Oruç, bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Oruç, bağışıklık sistemini güçlendiriyor

İnsan vücuduna birçok faydası olan oruç, zararlı toksinleri atarak, kişinin bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Orucun kanser başta olmak üzere diğer hastalıklara kalkan olduğunu söyleyen Uzmanlar, “Oruç tut, sıhhat bul” diyor.

Oruç tutmanın sağlığa olan faydası saymakla bitmiyor. Oruç tutan bireyin mide ve bağırsakları, 1 ay dinlenerek, bu süreçte kendini yeniliyor. Oruç tutmak, ayrıca karaciğeri de dinlendirdiği gibi kan içerisinde yer alan akyuvarların da performansıyla vücuttaki her organı ayrı ayrı dinlendirip, hastalıklara karşı direnç sağlıyor. 1 aylık süreç içerisinde hücreleri onaran oruç, kanser ve alzheimer gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltıyor.

ORUÇ TUTAN KİŞİNİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ GÜÇLENİR

“Ramazan orucunun metabolizmamız için önemli faydaları bulunmaktadır” diyen Diyetisyen Meryem Güler, “Vücutta birikmiş zararlı maddelerin temizlenmesi, hücrelerin kendisini yenilemesi ve vücut direncinin artması için orucun bilinçli tutulması gerekmektedir” şeklinde konuştu. İftar ve sahurda yeterli ve dengeli besin seçimleri yaparak besin tüketim miktarlarına ve türüne dikkat edilirse vücudun zararlı ve atık maddelerden, yani toksinlerden arındırılacağını belirten Güler, “Oruç kilo kontrolü, kan yağlarının düşürülmesi ve sindirim sisteminin dinlemesi bakımından faydalıdır. Karaciğer vücudun en çok çalışan organlarındandır. Yediğimiz yiyeceklerin vücut tarafından kullanılabilir hale gelmesini sağlar. Besinlerin metabolizması, vücuttan toksinleri temizlenmesi ve benzeri gibi pek çok işlevi gün boyunca yerine getirir. Oruçta ise uzun bir açlık süresi yaşandığı için karaciğere binen yük açlık süresince azalmış dolayısı ile karaciğer dinlenmiş olacaktır. Ortalama 8-10 saatlik açlık sonrasında vücut enerji kaynağı olarak depo yağları harcamaya başladığından kilo vermemizi sağlar. Kolesterol seviyelerimiz düşmeye başlayacak, karaciğer yağlanması azalacaktır. Mide oruç süresince tüm kaslarını dinlendirecektir. Tüm bu bilgiler bize gösteriyor ki senede bir ay tutulan oruç aslında vücudun bağışıklık sistemini koruyarak yapılan en iyi detokstur” dedi.

adsiz.jpgDiyetisyen Meryem Güler

ORUÇ TUTMAK BEDENDE KANSERLEŞMEYE GİDEN SÜRECİ DURDURUR

Enerji Tıbbı Uzmanı Emine Baran ise oruç tutmanın bedene olduğu kadar, enerji bedenine de çokça faydasının olduğunu dile getirdi. Uzun saatler süren açlıkla, bedenin fiziksel anlamda toksinlerden temizlendiğini, kanserleşmeye giden beslenemeyen hücrelerin yok edildiğini söyleyen Baran, daha sonra şunları kaydetti: “Çünkü beden aç kaldıkça önce frekansı bozulan hücreleri yemeye ve enerjiye çevirmeye başlar. Bir diğer açıdan lenf sistemi temizlenir ve hücrelerin gençleşmesi sağlanır. Burada açığa çıkan enerji ise enerji bedenimize parlaklık, canlılık katar ve enerji bedenimizde bizi halsiz ve hareketsiz bırakan toksik enerjiler de temizlenir. Sindirim bedende çok fazla enerji tüketen bir sistemdir. Gün içinde oruçlu iken beden bu enerjiyi yapılanmaya harcar ve hücrelerin canlılığını artırır. Ama oruca bedenin adapte olması her zaman kolay olmuyor. Beden gücü ile çalışmak, çok efor harcamak, hava sıcaklığı ve beslenme şekli gibi faktörler oruç tutmakta kimi zaman zorlanma sağlıyor. Diğer yandan akşama doğru gelişen kan şekerinin düşmesiyle, serotonin hormonuda aşağıya çekilir, gergin, stresli ve mutsuz bir ruh hali gelişebilir. Yine susuzluk ve açlık hissi bizi gerebilir. Bu durumda enerji bedenini uyarıp, hormonlar kontrol altına alınabilir, açlık ve susuzluk hissinide ortadan kaldırabiliriz. Nasıl mı? Dilimizle damağımıza koyup bi süre damağımıza dokunup veya emerek, hem hipofiz bezini uyarmış, açlık ve susuzluk hissini gidermişoluruz, hem de sağ sol beynin dengelenmesi ile enerjimizi arttırırız. Damağa dokunmak beden de serotonin yani mutluluk hormonunu arttır, yemek ve su isteğini baskılanmış olur.

adsiz-001.jpgEnerji Tıbbı Uzmanı Emine Baran

Açlık hissi ve kan şekerini dengelemekte yapacağımız bir başka bir formül ise dalak meridyeninin bitiş noktası olan koltuklarımızdan aşağıya doğru bir karış gelecek şekilde 30 saniye hafif vuruşlar yapmak bedende kan şekerini dengeleyecek ve açlık hissini ortadan kaldıracaktır. Susuzluk için ise böbrek meridyeninin bitiş noktası olan, köprüçük kemiğimizin 2 santimetre altındaki B27 noktasına 30 saniye hafif vuruşlar yaparak hem su- elektrolit dengesine katkı sağlamış hemde yaşam enerjisini arttırıp bedene iyi olduğu mesajı ile susuzluk hissinide bir süre ertelemiş oluruz.”

EMRE ÖZGÜL

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum