Sahiplenmemiş olması doğaldır

Sahiplenmemiş olması doğaldır
Televizyon kanalına konuk olan Arınç, gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Sahiplenmemeleri Doğal

''Gaziantep'teki saldırıyı kimin yaptığı'' sorusu üzerine Arınç, Gaziantep'te, yurdun değişik bölgelerinde yaşanan terör olaylarından ve son olarak Şemdinli'de 4 askerin şehadetinden büyük üzüntü duyduğunu söyledi. 

Bu terör olayını gerçekleştirenleri lanetlediklerini belirten Arınç, ''Bugüne kadar pek çok eylemde yapıldığı gibi arkasında büyük acılar bıraktı. PKK'nın bunu sahiplenmemiş olması çok doğaldır. Çünkü buna benzer eylemleri hep o yapmıştır. Ama işin içine çocuklar, kadınlar girdiği zaman kamuoyunun toplumsal baskısından ve nefretinden kurtulmak için ilk planda bunu inkar etmiştir, buna benzer pek çok sivile yönelik olaylar yapmış olmasına rağmen'' diye konuştu.

''7 gözaltı var, sorguları devam ediyor''

Kumrular Sokak'ta, Diyarbakır'da, Güngören'de yaşanan olaylar, talebe yurtlarında yangın çıkarmak, ateşe vermek gibi eylemlerin de bunlar arasında olduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti: ''Çetelesini tuttum 20'den fazla sivile yönelik eylem ki bireysel olarak değil topluca olarak, bunlar önce inkar edilmiş sonradan da onların yaptığı tespit edilmiş. Hatta, birkaç ay geçtikten sonra da yerel inisiyatif dedikleri 'Ben kumanda edemiyorum, kendi başlarına bu işleri yapmışlar' gibi mazeretlerin arkasına sığınmış olmaları... Şüpheli eylem veyahut sanık veya şüpheli konumunda öncelikle PKK geliyor. Çünkü buna benzer eylemleri geçmişte ve günümüzde fazlasıyla yaptığı biliniyor. Şu an itibariyle ben 5 biliyordum son anda 7 olduğu söylendi, bir şüpheli gözaltı var. Henüz tutuklanan yok, sorguları devam ediyor.

''Zafiyet olduğuna inanmıyorum''

Arınç, ''istihbaratın yeteri kadar değerlendirilemediğine ilişkin eleştirilerin'' sorulması üzerine ise MGK toplantılarına katıldıklarını, kendi içlerinde de bu işleri irdeleyip analiz etmeye çalıştıklarını bildirdi.

''Bir defa istihbarat ve istihbaratı değerlendirme konusunda şahsen zafiyet olduğuna inanmıyorum'' diyen Arınç, bunları çok iyi değerlendirecek imkanların bulunduğunu vurguladı.

Eskiden, herkesin bir istihbaratı olduğu için bu konuda zafiyet bulunduğunu anlatan Arınç, ''Jandarmanın, MİT'in, emniyetin istihbaratı, insan istihbaratı, araç, teknolojik istihbarat, bunların hepsi vardı ama herkes kendine saklardı istihbaratı. Ortak bir havuzda değerlendirmek ve ona göre gereğini yapmak konusunda bir gecikmeden, hatta bilgi saklamaktan bahsedebilirdik'' ifadesini kullandı.

''Son üç yıldan bu yana ve şu anda da en iyi noktasında olduğumuzu söyleyebilirim, insan istihbaratı, teknolojik istihbarat, bilgi paylaşımı olsun, son derece mükemmel bir akış var'' diyen Arınç, ancak her gelen haberin doğru olup olmadığının süzgeçlerden geçirilmesi, hatta çapraz sorguyla farklı kaynaklardan da teyit edilmek suretiyle kesin bilgiye ulaşılması gerektiğini ifade etti.

İstihbarat havuzunda toplanan bilgilerin çok kısa sürede analiz edilmesi ve doğru olma ihtimali varsa tedbir alınması gerektiğini belirten Arınç, ''Başarılı olduğumuzu şuradan söyleyebilirim. Evet, Gaziantep'teki olayın önlenemediği anlaşılıyor ama belki Gaziantep'teki olay kadar onlarca istihbaratın iyi değerlendirilmesi sonucunda önlendiğini söyleyebilirim. Yani önceden tedbiri alınmak suretiyle kesin bilgiye dönüştükten sonra anında müdahale etmek suretiyle önlenebiliyor'' dedi.

''Terör örgütü iflas noktasına geldi''

 Arınç, ''PKK'nın amacının, 'pazarlık masasına güçlü şekilde oturma istemesi ya da Öcalan ile görüşmelerin yeniden başlatılması' olduğuna yönelik değerlendirmelerin'' sorulması üzerine de terör örgütü PKK'nın 2011'in ikinci yarısından itibaren bir ''devrimci halk savaşı'' lafını tutturduğunu belirtti.

Halkı buna yönlendirmeye çalıştığını ifade eden Arınç, ''Bu kolay bir şey değil. Belki bununla kendisine bir meşruiyet kazandırmaya, kendisiyle daha ağır şartlarda pazarlık yapmak veya İmralı ile bağlantılı birtakım şeyler. Bunda muvaffak olamadılar'' dedi.

PKK'nın, bunu gerçekleştirmek için şehir yapılanmasını altyapı olarak düşündüğünü dile getiren Arınç, ancak KCK'da yargının görevini yaptığını, KCK yapılanmasının çöktüğünü de ekledi.

"Kışanak topu taca atıyor"

BDP'li vekillerden Sırrı Süreyya Önder ve Gültan Kışanak'ın kendisine yönelttiği eleştirileri yanıtlayan Bülent Arınç ilginç ifadeler kullandı. Kışanak'ın "din ticaretini bıraktılar kan siyasetine başladılar" demesine karşılık "topu taca atıyor" diye yanıt veren Arınç, BDP'li Eş Başkan için "zavallı" dedi.

"Sırrı Süreyya entellektüel geveze"

"Sırrı Süreyya Önder'in kendisi için "Arınç'ta akıl ne gezer, şuurunu yitirmiş" dediğini hatırlatan Arınç sert tepki verdi.

Arınç "Sırrı Süreyya Önder beni aklımın almamasıyla suçluyor. Benim aklım var hamdolsun. Benim aklım silaha karşı, şiddete karşı. Sen nasıl bir sanatçısın ki nasıl bir entellektüel gevezesin ki ben akılsızlıkla suçluyorsun, bu yapılanları akılla izah etmeye kalkıyorsun. Lütfen gazeteler aç bak. Senin de akıllı sayacağın o kadar insan köşe yazıları yazdı ki..." diye sözlerini sürdürdü.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.