MTTB gençliğe sahip çıkmalı

MTTB gençliğe sahip çıkmalı

Milli Türk Talebe Birliğinin 30 yıl aradan sonra tekrar bir araya gelmesinin yeni nesil için iyi bir gelişme olduğunu söyleyen Ekrem Kızıltaş, MTTBnin yeni gençlere de sahip çıkması gerektiğine vurg

Milli Türk Talebe Birliği’nin ‘Otuz Yıl Aradan Sonra MTTB Sempozyumu ve Fotoğraf Sergisi’ne katılmak için Konya’ya gelen Milli Gazete Yazarı Ekrem Kızıltaş, MTTB ve Libya’yla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

MTTB GENÇLİK İÇİN ÖNEMLİ GÖREVLER İFA ETTİ

1975–1980 yıllarında MTTB genel Merkezi’nde Fotoğrafçılık Kulübü ve Basın Yayın Bölümü’nde görev aldığını ifade eden Ekrem Kızıltaş, çeşitli vesilelerle MTTB’nin birçok faaliyetine katıldığını söyledi. MTTB içinde okudukları üniversiteden daha fazla tecrübe kazandıklarını ve bunun farkına daha sonraları vardıklarını anlatan Kızıltaş, “Bugün Türkiye’yi yöneten ekibin MTTB’den geçtiği tespiti enteresandır. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Bakanlar, genel müdürler, profesörler MTTB’nin içinde yer almıştır. Kurulduğu 1916 yılından kapandığı 12 Eylül 1980’e kadar çok büyük bir görevler ifa etmiştir. Tabii o dönemde MTTB Türkiye’deki sağ ve sol ayrımı konusunda kendisini farklı bir yere konumlandırılıp kavgaya ve silahlı olaylara karışmama temel prensibi üzerinden hareket etmiştir. Fikirler bazında tartışmayı desteklemiştir. Bu toplantı bu açıdan sevindiricidir” dedi. Kızıltaş, 30 senedir birbirini görmeyen insanların bu toplantı vesilesiyle bir birini görme fırsatını yakaladığını da aktardı.

YENİ MTTB’DE GENÇLİĞE SAHİP ÇIKMALIDIR

“2006 yılında kuruluş çalışmaları başlanan ve 2007 yılında kurulan yeni MTTB ile 1970’li yıllardaki MTTB’yle kıyas yapamayız” diyen Kızıltaş, şunları kaydetti: “1970’li yıllarda MTTB memleket meselelerine kafa yoran ve bunlara önem veren insanlar açısından faydalı bir görev ifa etmişse yine aynı MTTB bugünün gençlerin ihtiyaçları doğrultusunda bir fonksiyon kazanmalıdır. Bu açıdan bu tür toplantılar önemlidir. Eskiden ne oluyordu ve neler yapılıyordu, yeni nesil bugün neler yapıyor ve biz ne yapabiliriz? Sorularına cevap bulabiliriz. Ayrıca günümüz gençliğinin çok da vahim durumda olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bizim dönemimizde ulaşılabilecek kaynak problemi vardı. Adeta tırnaklarımızla kazıyarak bir takım şeylerle ulaşabilirdik. Bugün ise ulaşılabilecek çok fazla kaynak ve yerler var. Diğer yandan gençliğin bir bölümünün hakikatin kötüye gittiğini söyleyebiliriz. Aynı şekilde önemli bir bölümünün son derece sağlıklı bir şekilde yürümektedir. Gençlerin içinde bulunan insanlara düşen görev yoğurdun bir kaşık yoğurtla mayalanması gibi meselelere önem vermeyen gençleri mümkün olduğu kadar ikna yoluna gitmelidir. MTTB ve benzeri kuruluşlarının en önemli fonksiyonu budur. Bu gençlerin durumu kötü şunları hemen düzeltiverin bu o kadar kolay değil. İnsanlara nasıl düzelteceğimizi yolunu ve yöntemini bulup onu anlatma yolunu tercih etmeliyiz” dedi.

TÜRKİYE YAPILACAK EN İYİ ŞEYİ YAPIYOR

Libya’da olup bitenlerle ilgili ve bu süreçte Türkiye’nin oynadığı rolle ilgili önemli açıklamalarda da bulunan Kızıltaş, Türkiye’nin Libya’yla alakalı mevcut durumda yapabileceği en iyi şeylerden birini yaptığını dile getirdi. Libya’yı Kaddafi’den ibaret olarak görünürse Kaddafi Türkiye açısından önemli bir isim olduğuna dikkat çeken Kızıltaş, Kıbrıs Barış Harekâtında Türkiye’ye Pakistan ve ağırlıklı olarak Libya’nın destek verdiğini belirtti.

Hem bu hassasiyet hem de Türkiye’nin İslam dünyası arasındaki münasebetler dolayısıyla Libya’yı vuracak kuvvetler arasında yer almadığını sadece Libya’ya silah gitmesini engelleyecek ve olabilecek bir takım olumsuzlukları önleyebilecek bir konumda yer aldığını söyledi.

TÜRKİYE DAHA AKTİF ROL İÇİNDE OLABİLİRDİ

 “Fakat bu süreçte Türkiye daha aktif bir politika içinde olabilir” değerlendirmesinde de bulunan Kızıltaş, “Sağlıklı münasebetler geliştirilip Kaddafi’nin bir değişime razı edilmesi konusunda değişik roller oynayabilirdik. Ama bu söylemesi kolay yapması zor bir şey.  Çünkü Kaddafi 42 yıllık tek adam rolüne soyunmuş kendine göre çizgisi olan birisi. Onun için bugün Türkiye Libya konusunda reel olarak olabilecek en düzgün şeyi yaptı” diye konuştu.

Türkiye’nin NATO üyesi olduğu için müdahaleye katıldığını fakat Türkiye’nin Libya’ya karşı tek bir mermi dahi sıkmayacağını deklare ettiğini aktaran Ekrem Kızıltaş, şöyle konuştu: “Oynamaya çalıştığı rol Libya’ya gidecek silahların kontrolüyle alakalı bir rol. Türkiye NATO üyesi olmasaydı böyle bir şeyin yapmasını istemezdik, beklemezdik. NATO üyesi bir Türkiye’den BM kararıyla alınmış bir uygulamada tamamen kenarda kalması beklenemezdi. Yapılanlar normaldir. Türkiye’de yaşayan insanlar olarak kimin yanında yer alacağımız önemli. 6–7 milyonluk zulüm altında inleyen insanlar var. Kavgaya doğrudan taraf olmayıp kavganın çok daha şiddetlenmesini bu şekilde daha iyi önleyebiliriz. Türkiye şuan da kendi çapında önemli bir güç haline geldi.  Ama Libya meselesine doğrudan müdahale etme şansına sahip değil. Kaddafi yaralı bir arslan konumunda. Bulunduğu durumdan en az zararla kurtulmayı düşünün bir insandır. Onun için ilk müdahale sırasında ‘hepimiz Osmanlıyız’ dedi. Fakat aynı Kaddafi, Osmanlı egemenliğindeki Libya’yı ve İtalyan işgalini aynı kefeye koymuştu. Bu bakımdan Türkiye şuan uyguladığı rol çerçevesinde yapılabilecek en iyi şeyi yapmaktadır” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.