Potada şampiyonluk yarışı başlıyor

Potada şampiyonluk yarışı başlıyor

Torku Selçuk Üniversitesi ve Konya basketbolu içinde yeni bir tarihi heyecan bugün İstanbulda başlıyor

Zorlu bir sezonun ardından Beko Basketbol Ligi vizesi almak için 4 takımın karşı karşıya geleceği Türkiye Basketbol İkinci Ligi Final Grubu’nun ilk ayağı Abdi İpekçi Spor Salonu’nda, 6-8 Mayıs 2011 tarihlerinde ise Eskişehir Anadolu Üniversitesi Spor Salonu’nda oynanacak. TB2L Final grubunun ilk ayağının gerçekleştirileceği İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu’nda maçlar 17.00 ve 19.00 saatlerinden başlayacak. TB2L Final Grubu maç programı şu şekilde: Bugün: (Abdi İpekçi S.S.) 17:00 Genç Banvitliler - Hacettepe Üniversitesi 19:00 Selçuk Üniversitesi - Kepez Belediyesi Yarın: (Abdi İpekçi S.S.) 17:00 Kepez Belediyesi - Genç Banvitliler 19:00 Hacettepe Üniversitesi - Selçuk Üniversitesi 1 Mayıs Pazar (Abdi İpekçi S.S.)

 

17:00 Genç Banvitliler - Selçuk Üniversitesi 19:00 Kepez Belediyesi - Hacettepe Üniversitesi

 

ÜNER: ANTRENÖRLÜK ÇOK ZOR MESLEK

 

Türk basketbolunun önemli isimlerinden Halil Üner, bundan sonra antrenörlüğünün yanında Türk antrenörlerinin özlük hakları için de çalışacağını söyledi. Sezon başında Beko Basketbol Ligi’nde Aliağa Petkim’in başında bulunan, ancak geçirdiği kalp krizi sonrası takımı bırakmak zorunda kalan, halen Türkiye Basketbol 2. Ligi takımlarından Konya Selçuk Üniversitesi’nin antrenörlüğünü yapan Üner, Türkiye’de antrenörlüğün çok zor bir meslek olduğunu, kendisinin de bundan sonra antrenörlerin sosyal güvenceye kavuşturulması için de çalışacağını dile getirdi. Tecrübeli çalıştırıcı, yaptığı açıklamada, 30 yıldır antrenör olarak Türk basketbolunun içinde olduğunu hatırlatarak, “Türkiye’de antrenörlük çok zor bir meslek. Kariyerine bakılmadan, geçmişi yorumlanmadan, son gece yaptığına bağlı olarak değerlendirilebiliyor. Kendisinin ve ailesinin geleceğini son geceye bağlayan, stres altında yapılan bir meslek” dedi.

 

Türk antrenörlerin birbiriyle dayanışmasının çok kuvvetli olmadığını anlatan Halil Üner, şöyle devam etti:“Yurt dışındaki gibi dayanışma yok. Dışardan bir antrenör çok kolay gelebiliyor. Bu şekilde genç antrenör arkadaşların önü kapanıyor. Bununla ilgili muhakkak bir çalışma yapacağız. Bu sezon geçtikten sonra ben bu çalışmanın içinde olup, önderliğini yapacağım. Türk Antrenörler Derneğinin yerli antrenörlerin haklarını koruması gerekiyor. Nasıl yabancı oyuncu kalifiye olmadıktan sonra alınmıyorsa antrenörün de bu şekilde standartlarını koyabilen, ayrıca bir antrenörün bir kulüpte işine son verilecekse onun bütün özlük hakları ve sosyal güvencesi sağlanmadan diğer antrenörün çıkmasını engelleyecek bütün gücün antrenörler derneğin elinde olmasına inanıyorum. Bu şekilde de antrenörün sosyal güvencesi olacak.”

 

ANTRENÖRÜN KORUNMASI LAZIM

 

Bu konuda bir sistemin oluşturulması gerektiğini vurgulayan başarılı antrenör, şunları söyledi: “Antrenörün korunması lazım. ABD’de üniversite antrenörleri lig bittikten sonra eylül ayına kadar takımlarını çalıştıramazlar. Takımlarını çalıştırdıkları salonda görüldükleri tespit edilirse antrenör ceza yer, takımı da bir alt lige düşürülür. Antrenörün sağlığını korumak için kurallar var. Bizde tam tersi, maçlar bittiği anda transferler başlıyor, sonra antrenmanlar yoğun bir tempo oluyor. Bu şekilde antrenörün sağlığını koruması mümkün değil. Hiç olmazsa bir sosyal güvencesi olması lazım. Genç arkadaşların işsiz kaldıkları anda yapacakları hiçbir şeylerinin olmadığını biliyorum. Bundan sonra antrenörlüğün yanında uğraşacağım konulardan biri de bu olacak. Benden sonra gelecek genç antrenörlerin ileriye dönük güvencelerinin olması için elimden geleni yapacağım.”

 

Sosyal güvencesi olmayan çok antrenörün bulunduğunu anlatan Üner, “Sigortası olan antrenör bile çok az. Ben kalp krizi geçirip hastaneye gittiğimde beni acil anjiyoya almışlar. Ben bana yapılan bütün müdahaleler konusunda sigortam var diye biliyordum. Ancak sigortamın yapılmadığını gördüm. Cepten para ödedim. Çıkan faturayı ödedim. Benim ödeme gücüm var belki, ama antrenörler içinde aynı sağlık sıkıntısını yaşayabilecek, güvencesi olmayan bir yığın insan var. Ele alınması gereken bir şey” diye konuştu.

 

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ KARİYERİ

 

Aliağa Petkim’in ardından Türkiye Basketbol 2. Ligi’nde Selçuk Üniversitesi’nin başına geçen ve yeni takımıyla Final Grubu’nda mücadele edecek Üner, Selçuk Üniversitesi’nin Beko Basketbol Ligi’nde yer alması gereken bir takım olduğunu söyledi. Takımda kaliteli oyuncuların olduğunu ifade eden Halil Üner, Final Grubu’nun favorisinin de kendileri olduğunu dile getirdi.

 

Son dönemde zor durumdaki takımların başında bulunduğuna dikkati çeken tecrübeli antrenör, “Kader beni son 3-4 yıldır bu tip işlerin içine itiyor. Mücadeleyi seviyorum. Son dönemde zor durumdaki birinci lig takımlarını kurtarmayı hedeflemiştim. Bunu başardım. Bu sezon biraz daha rahat edeyim derken sağlık durumum izin vermedi. Aliağa Petkim ile birlikte ilk yarıda 5 galibiyet almıştık. Takımı yeni kuruyorduk. Ama kalp krizi geçirdim. Bunun ardından bu sezon çalışmama planı yapmıştım. Ancak Konya’daki dostlarım çok ısrar ettiler. Takımın birinci ligde olmasına inandığım için kabul ettim. Oyuncuların yaklaşımı da beni etkiledi” diye konuştu. Üner, sağlığı izin verdiği sürece basketbolun içinde olacağını, antrenörlüğe sağlığının izin vermemesi halinde bile mutlaka basketbolun içinde bir şekilde yer alacağını ifade etti.

 

1987 YILINDA İKİ TAKIM BİRDEN ÇALIŞTIRDI

 

Uzun dönemli kariyerinde birçok başarıya imza atan Halil Üner’in en ilginç sezonu ise 1987 yılında oldu. Bu yılda Galatasaray’ı çalıştıran Üner, aynı zamanda ikinci ligde Paşabahçe’yi çalıştırdığını hatırlatarak, “1987 yılında Galatasaray’ın antrenörüyken iki başkanın anlaşmasıyla ikinci ligdeki Paşabahçe’nin antrenörlüğünü de yaptım. Türkiye tarihinde ilk defa olmuştur. Galatasaray ile birinci ligde final oynadık. Paşabahçe ile de şampiyon olduk. İkinci lig o zaman da keyifliydi. Şu anki ikinci lig sertlik ve duygusallık bakımından birinci lige örnek olacak durumda. Yabancı oyuncular dikkatli seçildiğinde İspanya ve İtalya’daki gibi birinci ligi çok zorlayacak duruma gelir” dedi. A Milli Basketbol Takımı’nın başına geçen genç antrenör Orhun Ene konusundaki soruyu da Halil Üner, “Orhun Ene disiplinli, iyi antrenörlerin yanında çalışmış ve sporculuk dönemi de başarılı olan bir antrenör. Takımın kimyasını ve federasyonun yapısını biliyor. Bunun yanında çalışkan biri. Milli takımda başarılı olacağına inanıyorum” diye yanıtladı.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.