayı bir ay ödeyemediğinde eski eşin şikayetiyle 3 aylık hapis cezasına çarptırılmaktadır. Hapse girdiğinde nafaka borcu silinmez, aksine cezaevinde kaldığı sürelerin nafaka ödemeleri de eklenerek, daha da borçlu bir şekilde hapisten çıkar. Ve bu hapis cezasının bir sınırı yoktur. Hukukumuzda isterse milyonları bulan bir borç halinde bile hapis cezası söz konusu değilken, sadece nafaka borçlularına yönelik böyle bir uygulama kabul edilemez. Hayatında karakol görmemiş insanlar, nafaka ödeyecek para bulamadıkları için suçlu gibi tutuklanmakta, itibarları zedelenmektedir. Vicdanları yaralayan bu ilkel nafaka hapsi cezası muhakkak kaldırılmalıdır.”

İBRAHİM BÜYÜKEKEN

 


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum