Sahte piyasa tanrılarına tapılıyor
Yayınlanma:
14 Şubat’ta yaşanan tüketimi değerlendiren İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Akgül, ‘tükettiğiniz kadar insansınız’ olan küreselleşen dünyada tüketim denen ‘sahte piyasa tanrılarına’ tapma eyleminin gerçekl
14 Şubat’ta yaşanan tüketimi değerlendiren İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Akgül, ‘tükettiğiniz kadar insansınız’ olan küreselleşen dünyada tüketim denen ‘sahte piyasa tanrılarına’ tapma eyleminin gerçekleştirildiğini söyledi
14 Şubat Sevgililer Günü’nün kökeni, Roma Katolik Kilisesi’ne dayanıyor. Kilisenin inanışına dayanan bu gün Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkıyor. 1800 yıllardan bu yana ise 14 Şubat insanların birbirine hediye almasıyla kapitalist dünyanın yapısı içine giriyor. Hediye alımlarından dolayı ticari yönü çok fazla önem kazanmış, sevgililer günü tüm dünyada ticaretin canlandığı bir dönem haline geldi. İlahiyatçılar ve Tüketiciler Birliği ise özel günlere karşı uyarılarda bulunuyor. İslam’da sevginin belli bir güne sığdırılamayacağını belirten İlahiyatçılar, insanların bu günlerde sahte piyasa tanrılarına taptığını belirtiyor.
“MODERNLİK İNANÇ VE GELENEKLERİ ZAYIFLATIYOR”
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akgül, küreselleşen dünyada, her geçen gün farklı tarih, toplum ve kültür anlayışlarına sahip toplumların bir birine benzemeye başladığını söyledi. Modernliğin ürettiği ve hemen herkese kabul ettirdiği hayat tarzının, bugün toplum ve kültürler arasındaki her türlü farklılığı ve çeşitliliği ortadan kaldırmak üzere olduğunu ifade eden Mehmet Akgül, “Diğer bir ifade ile modernlik yeryüzündeki farklı inanç ve gelenekleri ilk önce ‘göreceleştirerek’ tartışmaya açıyor, bir sonraki aşamada o inanç ve geleneklere olan bağlılığı zayıflatarak ortadan kaldırıyor. Yine kendi oluşumunu gerçekleştirdiği tarih içerisinden devşirdiği bazı geleneksel-dini fenomenleri, simge ve sembolleri, modern ekonomi-politiğin kalıbına sokarak ticarileştirmekte, metalaştırmaktadır. Kutsal olan profan olana, sevgi, saygı ve hürmet gösterilen inanç ve değer alanları da ‘şeyler’e, piyasa metalarına dönüşmektedir” dedi.
“SAHTE PİYASA TANRILARINA TAPILIYOR”
“Aziz Valentin Günü, bugün hangi tarihi efsane ve olaya dayanırsa dayansın, piyasa ekonomisinin hızla dönmesi gereken çarkına su taşımaktan başka bir şey bir şey değildir” diyen Akgül, şunları kaydetti: “Ana sloganı ‘tükettiğiniz kadar insansınız’ olan bu piyasada, nikahı, evliliği ve kısaca ‘aile’yi çağrıştıran bir dini-menkıbevi bir anlatıdan, özünde şehveti, hazzı gizleyen bir ikon olarak alışveriş merkezlerinin reyonlarına yerleştirilmiş tüketim denen ‘sahte piyasa tanrılarına’ tapma eylemi’ gerçekleştiriliyor.” Akgül, 14 Şubat Sevgililer Günü’nün, insanlığın kutsal hatıralarından birini, tüketim ekonomisinin dinamiği olan arzu ve isteğin nesnesi haline getirmek olduğuna da dikkat çekti.
“İNSANLAR TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN ESİRİ OLUYOR”
Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkan Yardımcısı Ayhan Tekin de kapitalist dünyanın her yıl belirli günleri özel günleri ilan ettiğini ve bu günlerde topluma tüketim kültürünü aşıladığını kaydetti. Birçok özelde günde insanların sevgilerini göstermek için hediye aldığın fakat sevginin belli bir güne sığdırılmaması gerektiğini anlatan Ayhan Tekin, “Sevgi maddi çıkar beklemeden sevmektir. Ancak nedense 14 Şubat Sevgililer Günü gibi belli tarihlerde sevgilerini hediyeyle gösteriyorlar. Bunda firmaların etkisi de büyük. Günler öncesinde vitrinleri süslüyorlar, afişler asıyorlar, reklâmlar veriyorlar. Fakat aynı firmalar 15 Mart Tüketiciler Günü’nde hiçbir etkinlik yapmıyorlar. Buradan firmaların samimi olmadıklarını anlıyoruz” dedi. Belirtilen özel günlerde hediye almamanın ise çağ dışılık olarak lanse edildiğini de dile getiren Tekin, “Bizim dinimizde hediye alıp vermek vardır. biz düğünlerde, nişanlarda hatta cenaze evine bile giderken bir şeyler götürürüz. Ancak insanlar sevgilerini belli bir güne sığdırıp tüketim kültürünün esiri olmamalıdırlar. Asıl özel günlerde hediye alıp da kendi kültürünün gerektirdiği durumlarda hediye almamak çağ dışılıktır” dedi.
“MODERNLİK İNANÇ VE GELENEKLERİ ZAYIFLATIYOR”
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akgül, küreselleşen dünyada, her geçen gün farklı tarih, toplum ve kültür anlayışlarına sahip toplumların bir birine benzemeye başladığını söyledi. Modernliğin ürettiği ve hemen herkese kabul ettirdiği hayat tarzının, bugün toplum ve kültürler arasındaki her türlü farklılığı ve çeşitliliği ortadan kaldırmak üzere olduğunu ifade eden Mehmet Akgül, “Diğer bir ifade ile modernlik yeryüzündeki farklı inanç ve gelenekleri ilk önce ‘göreceleştirerek’ tartışmaya açıyor, bir sonraki aşamada o inanç ve geleneklere olan bağlılığı zayıflatarak ortadan kaldırıyor. Yine kendi oluşumunu gerçekleştirdiği tarih içerisinden devşirdiği bazı geleneksel-dini fenomenleri, simge ve sembolleri, modern ekonomi-politiğin kalıbına sokarak ticarileştirmekte, metalaştırmaktadır. Kutsal olan profan olana, sevgi, saygı ve hürmet gösterilen inanç ve değer alanları da ‘şeyler’e, piyasa metalarına dönüşmektedir” dedi.
“SAHTE PİYASA TANRILARINA TAPILIYOR”
“Aziz Valentin Günü, bugün hangi tarihi efsane ve olaya dayanırsa dayansın, piyasa ekonomisinin hızla dönmesi gereken çarkına su taşımaktan başka bir şey bir şey değildir” diyen Akgül, şunları kaydetti: “Ana sloganı ‘tükettiğiniz kadar insansınız’ olan bu piyasada, nikahı, evliliği ve kısaca ‘aile’yi çağrıştıran bir dini-menkıbevi bir anlatıdan, özünde şehveti, hazzı gizleyen bir ikon olarak alışveriş merkezlerinin reyonlarına yerleştirilmiş tüketim denen ‘sahte piyasa tanrılarına’ tapma eylemi’ gerçekleştiriliyor.” Akgül, 14 Şubat Sevgililer Günü’nün, insanlığın kutsal hatıralarından birini, tüketim ekonomisinin dinamiği olan arzu ve isteğin nesnesi haline getirmek olduğuna da dikkat çekti.
“İNSANLAR TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN ESİRİ OLUYOR”
Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkan Yardımcısı Ayhan Tekin de kapitalist dünyanın her yıl belirli günleri özel günleri ilan ettiğini ve bu günlerde topluma tüketim kültürünü aşıladığını kaydetti. Birçok özelde günde insanların sevgilerini göstermek için hediye aldığın fakat sevginin belli bir güne sığdırılmaması gerektiğini anlatan Ayhan Tekin, “Sevgi maddi çıkar beklemeden sevmektir. Ancak nedense 14 Şubat Sevgililer Günü gibi belli tarihlerde sevgilerini hediyeyle gösteriyorlar. Bunda firmaların etkisi de büyük. Günler öncesinde vitrinleri süslüyorlar, afişler asıyorlar, reklâmlar veriyorlar. Fakat aynı firmalar 15 Mart Tüketiciler Günü’nde hiçbir etkinlik yapmıyorlar. Buradan firmaların samimi olmadıklarını anlıyoruz” dedi. Belirtilen özel günlerde hediye almamanın ise çağ dışılık olarak lanse edildiğini de dile getiren Tekin, “Bizim dinimizde hediye alıp vermek vardır. biz düğünlerde, nişanlarda hatta cenaze evine bile giderken bir şeyler götürürüz. Ancak insanlar sevgilerini belli bir güne sığdırıp tüketim kültürünün esiri olmamalıdırlar. Asıl özel günlerde hediye alıp da kendi kültürünün gerektirdiği durumlarda hediye almamak çağ dışılıktır” dedi.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.