Seferberlik ilan edilmeli

Seferberlik ilan edilmeli
Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan: Terör olayların sona erdirilmesi için mutlaka Millet olarak tek vücut olmalıyız ve ülke olarak topyekün seferberlik ilan etmeliyiz
HAK-İŞ TERÖRE İTİBAR ETMEZ
Hak-İş Konya Şube binasında gazetecilerle bir araya gelen Genel Başkan Mahmut Arslan, son günlerde tırmanan terör olaylarına değindi. Son aylarda yaşanan terör olaylarının kendilerini de derinden yaraladığını belirten Arslan, "Giderek artan ve Türkiye sathına yayılmaya çalışan terörle ilgili konfederasyon olarak bir bildirge yayınlamış ve bu bildirgeyle kaygılarımızı, endişelerimizi kamuoyuna açıklamıştık. Hak-İş olarak bir insanın öldürülmesinin bütün bir alemin öldürülmesi gibi olduğunu düşünüyoruz. Bugüne kadar terör konusunda tutumumuz neyse bugün ve bundan sonra da aynı olacak. Hak-İş olarak biz her türlü fikrin, düşüncenin dile getirilmesinden yanayız ancak bu fikirler terörü ve şiddeti destekliyorsa itibar etmez” dedi.
TERÖR 30 ÜLKENİ YILLIK SORUNU
Terör konusunun Türkiye’nin 30 yıllık bir sorunu olduğunu da dile getiren Arslan, “Bugün ne yazık ki yaşanan olayların bir ayağı Kandil’de, bir ayağı İmralı’da. Buna hepimizin şiddetli bir şekilde karşı çıkması gerekiyor. Ülkemizin birliğini bütünlüğünü üniter yapısını, doğusunu, batısını, kuzeyini, güneyini bir bütün olarak görmeliyiz. Türkiye’nin bir kesimini ülkemizin üniter yapısından koparmak isteyenlerin bu oyunlarını bozmamız gerekiyor” diye konuştu.
SEFERBERLİK İLAN ETMELİYİZ
Terör konusunda Türkiye olarak bir seferberlik ilan edilmesi gerektiğini de belirten Arslan: Terör sadece silahlı kuvvetlerin, emniyet kuvvetlerinin sadece hükümetin çözeceği sorun değildir. Terör olayını milletin yeniden kendisine gelip, ayağa kalkıp, tavır almasıyla ciddi bir şekilde geriletebiliriz. O nedenle terörü sadece hükümete, askere, polise ihale edip bu niye bitmiyor, niye çözülmüyor diye sızlanmaya, itiraz etmeye, şikayet etmeye hakkımız yok.  Türkiye’de bence sivil toplum örgütleri başta olmak üzere, siyesi partiler, demokratik kitle örgütleri, akademisyenler, yazarlar terör konusunda bir duyarlılık ortaya koymalı ve bir şekilde kamuoyu ile paylaşmalıyız. Biz Hak-İş olarak bu konuda hazırız. Terör için milletimizin seferber olması gerekiyor.”
BİR MAYINI BİLE GÖREMİYORUZ
Her şehit haberinde yüreklerinin yandığını da sözlerine ekleyen Arslan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tabi kaybettiğimiz canlarımız, askerlik görevi için vatanı savunmak için gönderdiğimiz yavrularımızın ülke toprakları içerisinde pusuya düşürülerek şehit edilmesi, mayınlar ile pusular ile baskınlar ile gencecik yaşta yavrularımızın tabutlar içerisinde memleketlerine geri gönderilmesi bizim açımızdan büyük bir acıdır. Ancak bizi üzen asıl önemli konu teknoloji olarak geri kalmamız. Dünya’nın bir köye döndüğü, en küçük canlının bile uydudan izlendiği, bir karıncanın yürüyüşünün dahi kayıt edildiği bir dönemde Türkiye’nin halen kara mayınlarını önceden tespit edememesi hala ilkel bir yöntemler ile bu mücadeleyi sürdürmek istemesi ayrı bir sıkıntı.”
30 YILDA 35 BİN CANIMIZ GİTTİ
Terör konusunda ülke olarak adı konulmamış bir savaş yaşıyoruz diyen Arslan,  30 yılda yaklaşık 35 bin canı kaybetmesine bundan sonrasına da artık tahammüllerinin kalmadığını söyledi. Arslan, “Biz evlatlarımız ile birlikte elbette ki gerektiğinde vatan için canımızı vermeye şehit olmaya hazırız. Ancak ülke toprakları içerisinde gerçekten kirli, hangi amaçlara hizmet ettiği belli olmayan karanlık güçlerin eline teslim ettiğimiz çocuklarımızın şehit olarak geri gelmesi de kabul edilebilecek bir durum değil. Terörün bir amacı da toplumu sindirmek, topluma korku ve endişe salmaktır. Bu endişeleri ortadan kaldırmalı ve korkmadığımızı göstermeliyiz. İki gündür sınır ötesi yapılan hava saldırılarının önümüzdeki günlerde daha genişletilerek kara birliklerini de buna dahil edilerek topyekun bir terör yuvalarına karşı bir harekatı da yapmak gerekiyor. Bu gün terör örgütünün sivil kanadını oluşturan siyasi hareketin Türkiye’nin normalleşmesini istemediği, demokratik ve özgürlükçü bir yapının gelişmesini istemediğini görüyoruz. Yeni bir anayasanın çalışmasının yapıldığı bir dönemde, terör olaylarının hızlanmasının ardında Kürt sorununun çözülmesini istemeyen, Türkiye’nin yeni sivil bir anayasaya kavuşmasını istemeyen güçler var” şeklinde konuştu.
HAK İŞ TARİH OLMAZ TARİH YAZAR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in Hak-İş’le ilgili söylediği sözlerin kendilerini ve sendika üyelerini derinden yaraladığını dile getiren Arslan, “Sayın Bakanın geçen günkü konuşmasında ‘Eğer bu sendikalar yasası çıkarsa Hak-İş tarih olur’ dediği öne sürüldü. Hak-İş olarak 36 yıldır tarihi ve kendisine bağlı 11 sendikası ile en güçlü federasyonlardan birisiyiz. Hangi yasa çıkar ya da çıkmaz fark etmez. Hak-İş tarihe gömülmeyecek aksine bu yeni dönemde bir tarih yazacaktır” dedi.
SOMALİYE KARŞI SESSİZ KALAMAYIZ
Türkiye’nin Osmanlı’dan gelen bir tarihi sorumluğu olduğunu ve bu tarihi sorumluluk içinde Afrika’da açlıktan ölen insanlara karşı da sorumlu olunması gerektiğini ifade eden Arslan, “Bu çığlıklara daha fazla sessiz kalamazdık. Bunun için konfederasyonumuz bir yardım kampanyası başlattı. 11 üye sendikamızla birlikte başlattığımız kampanyada şimdiye kadar 200 bin lira birikti. Bu kampanyaya sadece üyelerimizi değil bütün vatandaşlarımızı davet ediyorum. Somali yaklaşık 20 yıldır işgal altında. Somali de yaşananların gördüğümüz dramın arkasında başta Amerika olmak üzere batılı ülkelerin ikiyüzlü emperyalist yaklaşımlarının sonucu var. Somali’yi önce işgal ettiler, sonra yoksul bıraktılar, daha sonra yeraltı kaynaklarını ele geçirmek için Somali halkını birbirine düşürdüler. Somali’de olup bitenlerin birinci sorumlusu batı ülkeleri, ikinci sorumluları kara kıtayı sömüren güçlerdir” diye konuştu.

ALİ SAİT ÖGE
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.