Sıcak para dövize kaydı

Sıcak para dövize kaydı

Hüseyin Üzülmez, Merkez Bankası'nın faizleri iki puan birden düşürmesiyle faizin bir çekiciliğinin kalmadığını ve sıcak paranın dövize kaydığını söyledi.

Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Hüseyin Üzülmez yaptığı açıklamada, Türkiye'de bugüne kadar faiz yükseldikçe dövizin ucuzladığını belirterek, bu durumda faizler inince dövizin pahalanmasının çok normal olduğunu kaydetti.
Son üç gündür dolarda yaşanan yüksek artışın ana nedeninin döviz piyasasının sığ olmasından yani yani piyasadaki döviz miktarının azlığından kaynaklandığını ifade eden Üzülmez, ''Merkez Bankası, faizleri iki puan birden düşürünce faizin bir çekiciliği kalmadı ve sıcak para dövize kaydı. Şu andaki ortamda faiz eskisi kadar para getirmemektedir ve yatırım yapılmamaktadır. Bu da dövize olan talebi arttırmaktadır'' dedi.
Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ''istikrarın'', döviz kurunun bir çizgiye oturması demek olduğunu belirten Üzülmez, şunları söyledi:
''Döviz fiyatının oynamasını ise istikrarsızlık olarak algılamaktayız. Dövizdeki net artış oranları riski olanlara kötü etki eder ve varlık sahiplerini döviz tutmaya ve daha fazla döviz almaya iter. Böyle bir durumda zaten sığ olan döviz piyasamızda dövizi olanların satmaması, ihtiyacı olmayanların TL'den dövize dönmesi sığlığı daha da artırır. Döviz fiyatının gereksiz yükselmesine yol açar. Şu anda yaşadığımız kriz ortamında tekil çözümlerden sonuç beklememek gerekmektedir. Çünkü küresel ortamda birbirini bağlayan sorunlar var. Küresel mali piyasalardaki daralma, küresel fon akımlarını azaltmaktadır. Bu ortamda özellikle şirketlerimiz ve bir ölçüde de bankalarımız dış kredi bulmakta zorlanıyorlar.''
GÜVEN SORUNU VE EKONOMİK PROGRAM
Ekonomide yeni bir programın açıklanmamış olmasının güven sorununu tekrar tekrar ortaya çıkardığını ileri süren Üzülmez, ''Güven sorunu ise hem bugün hem de ilerleyen zamanlarda başka sorunları ortaya çıkarabilir ya da mevcut olanları daha vahim hale getirebilir'' diye konuştu.
Güven azalmasıyla, bankaların şirketlerin bu ortamdan kötü etkileneceğini bildikleri için, hem de tüm ülkedeki varlık değerlerindeki düşüş nedeniyle açtıkları kredilere ek teminat istediklerini bildiren Üzülmez, şöyle devam etti:
''Ya da kredilerini geri çağırıyorlar. Kurumların sermayeleri güçlü de olsa, güven sorunu gibi olumsuz gelişmelerin sürmesi halinde ileride sermaye yetersizliği çekmeleri ihtimali var. Özellikle bankacılık kesiminde böyle bir gelişme diğer tüm sorunları daha da ağırlaştırır. Böyle bir ortamda kur ve faizlerin yarın ne değer alacağını kimse öngöremiyor. Özellikle de kurların. Bu da mevcut belirsizlikleri önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle yaşanan son dalgalanmada bir kez daha ortaya çıkarmıştır ki kapsamlı bir ekonomik programa ihtiyaç var. Dalgalanmaları en aza indirebilmek için tüketicinin ve üreticinin birbirine güvenli olduğu bir ekonomik ortama ihtiyacımız var.''
Dalgalanmadan en az zarar görmek için yavaşlayan yurt içi kredi mekanizmasının yeniden hızlandırılması ve iç piyasanın daralmasının önlenmesi gerektiğini vurgulayan Üzülmez, ''Uzun vadede ekonomiyi ve demokrasiyi güçlendirecek tedbirler olmalıdır. Gelir Vergisi dilimlerinin en alt diliminin sınırları daha yukarı çekilerek küçük işletmelere nefes aldırılmalıdır. Böylece çalışandan daha az vergi alınarak daralan talep artırılabilir'' dedi.
Üzülmez, kredi garanti kapsamının genişletilmesi, şirket borçlarının yeniden yapılandırılmasını önererek, ''Esnek çalışma yaygınlaştırılmalı, Gelir Vergisi alt dilimi yükseltilmeli, işsizlik sigortası kapsamı genişletilerek yaşanan ve yaşanacak olan dalgalanmalara karşı tedbirimizi almalıyız'' diye konuştu.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum