Prof. Dr. Ümit Özdağ: Konya ekonomik krizi ağır bir şekilde yaşıyor

Prof. Dr. Ümit Özdağ: Konya ekonomik krizi ağır bir şekilde yaşıyor
Ülke ekonomisinin 9 yıldan bu yana ağır bir buhran içinde olduğunu söyleyen Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Buhran gittikçe artıyor. Fakirleşme halkın yüzde 90’ı için geçerli. Yüzde 10’luk küçük bir grup ise zenginleşmeye devam ediyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Merhaba Gazetesi İmtiyaz Sahibi Halid Şen’i ziyaret etti. Özdağ, ziyarette Merhaba Gazetesi çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgiler alırken, önemli konularda da açıklamalarda bulundu. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Bazı partiler inen asansöre binerken, bizim partimiz sürekli yükselen asansörde. Partimiz, toplumumuz tarafından her geçen gün daha iyi anlaşılıyor” dedi.

img-1837.webp

‘KONYA’DA İNŞAAT SEKTÖRÜ ÇIKMAZDA’

Türkiye gündemine sığınmacı ve kaçak göçmen meseleleriyle girdiklerini aktaran Özdağ, “Ülkemizde 13 milyon sığınmacı ve kaçak vardı. Hala var. Suriye’de iç savaş bitince dönecekleri söyleniyordu. Ülkesine dönen Suriyeli sayısı ciddi bir rakam değil. Suriyeliler vatandaşlık almaya devam ediyor. Bunların listeleri bize geliyor. Şimdiye kadar vatandaşlık alanların sayısı ve listesini açıklamadık. Bu, açıklamayacağımız anlamına da gelmiyor. Mesele Türkiye için büyük bir ekonomik sorun olmaya devam ediyor. İnşaat Mühendisleri Odası Konya Şubesini ziyaret ettim. Bana ‘Konya’da inşaat yapmak isteyen bir mühendis veya müteahhit Suriyeli olmayan taşeron bulamıyor’ dediler. Ben de ‘Her alanda mı böyle’ dedim. ‘Her alanda’ dediler. Türk taşeronlar Suriyelilerin geçmiş yıllarda vermiş oldukları rakamlarla başa çıkamadılar. Suriyeliler düşük para istedi, Türkler de piyasadan çekilmek zorunda kaldı. Şimdi ise Suriyeliler istediği rakamları veriyormuş. Müteahhit Suriyeli istemese, Türklerden ekip oluştursa bile bir süre sonra inşaatın akışı içerisinde Suriyeliler dahil oluyormuş. Birçok sektörde bunu yaşıyoruz. Kiralar yükseliyor. Bakın önceden okumak için Konya’ya gelenler üniversitenin etrafında bir ev tutardı. Şimdi durum öyle değil. Neden? Çünkü üniversitelerin etrafından sığınmacılar ve kaçaklar ev kiralamış durumda. Biz, bu konuda çok uyardık. Dediklerimiz doğru” şeklinde konuştu.

img-1886.webp

ÖZDAĞ: EKONOMİK KRİZİ KONYA BÜYÜK AĞIRLIKTA YAŞIYOR

“Şimdi de başka konu gündemde” diyen Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ben, hukuksuz bir şekilde Antalya’da yaptığım bir konuşma için İstanbul Başsavcılığı tarafından gözaltına alındım. Tutukluluğa sevk edildim. Sorguya girdiğim zaman Kayseri Başsavcılığı tarafından yürütülen ve kapatılan ve benim şüpheli dahi olmadığım bir soruşturmayla ilgili olarak yeniden soruşturma açılarak, fake evrakla tutuklandım. 5 ay hapiste kaldım. Bu 5 ay içerisinde haftada 10 dakika konuşma hakkım vardı. Ben de 90 yaşındaki annemle bu konuşmayı haftada bir yapıyordum. 1 hafta da 14 yaşındaki oğlumla yapıyordum. Cezaevi yönetimine ‘Ya bunu 5’er 5’er ikiye bölelim. Hem oğlumla hem de annemle beşer dakika konuşayım’ dedim. Bana ‘Olmaz, kurallar böyle’ dediler. Abdullah Öcalan ise bugün istediğiyle istediği kadar konuşuyor. Ümit Özdağ, annesiyle ve oğluyla beşer dakika konuşma hakkına sahip değildi hapisteyken. Şimdi Ekrem İmamoğlu değil, diğer belediye başkanları öyle değil ama Abdullah Öcalan konuşuyor. Çok kısa bir süre sonra da eve geçecek. Vatansever Konyalılar bu süreçte Zafer Partisi’nin yanında olacak. Ekonomik krizi Konya da çok büyük ağırlıkta yaşıyor. Konya Türk sanayinin siklet merkezlerinden biri. Üst üste iflasların, konkordato ilanlarının geldiğini görüyoruz. İnsanların nasıl işten çıkarıldığını görüyoruz. Türk sanayisi, tarımı çöküş yaşıyor. İktidarın bir politikasının olmayışı da vatandaş tarafından çok net şekilde görülüyor.”

hfthdayasaav5yd.webp

‘ÜSLUBUMUZ BAZEN SERT BAZEN YUMUŞAK’

“Ümit Özdağ, cezaevinden çıktıktan sonra söylemlerini yumuşattı” iddialarına Merhaba Gazetesi aracılığıyla cevap veren Özdağ, bir de şunları kaydetti: “Cezaevinden çıktıktan sonra benim yapmış olduğum konuşmalar sığınmacılar konusundan daha çok eğitim, sanayi, adalet, terör, uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele üzerine oldu. Uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele, PKK ile mücadele konularında aynen Anadolu kalesinde olduğu gibi sert bir üslupla konuşmaya devam ediyoruz. Adaletten, eğitimden ve ekonomik kalkınmadan bahsederken bir farklı iletişim dili benimsedik. Bu da üslupta zaman zaman sertleşmeler zaman zaman da yumuşamaları beraberinde getirdi. Bir günü ölçü alarak o gün üzerinden bir şey belirleyemezsiniz. Biz, protest hareketi değiliz. Biz, Türkiye’yi yönetecek kadroları oluşturup böyle bir duruş sergiliyoruz. Kendimizi, politikalarımızı halka anlatırken değişik iletişim stratejilerini deniyoruz. Türkiye’nin gündeminde sığınmacılar, kaçaklar yokken biz çok etkili sosyal medya stratejisiyle ve sert dille bunu dile getirdik. Türkiye, bu meseleyi kabul etti. Şimdi tertemiz Türkiye’yi anlatıyoruz. Organize suç almış başını gidiyor. Uyuşturucu operasyonları yapılmalı. Hiçbir itirazımız yok. Olmalı tabi ki. Uyuşturucuyu kim kullanırsa kullansın suçtur. Gereken yapılmalıdır. Mesele bununla kalmıyor. Baronların mallarına el koyacaksınız, hazineye aktaracaksınız. Uyuşturucuyla tedaviyi zorunlu hale getireceksiniz. Biz, yasaları yeniden düzenliyoruz. Kararlıyız. Üslubumuz bu konuda sert olacak bazı konularda daha yumuşak olacak.”

ÖZDAĞ: ABD-İRAN SAVAŞININ UZAYACAĞI ANLAŞILIYOR

Gazze’de soykırım yaşandığını hatırlatan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İsrail’in bir de ahlaksızca Filistinlilere idam cezasını onayladığını söyledi. “Biz ne yapıyoruz” sorusunu soran Özdağ, “İsrail’i çok sert şekilde protesto ediyoruz. İsrail korkuyor mu bizden? Hayır. Bizim üniversitelerimiz yüksek teknolojiyi üreten gençlerin eğitimine başlarsa İsrail o zaman bizden korkar. İşte böyle olursa Almanya gerçekten bizi kıskanır. İran, ABD’nin ve İsrail’in beklemediği başarılı bir direnişe imza atıyor. Savaşın 33. Gününde ABD Hava Kuvvetleri Komutanı bir açıklama yaptı ve ‘Artık İran’ın hava sahasına rahatlıkla girebiliyoruz’ dedi. Bunu söyledikten 1 gün sonra 4 ABD uçağı ve helikopteri düşürüldü. Demek ki savaşın ilk 32 günü Amerikan ve İsrail uçakları istedikleri gibi İran hava sahasına giremediler. Irak üzerinden füzelerini yollamak durumunda kaldılar. Öte yandan İran’da halkın ayaklanacaklarını düşünüyorlardı. İran’da muhalefet bile rejimi destekler hale geldi. İran’dan dışarıya göç bekleniyordu, İranlılar dışarıdan içeriye, vatanlarına doğru yöneldiler. İran, İsrail’e hiç beklemediği ağır bir ders vermeye başladı ve bu ders hala devam ediyor. Eğer bu savaş İsrail ile İran arasında olsaydı, İsrail’i mağlubiyet gelip bulmuştu. ABD ve İsrail, kaynaklarını birleştirerek İran’a saldırıyor. ABD, ‘Biz, İran’ın yönetici sınıfını öldürerek tasfiye ettik’ diyor, İran’ın direnişi de Pentagon’daki bütün generallerin tasfiyesiyle sonuçlandı. Bu savaş, dünya ekonomisine ağır bir darbe indirdi. Hürmüz Boğazı kapatıldı. AK Parti tarafından olağanüstü kötü yönetildiği için ağır bir buhrandan geçen ve kırılgan olan ekonomimiz de petrol fiyatlarındaki artış neticesinde ağır bir finansal kriz yaşamaya başladı. Erdoğan’ın seçim için biriktirdiği altın rezervlerinin altın fiyatları düştükten sonra satılması söz konusu oldu. Elimizdeki döviz rezervleri ciddi anlamda azaldı. Bu savaşın uzayacağı anlaşılıyor. Bu savaşın dünya ekonomisi üzerinde çıkardığı etkiden daha ağır ve fazlasını Türk ekonomisi üzerinde çıkaracağını görüyoruz. Türk ekonomisi 9 seneden bu yana ağır bir buhranın içine sürüklenmiş durumda. Bu buhran gittikçe artıyor. Orta sınıf ortadan kalkıyor. Fakirleşme halkın yüzde 90’ı için geçerli. Yüzde 10’luk küçük bir grup ise zenginleşmeye devam ediyor. Devlet Planlama Teşkilatını kurmalıyız. Kısa, orta ve uzun vadede planları gerçekleştirmeliyiz. Ekonomide kalkınmanın dinamiğini tarım oluşturur. Tarıma yapılan yatırım 1 senede geri gelir. Bunu hızlı gerçekleştirmeli ve Türk çiftçisinin yanında olmalıyız. Eğitim ve adalet sisteminde hızlı bir reform gerçekleştirerek tekrar hukukun üstünlüğünü kurmalıyız. Eğitim sistemimizin de dünyayla rekabet edebilecek hale getirilmesi şart. Yapacak çok işimiz var, bunun için Türk halkından yetki istiyoruz.”

hfthdavbiaejje7.webp

HALİD ŞEN ÜMİT ÖZDAĞ’A TABLO HEDİYE ETTİ

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Merhaba Gazetesi İmtiyaz Sahibi Halid Şen is Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’a ve beraberindekilere teşekkür ederek, çalışmalarında başarılar diledi. Şen, günün anısına Özdağ’a üzerinde ayet yazılı olan bir tablo hediye etti. Özdağ, Merhaba Gazetesi Haber Merkezini de gezdi. Ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafla son buldu.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.