Savaş onların başarı bizim

Savaş onların başarı bizim

Yarım asır önce Kore'de bir destan yazan Türk askerinin kahramanlıkları unutulmuyor. 1951 yılında Kore’ye savaşmak için giden Konyalı Şerafettin Demirkaya (84), Mehmetçik'in Kore halkının gönlünde taht kurduğunu söyledi

BU RÖPORTAJ MERHABA ŞEHİR DERGİSİ  EYLÜL-EKİM SAYISINDA YAYINLANMIŞTIR.

1950 yılında patlak veren Güney Kore-Kuzey kore savaşına NATO üyeliği için gönderilen 5 bin 742 askerden oluşan ilk 1. Türk Tugayı, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasında 19 Ekim 1950 tarihinde Kore'ye ayakbastı.  Savaşın başlarında Kuzey Kore askerleri Güney Kore askerlerini kısa zaman içinde bozguna uğrattı. ABD savaşa katılınca da büyük ateş gücü, modern silahlar ve güçlü hava bombardımanları karşısında Kuzey Kore gerilemeye başladı. Amerikalıların bu ilerleyişi sürerken, sayıları 300 bini aşan Çin kuvvetleri Mançurya'dan sınırı geçerek Kore'ye girdi ve büyük bir karşı saldırı için hazırlıklarını tamamladı.

kore-gazisi-(36).jpg

1. Türk Tugayının süresinin dolmasından sonra 2. Türk Tugayı Kore'ye gönderilir. Cephe gerisinde ve cephede keşif kolu olarak görev alan 2. Türk Tugayı bir sene içinde 121 subay ve erini şehit verdikten sonra 463 de yaralı askeri ile bu serüveni tamamlar. Daha sonra Kore'ye giden 3. Türk Tugayı 1953 ün Mayıs ayının başında Vegas muharebelerinde ağır kayıplar verirler. Türk birlikleri üç yıl süren sıcak savaş döneminde resmi rakamlara göre 721 şehit verdiler. Kayıplar da hesaba katılacak olursa bu sayınının binin üstüne çıktığı söylenebilir.

KORE HALKI HİÇBİR ZAMAN UNUTMADI

Güney Kore halkı ise Türk askerinin kahramanlığını hiçbir zaman unutmadı. Koreli gençler, her fırsatta Türkiye'ye gelerek, Kore gazilerini ziyaret ediyor. Vefalı Kore halkı, Mehmetçik'in  kahramanlık hikayelerini nesilden nesile anlatıyor. Türkiye'de ise Kore'de savaşanlar zamanla 'Koreli' diye anılmaya başlandı. Kore gazilerinin sayısı ise her geçen gün azalıyor. Kore gazileri ise kendilerinin ziyaret edilmesinden ve hatırlanılmasından oldukça memnun. Kore kahramanları kendilerini ziyaret eden Türk ve Koreli gençlere  savaştaki kahramanlık hikayelerini anlatarak, eski günleri yad ediyor. Gaziler, bütün bunları anlatırken, gözyaşlarına da hakim olamıyor.

62243016zkmkeyphjq8.jpg

İNCHEON’A 30 GÜNDE ULAŞTIK

Konyalı Kore Gazisi Şerafettin Demirkaya (84), savaşta yaşadıklarını ve ilginç anılarını Merhaba Şehir'e anlattı. 1951 yılında Çin ile savaşmak üzere Güney Kore’ye gitti. Kore’de geçirdiği 5 buçuk ayı anlatan Demirkaya, Birleşmiş Milletlere bağlı 12 devlet askerinden en çok Türk askerinin kahramanca çarpıştığını söyledi. Mevzilerini terk etmeyerek, son ana kadar savaştıklarını kaydeden Demirkaya, Çin güçlerinin kendilerine top ateşine tutmasına rağmen mevzilerini koruyarak savunma hattını en güçlü bir şekilde koruduklarını söyledi. Kore’nin İncheon şehrinde haftalarca çatışmaların yaşandığını söyleyen Demirkaya, o günleri şu şekilde anlattı: “İzmit’te askerdim. Kore’ye asker gidecek dediler. Kura ile seçildikten sonra 1951’in Nisan ayında Ankara’ya gittik. Daha sonra İskenderun’dan vapurla Güney Kore’nin  İncheon şehrine 30 günde ulaştık. Bize Amerikan silahlarını 3 günde öğrettiler. 4’üncü günü de yorgun olmamıza rağmen bizi cepheye sürdüler. Cephenin bin 500 metre gerisinde yattık. Cepheden 12 devletin askeri vardı. Askerler Birleşmiş Milletleri’ne aitti. Biz cepheyi Hollandalılardan teslim aldık. Mevzilere girerek 2 gün kaldık. 3. Gün taarruz geçtik. Çin güçleriyle karşılaştıktan sonra bize top ateşine tuttular. Bazı arkadaşlarımız şehit düştü ve yaralandı ama düşmanı püskürttük. Tekrar savunma hattına geçtik. Gece saat 23:00 sularında düşman tekrar saldırıya geçti. Mevzilerimize mermilerimizi çok almıştık. Hatta Binbaşı gibi üst düzey komutanlar bile sabah erken saatlerde mermi taşımıştı. Bize de casus bilgilendirdi. Bu şekilde istihbarat almıştık. Çok şiddetli çatışma çıktı. Mermiler birbirleriyle havada çarpışıyor yıldız gibi üzerimizden geçiyordu.”

korede-turkler.2.jpg

MAYINA BASTIM, GERİ DÖNMEDİM

Çatışmaların genellikle gece yaşandığı kaydeden Demirkaya, “Ertesi gün savaş alanını gezdiğimizde her yerin boş kovan ve kan olduğunu görürdük. Cephenin ilerisinde 10 metre genişliğinde 2-3 metre derinliğinde nehir geçiyordu. Oraya çok güçlü mevziler yaptık. Fırsatımız olduğu için çok sağlam oldu. Orada yaklaşık 2 hafta kadar kaldık. Sabahtan akşama kadar bize top ateşine tuttular. Saatlerce mevzilerimizi top ateşiyle dövdüler. Topun bir tanesi mevzimin bulunduğu yere düştü. Allah’tan bize bir şey olmadı. Yine bir gün 10 arkadaş kontrol için yola çıktığımızda ben mayına bastım. Ayağım parçalanmaya başladı. Diz kapağım da koptu. Kanlar içinde kaldım. Beni hemen hastaneye kaldırdılar. Yaklaşık 20 gün hastanede kaldım. 1 yıl boyunca yürüyemedim. O zamanlar doktor da olmadığı için tedavi olamadım. Tugay Komutan Tahsin Yazıcı’nın geri döneceği söylendi. Onun yerine yeni bir komutan gelecekti ama yazıcı raporunda başka askerlerin de Türkiye’ye döneceğini yazmış. Ben yürüyemedim için o yolu kaldıramazdım. Ağır yaralıydım. Ama yine de yola çıkmıştık artık...” dedi.

kore-gazisi-(21).jpg

AMERİKAN ASKERİNİN CENAZESİ

Cephede 5.5 ay kaldıklarını ve tarif edilemeyecek dostluklar kurduklarını hatırlatan Demirkaya, “Bir keresinde savunmaya çekildiğimiz nehrin kenarında mevzide beklerken sakin bir gündü ve çamaşırlarımı yıkamak için gittim. Kayanın üzerinde çıktığımda kaya birden düştü. Bende hemen kendimi hızlıca kenara attım. Arkadaşlarım hemen yanıma geldi. Onları yaşadığım olayı anlatırken bir tane cenaze suyun üzerinde geliyordu. Bende hemen kendimi attım. Arkadaşlarım bağırmaya başlamış bana ben de yüzme bilmiyordum. Cenazeyi hemen tuttum ve onla beraber nehrin dar olduğu yere geldim. Beni ve cenazeyi halatla çektiler. Sonradan öğrendim ki 6 asker nehirde boğulmuş. O Amerikan askeri de onlardan biriymiş” diye konuştu.

MEHMET AKİF SÜTÇÜ - merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.