Mutluluk imandadır

Mutluluk imandadır

Emekli Müftü Ahmet Hafızoğlu, bir insanın mutluluğunun iman etmesine bağlı olduğunu belirtti

Karapınarlılar Derneği tarafından her haftanın Cuma günü gerçekleştirilen Cuma Kültür Sohbetleri’ne bu hafta konuşmacı olarak, Emekli Müftü Ahmet Hafızoğlu katıldı. Dernek Binası toplantı salonunda gerçekleştirilen programa, çok sayıda üye katıldı. ‘Gerçek Mutluluğun Sebepleri’ konulu bir konuşma yapan Hafızoğlu, insanları mutlu eden sebeplerin başında imanın geldiğini söyledi. İnsanların mutlu olması için çeşitli sebeplerin bulunduğunu aktaran Hafızoğlu, toplumumuzun inanışı gereği, insanları mutlu eden dini sebepler üzerinde konuşulacağını söyledi. Yüce Allah’ın saihlerin (mutlular) Cennet’e, sakilerin (bedbaht) ise Cehennem’e gireceklerini bildirdiğini söyleyen Ahmet Hafızoğlu, “Mutluluk, insanların istediklerine nail, korktuklarından emin olması durumunda hasıl olan duygudur. İnsanları mutlu eden sebepler, kişilerin karakterlerine göre çeşitlilik gösterir. Kimisi oburdur, bir lokma onu mutlu etmeye yetebilir. Ama geniş ufuklu, abid, zahid biri vardır ki, insanların iman etmemiş olması onu mutsuz kılar, bir insanın iman etmesi ise onun için en büyük mutluluk vesilesidir. Alim, mürşid insanlar, her zaman son nefeste imanın kaybedilmesinden korkmuşlardır. Çünkü birçok görüşe göre insanların büyük bir kısmı, son nefeste imanını kaybediyor. Hiç kimse son nefeste imanından emin değildir. Bunun için gerçekten inanan ve ona göre amel eden insanlar için imanın muhafazası, büyük mutluluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı. İmanın da şartlarının bulunduğunu aktaran Hafızoğlu, yeis, ümitsizlik içinde edilmiş imanın gerçek olamayacağını, ancak insanın rahat ve güvenliğinden emin olduğu bir ortamda, hür iradesiyle edeceği imanın sayılabileceğini belirtti. İnsanların mutlu ya da bedbaht olacaklarının, daha anne karnındayken yazıldığını ifade eden Ahmet Hafızoğlu, “İnsan anne karnındayken kendisine ruh üflenirken, hakkında 4 şey yazılır; eceli, rızkı, mutlu ve bedbaht olması. Ancak, burada ‘madem önceden yazılıyor, o zaman neden çalışıyoruz’ gibi bir soru akla gelebilir. Şu bilinmelidir ki, insanlar yaptıklarını Allah yazdı diye yapmaz, tam aksine Allah, biz insanların ne yapacağını bildiği için, yazar” dedi.

Kader konusuna açıklık getirmek amacıyla bir de örnek veren Hafızoğlu, “Bir uzay bilimci, yaptığı araştırmalar ve edindiği bilgiler sonucunda, ay tutulmasını aylar öncesinden tespit edip, haber veriyor ve bunu bir makalede yazıyor. Belirtilen tarih geliyor, ay tutuluyor. Ay tutulması, uzay bilimci yazdı diye gerçekleşti diyemeyiz. Bilim adamı elindeki verileri ve cüzi iradesini kullanarak tespitlerde bulunup, bunu yazdı ve olay gerçekleşti. Aynen öyle de, biz yaptıklarımızı Allah yazdı diye değil, Allah külli iradesini kullanarak, hakkımızda tespitlerde bulunup, yapacaklarımızı önceden bildiği için yazıyor. Bundan dolayı insanlar yaptıklarından sorumludur” ifadelerini kullandı. İmanın, insanların mutluluğunun sağlanmasında en büyük etken olduğunun altını çizen Ahmet Hafızoğlu, “İmanın muhafazası, Allah’ın emrettiği amellerle sağlanır. Nasıl ki cam fanusu olmayan bir lamba, rüzgara karşı dayanamaz, söner. İmanı ışığa, amelleri de cam fanusa benzetirsek, amellerle korunmayan bir imanın muhafazasının mümkün olmayacağını açıkça görürüz” dedi. Mutluluğun diğer sebeplerine de değinen Ahmet Hafızoğlu, insanlara yardım etmenin, ibadet etmenin ve kısacası güzel ahlakın insanları mutlu ettiğini söyledi. Program daha sonra, dinleyicilerin sorularıyla devam etti.

UĞUR ELMAS

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.