Özgürlüklerden yanayız

Özgürlüklerden yanayız
Konya Baro Başkanı Av. Fevzi Kayacan düzenlediği basın toplantısında Konya Barosu olarak her zaman özgürlükler ve hukuk devletinden yana olduklarını söyledi
Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte önceki gün akşam Mevlana Bera Otel’de basının karşısına geçen Konya Baro Başkanı Av. Fevzi Kayacan, ilk olarak göreve geldikten sonra yaptıkları çalışmaları değerlendirdi. Daha sonra gündemde yer alan ve yargıyı ilgilendiren konulara da değinen Kayacan, baroların özgürlükler konusunda etkili bir rol almaları gerektiğini söyledi.
Konuşmasında önemli çalışmalar imza attıklarını belirten Kayacan, “Konya Barosu bin 500’ün üzerinde avukatı ile Türkiye’de barolar arasında ilk 10’dayız. İstanbul ve Ankara Baroları nicelik olarak büyük ama hukuk devleti ve demokrasi adına da büyük düşünmeli. Baroların mevcut görevlerinin yanı sıra iki önemli görevi de yerine getirmeleri gerektiğine inanıyoruz. Bunlardan birincisi mesleki sorunların çözümüne katkıda bulunmak, ikincisi ise demokrasi, insan hakları, hukuk devleti kavramlarına işlerlilik kazandırmaktır. Bu bilinçle bizler toplumsal olaylara kayıtsız kalmamaya özen gösterdik. Bunum son örneğini devletten korunmasını istemesine rağmen korunmayarak öldürülmesine göz yumulan Ayşe Paşalı davasına müdahil olacağımızı açıklayarak gösterdik” dedi.
Konuşmasında son günlerde yargının tartışılmasını eleştirenlere de cevap veren Kayacan, yargının tartışılmasının güzel bir gelişme olduğunu söyleyerek, “Bunlar mutlaka olması gereken gelişmeler. Tartışmalar sonunda doğruyu bularak yargıya gereken önemi vermemiz gerekir. Yargının daha güzel işlemesi için barolar izleyici değil belirleyici rol üstlenmeli. Yargı reformu ile ilgili izlenimlerimiz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada devam edecek ve yargının yararına olacak görüş ve düşüncelerimizi yine sizlerle paylaşacağız” diye konuştu.
Yargı ile ilgili açıklamalarının ardından Konya Barosu olarak çalışmalarını ve Konya ile ilgili düşüncelerine de yer veren Kayacan, “Görevi geldikten sonra baro olarak yaşadığımız sorunların çözümü için tüm yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım ile birlik içerisinde güzel kararlar aldık. Makam aracımızın satılarak iki adet hizmet aracının alınması, Adliye binası içerisinde avukatlar için önemli olan fiziki değişimin gerçekleştirilmesi, Avukat Hakları Merkezi’nin bağımsız bir bölümde oluşturulması gibi önemli hizmetleri yaptık. Bizim daha başarılı hizmetlere imza atmamız için mutlaka basının desteğine ihtiyacımız olacak. Basının sorgulaması gerektiğini biliyoruz. Konya basınından da bu konuda etkili bir faaliyet bekliyoruz. Çünkü Konya hepimizin Konya’nın yararına yapılacak olan her türlü faaliyette baro olarak bulunacağız” dedi.
Bolu Valiliği’nin düğün ve asker uğurlama konvoylarına yasak getirilmesinin Konya içinde örnek olmasını isteyen Kayacan bu konudaki görüşlerini şu şekilde dile getirdi, “Konya özellikle yaz aylarında bu konuda büyük sıkıntı çeken illerimizin başında geliyor. Bolu Valiliği’ni bu kararından dolayı tebrik ettik. Konya’da aynı uygulamanın hayata geçirilmesi için başta Valiliğimiz olmak üzere ilgili tüm birimlere Konya Barosu olarak destek vereceğimizi söylemek istiyorum. Bolu örnek olsun ve konvoylar Konya’da da yasaklansın ve Konya halkı istirahat edeceği Pazar gününü sakin bir şekilde geçirsin.”
Konuşmasının sonunda Konya’nın yetiştirdiği çok değerli isimler olduğunu ancak bunların bazı alanlarda ihmal edildiğini üzülerek gözlemlediklerini de ifade eden Kayacan, “Konya’da bazı sokaklara, caddelere bir takım isimler veriliyor. Konya’da görev yapan, Konya’ya bir şeyler kazandıran daha sonra buradan ayrılan veya ayrılmayan şahsiyetlerin isimlerinin caddelere, sokaklara verilmesine kesinlikle bir itirazımız yok. Ancak Konya’nın yetiştirdiği bazı isimler unutulmuş. Örneğin Sami Selçuk bizim için çok önemli bir isim. Buna benzer Konya’nın yetiştirdiği insanların isimlerinin de caddelere veya belirli yerlere verilmesi bizleri mutlu edecek” şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin bazı avukatların yüksek ücret aldığını bazı avukatların ise vergi dairelerine düşük matrah göstermesinin nedenini sorması üzerine Kayacan, “Her sektörde olduğu gibi mutlaka bizde de işleri az olan arkadaşlarımız vardır. Zannetmeyin ki her avukat çok yüksek para kazanıyor. Size belki basit gelebilir ama gerçekten sıkıntıda olan arkadaşlarım var. Bizler müvekkilimizin hakkını savunmak için canla başla çalışan kişileriz. Özellikle aile mahkemeleri ortalama 4 yıl sürüyor. Aldığımız ücret ile 4 yıl bir insanın hakkını savunuyoruz. Bu yüksek bir rakam değil. Müvekkilimiz bizi gece gündüz demeden aramak ve dosyasının durumunu sormak zorunda. Yani müvekkilimiz uyumadan bizim uyumamız haram. Böyle düşünürsek bizimde ne kadar zor şartlar altında çalıştığımızı görürsünüz” şeklinde cevap verdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.