Sazlıklardan baş sedirlere gelmişlerdi

Sazlıklardan baş sedirlere gelmişlerdi

Müstakil evlerin yanı sıra şark odalarının vazgeçilmez eşyalarının arasında yer alan hasır yastıklar da nostalji oldu.

Sazlıklardan baş sedirlere gelen bu yastıkları imal eden sanatkârlar da kaybolup giden onlarca meslek dalı gibi ömürlerin sen demlerini yaşadıklarını söyledi.
Ekmekkoçu Mahalle-si’nde oldukça kıt imkanlar ve tamamen beden gücü ile yastık imalatı yapan Muharrem Korkmaz, bir zamanlar baş köşelerin vazgeçilmezi olan yastıkların da gelişen teknolojiye yenildiğini söyledi. 60’ına merdiven dayamasına rağmen mesleğini ilk günkü heyecanı ile devam ettirdiğini söyleyen Korkmaz, “Ben sadece hasır yastıkların içerisini dolduruyorum. Dışının bez kaplamasını minder imalatçıları yapıyor. Çadır içerisinde ve tamamen doğal ve el emeği harcayarak yastıkçılık sanatını devam ettirmeye çalışıyorum. Bir zamanlar bu yastıklar hemen her evde bulunurdu. Şimdilerde bu yastıkların yerini koltuk takımları, çekyatlar ve değişik ev eşyaları aldı. Eskiye özlemi olan veya müstakil evlerin dışında çok fazla yerde artık kullanılmıyor. Birde zevkine düşkün ve şark odası tabir edilen odalara karşı ilgisi olanlar alıyor. Onun haricinde çok fazla talep yok” dedi.
En büyük sıkıntılarının kamış bulmak olduğunu da belirten Korkmaz, “Yastık imalatında kullandığımız kamışlar Afyon’dan geliyor. Konya’da bu işi yapan 3 veya 4 kişi kaldık. Çünkü yaptığımız imalat ve kazandığımız para bir kişiye anca yetiyor. Ben bu mesleği yaklaşık 20 yılı aşkın süredir yapıyorum. İlk zamanlar onlarca kişi çalışırdık yetiştiremezdik. Şimdi sadece ben günlük iki takım 24 adet yastık dolduruyorum. Ben burada sadece boş çuval içerisine kamışları dolduruyorum, dikişini yapıyorum mindercilere gönderiyorum. Onlar da dışının kaplamasını yapıyor. İsteğe göre renk ve kalite kumaşlar veya halılar ile yastıkların kaplamalarını yaparak müşterilerine veriyor. Ancak yastık imalatında en önemli aşama bizim yaptığımız iş. Çünkü kamışları toplamak, boş çuval içerisine doldurmak, sıkıştırmak ve dikişini atmak öve son olarak yastıkların boş yerini takviye kamış ile sıkıştırarak doldurmak kolay bir aşama değil. Ama başka bir çaremiz kalmadığı için bu işi devam ettirmek zorundayız” diye konuştu.
27 yaşında olmasına rağmen baba mesleği olan yastık doldurma sanatını devam ettiren Mahmut Koca ise yastık imalatında Konya olarak az sayıda usta kaldığını söyledi. Koca, “Dışarıda iş yok mecburen baba mesleğime sarıldım ve bu mesleği devam ettirmeye çalışıyorum. Ancak her geçen gün azalan talep karşısında ne kadar dayanırız bilemiyorum. Yaptığımız yastıklar genelde köylere ve belirli birkaç şehre gidiyor. Konya’da doldurma ve kaplama dahil yastıkların fiyatları çok yüksek olmamasına rağmen Afyonkarahisar bizden çok önde. Çünkü kamışlar orada yetişiyor. Bunun için maliyeti düşük olduğu için bizden biraz daha iyi durumdalar. bizde gücümüz ve kapasitemiz nispetinde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” dedi.
Yastıkların doldurma işinin çok zor olduğuna da dikkat çeken Koca, “Kamyonlarla gelen kamışların boylarına göre istifi, düzenlenmesi, yastık çuvallarının içerisine doldurulması oldukça tozlu bir ortamda bu işin yapılması tabi ki zor. Ancak başka çaremiz yok. Yazın çadırlar içerisinde imalat yaptığımız için biraz daha havadar oluyor ancak kışın oldukça zorlanıyoruz. Yine de mesleğimizi devam ettirmek için elimden geleni yapacağ3ım. Çünkü evim ve iki çocuğumun geçimini bu meslekten sağlıyorum. Şükür şimdilik karnımız doyuyor. Ama iler ki yıllarda neler olur bilemeyiz” diye konuştu.
n ALİ SAİT ÖGE 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.