‘Su kaynaklarımız yok ediliyor’
Yayınlanma:
Konya Havzasında bulunan yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kurumaya başladığını belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, kaynakların kurumaması için önlem
Konya Havzası’nın yeraltı ve yerüstü suları sinyal veriyor. Bilinçsiz su tüketimi ve kaçak su kuyuları nedeniyle havzanın suyu gün geçtikçe azalıyor. Yer altı suları ve yerüstü sulak alanlarda her yıl azalma görülüyor. Yapılan çalışmalar soncu Konya Havzası’nda 95 bin su kuyusu olduğu ve bu kuyuların 65 bininin kaçak olduğu tespit edildi. Kaçak su kuyuları havzanın yeraltı sularının gün geçtikçe çekilmesine neden oluyor. Yerüstü sulak alanlarda da durum farklı değil, birçok sulak alan tamamen kurumuş durumda. Havzada bulunan birçok göl ve sazlık ise kurumak üzere. Konya Havzası’nda azalan yeraltı ve yerüstü suları hakkında bilgi veren Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, Konya Havzası’nın yeraltı sularının son 30 yıl ortalamasına bakıldığında her yıl 1 metre suyun azaldığını söyledi. Konya Havzası’ndaki yeraltı ve yerüstü sularının yüzde 80’inin tarım arazilerinin sulanması için tüketildiğini de vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, “Havza genelinde 3 milyon hektarlık sulanabilir tarım arazisi bulunuyor. Bu alanların sulanabilmesi için 12 milyar metreküp suya ihtiyaç bulunuyor. Bizim havzamızda bulunan yeraltı ve yerüstü suları bu sulanabilir alanların ancak 4’te 1’ni sulayabiliyor” diye konuştu.
‘DAMLAMA YÖNTEMİYLE YÜZDE 50 TASARRUF ELDE EDİLİYOR’
Tarım sektörünün suyu en iyi şekilde ve kaliteli kullanması gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Arık, “Çiftçilerimiz suyu kaliteli şekilde kullanamıyor. Öncelikle havzamız buğday yetiştirmeye uygun. Ancak çiftçilerimiz su isteyen meyve ve ürünler yetiştirmeye başladı. Bu durum su ihtiyacını artırıyor. Yeraltı ve yerüstü sularımızın yok olmaması için iklim şartlarımıza uygun ürünler ekilmesi gerekir. Ayrıca sulama yöntemlerimizi acilen değiştirmemiz gerekir. Şu an geleneksel sulama şeklini kullanıyoruz. Bunun yerine basınçlı sulama yapılması gerekir. Basınçlı sulama yöntemi yağmurlama ve damlama şeklinde oluyor. Özellikle damlama sulama yöntemiyle en az yüzde 50 tasarruf sağlanacaktır. Damlama yöntemi sulamayla bazı ürünlerde de yüzde 100 verim elde edildiği tespit edilmiştir. Sularımızın yok olmaması için geleneksel sulama yerine damlama sulama yöntemine geçmemiz gerekir. Bunun için gerekli alt yapıların yapılması gerekir. Mevcut sulama yönteminin değiştirilmesi sonucu 1 milyar 140 metreküp su tasarrufu sağlanabilecek. Bu miktar da sulanabilir alanlarımızı 3’te 1 oranında artıracaktır. Bu hem yöremiz hem de ülkemizin kazancına olacaktır” dedi.
‘SULAK ALANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ KURUMUŞ DURUMDA’
Havzada bulunan sulak alanların büyük bölümünün kuruduğunu da belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, sözlerini şöyle tamamladı: “Hotamış Sazlığı ve Ak Göl kurudu. Tuz Gölü’nün yüzde 60’ı, Ereğli Sazlıkları’nın yüzde 85’i, Kulu Gölü’nün yüzde 95’i, Beyşehir Gölü yüzde 75’i, Akşehir Gölü’nün ise büyük bölümü kurumuş durumda. Sulak alanlarımızın kurumaması, doğal güzelliklerini kaybetmemesi için gerekli çalışmaları yapmamız gerekir. Ancak 2008 yılından bu yana geçmiş dönemlere oranlar yağış ortalamaları iyi durumda. Bu umut verici bir tablo. Ancak buna bel bağlayarak çözüm üretilemeyecektir. Birkaç yıla gerekli önlemler alınmazsa birçok göl kuruyup gidecek. Devlet yöneticileri ve vatandaşlar olarak üstümüze düşen görevi en iyi şekilde yerine getirerek bu sulak alanlarımızın yok olmasını önlememiz gerekir.”
‘DAMLAMA YÖNTEMİYLE YÜZDE 50 TASARRUF ELDE EDİLİYOR’
Tarım sektörünün suyu en iyi şekilde ve kaliteli kullanması gerektiğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Arık, “Çiftçilerimiz suyu kaliteli şekilde kullanamıyor. Öncelikle havzamız buğday yetiştirmeye uygun. Ancak çiftçilerimiz su isteyen meyve ve ürünler yetiştirmeye başladı. Bu durum su ihtiyacını artırıyor. Yeraltı ve yerüstü sularımızın yok olmaması için iklim şartlarımıza uygun ürünler ekilmesi gerekir. Ayrıca sulama yöntemlerimizi acilen değiştirmemiz gerekir. Şu an geleneksel sulama şeklini kullanıyoruz. Bunun yerine basınçlı sulama yapılması gerekir. Basınçlı sulama yöntemi yağmurlama ve damlama şeklinde oluyor. Özellikle damlama sulama yöntemiyle en az yüzde 50 tasarruf sağlanacaktır. Damlama yöntemi sulamayla bazı ürünlerde de yüzde 100 verim elde edildiği tespit edilmiştir. Sularımızın yok olmaması için geleneksel sulama yerine damlama sulama yöntemine geçmemiz gerekir. Bunun için gerekli alt yapıların yapılması gerekir. Mevcut sulama yönteminin değiştirilmesi sonucu 1 milyar 140 metreküp su tasarrufu sağlanabilecek. Bu miktar da sulanabilir alanlarımızı 3’te 1 oranında artıracaktır. Bu hem yöremiz hem de ülkemizin kazancına olacaktır” dedi.
‘SULAK ALANLARIN BÜYÜK BÖLÜMÜ KURUMUŞ DURUMDA’
Havzada bulunan sulak alanların büyük bölümünün kuruduğunu da belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Konya Şubesi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Fetullah Arık, sözlerini şöyle tamamladı: “Hotamış Sazlığı ve Ak Göl kurudu. Tuz Gölü’nün yüzde 60’ı, Ereğli Sazlıkları’nın yüzde 85’i, Kulu Gölü’nün yüzde 95’i, Beyşehir Gölü yüzde 75’i, Akşehir Gölü’nün ise büyük bölümü kurumuş durumda. Sulak alanlarımızın kurumaması, doğal güzelliklerini kaybetmemesi için gerekli çalışmaları yapmamız gerekir. Ancak 2008 yılından bu yana geçmiş dönemlere oranlar yağış ortalamaları iyi durumda. Bu umut verici bir tablo. Ancak buna bel bağlayarak çözüm üretilemeyecektir. Birkaç yıla gerekli önlemler alınmazsa birçok göl kuruyup gidecek. Devlet yöneticileri ve vatandaşlar olarak üstümüze düşen görevi en iyi şekilde yerine getirerek bu sulak alanlarımızın yok olmasını önlememiz gerekir.”
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.