Minibüsçüler proje üretiyor
Yayınlanma:
Şoför esnafının sorunlarını ve halkın minibüsçülerden beklentilerini anlatan Konya Minibüsçüler ve Umum Servisçiler Odası Başkanı Muharrem Karabacak, geliştirdikleri projelerle bu sorunları aşmaya çal
Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Muharrem Karabacak, minibüsçü esnafının sorunlarını gazetemize anlattı. Günün en az 14 saatini trafikte direksiyon sallayarak geçiren minibüsçülerin, tüm bu yorgunluğa ve strese rağmen bunu müşterilere yansıtmamaya çalıştıklarını bildiren Karabacak, belirli zaman aralıkları ile tüm minibüs şoförlerinin katıldığı eğitim ve iletişim seminerleri düzenlediklerini bildirdi. MEVKA ile bir proje çalışması yaptıklarını bildiren Muharrem Karabacak, projede bir anket çalışması yaparak müşteri memnuniyet düzeyini ve bu memnuniyeti daha da artırmak için yapılması gerekenleri araştırdıklarını belirtti.
MİNİBÜSÜN TANIMININ DEĞİŞMESİ BEKLENİYOR
AB Uyum Yasaları çerçevesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun tanımlar bölümünde minibüsün tanımının M-2 olarak değiştirileceğini söyleyen Muharrem Karabacak, “Konu ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğüne ve İçişleri Bakanlığına bir rapor hazırlanmış olup görüşlerimiz olumlu karşılanarak TBMM’ye gönderilmiştir. Rapor doğrultusunda tanımın değiştirilmesiyle 14+1 kişilik olan minibüsün kapasitesi artırılmış olacaktır” dedi.
Minibüslerle ilgili sorunun bir benzerinin de umum servis araçlarında yaşandığına işaret eden Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Muharrem Karabacak, “Araç İmal Tadil ve Montajı Yönetmeliği’nde, okul servis araçları ile ilgili hükümler çerçevesinde Türkiye’de okul taşıtı projesi TSE tarafından durduruldu. Bundan böyle okul servis araçlarının orijinal okul paketli araçlarla yapılması yönünde yönlendirme Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Ama maalesef Türkiye’de sadece Konya servisçisi olarak orijinal okul paketli araçları koltuk kapasitesinden dolayı kullanamıyoruz. Okul taşıt projelerinin durdurulmasından dolayı 2011 model araçları bile eskiyen mevcut araçlarımızla değiştiremiyoruz. Konu ile ilgili olarak UKOME ile görüşmelerimiz devam etmektedir” diye konuştu.
MİNİBÜSE DÖNÜŞEN KAMYONETLER SIKINTILI
Kamyonet olarak üretilen panelvan tarzındaki araçların 2008 yılına kadar tadilat projesi çizimiyle minibüse dönüştürüldüğünü ve ABS’si olmaması nedeniyle bu araçlarda da sıkıntı doğduğuna aktaran Muharrem Karabacak, “2005-2011 model arasında olan minibüs ve servis araçlarında ABS’si olmayan araçlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmeliğe göre TUV-TÜRK muayene istasyonlarında ağır kusurlu olarak görülmekte ve muayeneleri yapılmamaktadır. Bu sorun 2004 ve daha eski model araçlar için söz konusu değildir. 2005 yılında ABS ile ilgili genelge yayımlandı. Tadilat projesi çizimiyle minibüse çevrilen panelvanlar için ÖTV farkı da tahsil edildi. Yani ABS’siz araçların kullanımına izin verilmiş oldu. Türkiye genelinde bu şekilde çalışan yaklaşık 5 bin araç var. Bunların ağır kusurlu olarak görülmesi büyük bir mağduriyeti de ön plana çıkardı. Sanayi ve Ticaret ile Uluştırma Bakanlıkları’na en azından bir süre bunların ağır kusurlu olarak görülmemesi noktasında öneride bulunduk, bununla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
BEYHEKİM VE ADLİYEYE ULAŞIM SORUNU BİTECEK
Minibüsçü esnafının sorunlarının yanı sıra halkın ulaşımla ilgili sorunlarına da değinen Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Muharrem Karabacak, yeni Adliye Sarayı ve Beyhekim Devlet Hastanesi’ne ulaşım sorununun çözülmesi için Büyükşehir Belediyesi ile organize bir şekilde çalıştıklarını bildirdi. Saman Pazarı minibüslerinin son durağının Adliye yakınlarında bir yere taşınması ile birlikte Adliye’ye ulaşımda minibüs yönünden bir sorun kalmayacağını belirten Karabacak, “Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte minibüs son duraklarının Adliye yakınlarına taşınması için gerekli çalışmayı yaptık. En kısa sürede Adliye’ye ulaşım sorunu çözülmüş olacak” diye konuştu.
Beyhekim Devlet Hastanesi’nde de minibüs hattının bulunmaması nedeniyle ulaşımda ciddi sorunların yaşandığını hatırlatmamız üzerine Karabacak, “Beyhekim Devlet Hastanesi ile ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Tramvay hattı ile hastane arasında şu an otobüs ara hatları çalışıyor. Beyhekim’in tanınması ve gelen hasta sayısının artması ile birlikte sorun da artıyor. Burayla ilgili de belediyeyle görüşmelerimiz devam ediyor. En kısa sürede buradaki sorun da çözülmüş olacaktır” ifadelerini kullandı.
MİNİBÜSÇÜLER ODASI, PROJELER ODASI OLDU
Yaptıkları bütün işleri projelendirmeye ve daha düzgün, düzenli bir şekilde çalışarak en iyi sonucu almaya çalıştıklarını kaydeden Muharrem Karabacak, “Odamız gerçekten projeler odası oldu. Bugün hayata geçirdiğimiz ve üzerinde çalışmaları devam eden birçok projemiz var. Bunlardan bir tanesi MEVKA ile yaptığımız bir projedir. Bir anket çalışması yaptırarak hem minibüsçü esnafının genel sorunlarını, hem de vatandaşlarımızın minibüsçülerden beklentilerini ortaya koyduk. Beyhekim ve Adliye’ye ulaşım sıkıntısını da bu anket sonuçları ortaya koydu. Minibüsçülerin vatandaşlardan isteği ise sadece biraz daha anlayışlı davranmaları yönünde oldu. Minibüse her yaş grubundan insan biniyor. Kimisi çok asabi oluyor, kimisi hasta oluyor, kimisi o gün yoğun bir stres yaşıyor. Bunu da ister istemez çevresindekilere ve özellikle şoförlere yansıtıyor. Şoförlerimiz de bu noktada daha anlayışlı olmaya çalışıyor. Öte yandan şoför esnafımız da sabahın 6’sından gece yarılarına kadar sürekli trafikte olduğu için yoğun stres altında kalıyor. Biz de oda olarak hazırladığımız Kurumsal Kapasite Artırma, Eğitim ve İletişim Projesi geliştirdik. Her ay minibüsçü esnafımıza düzenli olarak seminerler veriyoruz” dedi.
VELİLERİN GÖZÜ ARKADA KALMAYACAK
Geliştirdikleri bir diğer projenin de minibüslere ve umum servis araçlarına GPS sistemi kurarak 24 saat takip imkanı sağlamak olduğuna dikkat çeken Muharrem Karabacak, sistemin faydalarını şöyle anlattı: “Pilot bölge olarak kampüs hattını belirledik ve buradaki bazı araçlara GPS’i yerleştirip takip sistemi oluşturduk. Bu sistem sayesinde araçların nerede olduğunu, kaç kilometre hızla gittiğini ve benzeri birçok şeyi kolayca takip edebiliyoruz. Sistemin asıl faydalı yönü ise okul taşıtlarında kullanılmasıyla ortaya çıkacak. Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımızı okula gönderirken minibüsçü esnafımıza emanet ediyoruz. Ne kadar güvensek de sonuçta trafikte seyir halinde olunacağı için bir gözümüz hep arkada kalıyor. Bu sistem sayesinde hem okul yönetimi, hem de veli internet üzerinden aracın o an nerede olduğunu, kaç kilometre hızla gittiğini, nerede durduğunu kolayca takip edebilecek. Sistem şu an proje aşamasında ve deneniyor. Uygun görülmesi halinde bütün minibüslerde ve umum servis araçlarında kullanılacak.”
GÖNÜLLÜ DENETÇİLER DENETLİYOR
Konya’da faaliyet gösteren minibüsçü esnafının gönüllü denetçiler tarafından sürekli denetim altında olduğuna da dikkat çeken Karabacak, “Geliştirdiğimiz en önemli projelerden bir tanesi de gönüllü denetçilik projesiydi. Bu projeyle isteyen herkes bizim gönüllü denetçimiz olabiliyor, minibüsçü esnafımızın trafikte yaptığı bir hatayı anında bize ulaştırıyor. Şehir genelinde çok sayıda gönüllü denetçimiz var. Bu denetçiler gördükleri en küçük bir hatayı odamıza ulaştırıyor. Biz de takip ediyor ve ilgili şoför arkadaşımızı uyarıyoruz” ifadelerini kullandı. Muharrem Karabacak, bir dönem yıldızı parlayan SRC belgesinin de artık bir geçerliliğinin kalmadığına dikkat çekerek, sadece şoför esnafının değil, parayı veren herkesin bu belgeyi aldığını, şoför esnafının meslek standardını yükseltmek için çıkan SRC belgesinin artık önemini yitirdiğini sözlerine ekledi.
MİNİBÜSÜN TANIMININ DEĞİŞMESİ BEKLENİYOR
AB Uyum Yasaları çerçevesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun tanımlar bölümünde minibüsün tanımının M-2 olarak değiştirileceğini söyleyen Muharrem Karabacak, “Konu ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğüne ve İçişleri Bakanlığına bir rapor hazırlanmış olup görüşlerimiz olumlu karşılanarak TBMM’ye gönderilmiştir. Rapor doğrultusunda tanımın değiştirilmesiyle 14+1 kişilik olan minibüsün kapasitesi artırılmış olacaktır” dedi.
Minibüslerle ilgili sorunun bir benzerinin de umum servis araçlarında yaşandığına işaret eden Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Muharrem Karabacak, “Araç İmal Tadil ve Montajı Yönetmeliği’nde, okul servis araçları ile ilgili hükümler çerçevesinde Türkiye’de okul taşıtı projesi TSE tarafından durduruldu. Bundan böyle okul servis araçlarının orijinal okul paketli araçlarla yapılması yönünde yönlendirme Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılmaktadır. Ama maalesef Türkiye’de sadece Konya servisçisi olarak orijinal okul paketli araçları koltuk kapasitesinden dolayı kullanamıyoruz. Okul taşıt projelerinin durdurulmasından dolayı 2011 model araçları bile eskiyen mevcut araçlarımızla değiştiremiyoruz. Konu ile ilgili olarak UKOME ile görüşmelerimiz devam etmektedir” diye konuştu.
MİNİBÜSE DÖNÜŞEN KAMYONETLER SIKINTILI
Kamyonet olarak üretilen panelvan tarzındaki araçların 2008 yılına kadar tadilat projesi çizimiyle minibüse dönüştürüldüğünü ve ABS’si olmaması nedeniyle bu araçlarda da sıkıntı doğduğuna aktaran Muharrem Karabacak, “2005-2011 model arasında olan minibüs ve servis araçlarında ABS’si olmayan araçlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yönetmeliğe göre TUV-TÜRK muayene istasyonlarında ağır kusurlu olarak görülmekte ve muayeneleri yapılmamaktadır. Bu sorun 2004 ve daha eski model araçlar için söz konusu değildir. 2005 yılında ABS ile ilgili genelge yayımlandı. Tadilat projesi çizimiyle minibüse çevrilen panelvanlar için ÖTV farkı da tahsil edildi. Yani ABS’siz araçların kullanımına izin verilmiş oldu. Türkiye genelinde bu şekilde çalışan yaklaşık 5 bin araç var. Bunların ağır kusurlu olarak görülmesi büyük bir mağduriyeti de ön plana çıkardı. Sanayi ve Ticaret ile Uluştırma Bakanlıkları’na en azından bir süre bunların ağır kusurlu olarak görülmemesi noktasında öneride bulunduk, bununla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
BEYHEKİM VE ADLİYEYE ULAŞIM SORUNU BİTECEK
Minibüsçü esnafının sorunlarının yanı sıra halkın ulaşımla ilgili sorunlarına da değinen Konya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Muharrem Karabacak, yeni Adliye Sarayı ve Beyhekim Devlet Hastanesi’ne ulaşım sorununun çözülmesi için Büyükşehir Belediyesi ile organize bir şekilde çalıştıklarını bildirdi. Saman Pazarı minibüslerinin son durağının Adliye yakınlarında bir yere taşınması ile birlikte Adliye’ye ulaşımda minibüs yönünden bir sorun kalmayacağını belirten Karabacak, “Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte minibüs son duraklarının Adliye yakınlarına taşınması için gerekli çalışmayı yaptık. En kısa sürede Adliye’ye ulaşım sorunu çözülmüş olacak” diye konuştu.
Beyhekim Devlet Hastanesi’nde de minibüs hattının bulunmaması nedeniyle ulaşımda ciddi sorunların yaşandığını hatırlatmamız üzerine Karabacak, “Beyhekim Devlet Hastanesi ile ilgili de çalışmalar yürütülüyor. Tramvay hattı ile hastane arasında şu an otobüs ara hatları çalışıyor. Beyhekim’in tanınması ve gelen hasta sayısının artması ile birlikte sorun da artıyor. Burayla ilgili de belediyeyle görüşmelerimiz devam ediyor. En kısa sürede buradaki sorun da çözülmüş olacaktır” ifadelerini kullandı.
MİNİBÜSÇÜLER ODASI, PROJELER ODASI OLDU
Yaptıkları bütün işleri projelendirmeye ve daha düzgün, düzenli bir şekilde çalışarak en iyi sonucu almaya çalıştıklarını kaydeden Muharrem Karabacak, “Odamız gerçekten projeler odası oldu. Bugün hayata geçirdiğimiz ve üzerinde çalışmaları devam eden birçok projemiz var. Bunlardan bir tanesi MEVKA ile yaptığımız bir projedir. Bir anket çalışması yaptırarak hem minibüsçü esnafının genel sorunlarını, hem de vatandaşlarımızın minibüsçülerden beklentilerini ortaya koyduk. Beyhekim ve Adliye’ye ulaşım sıkıntısını da bu anket sonuçları ortaya koydu. Minibüsçülerin vatandaşlardan isteği ise sadece biraz daha anlayışlı davranmaları yönünde oldu. Minibüse her yaş grubundan insan biniyor. Kimisi çok asabi oluyor, kimisi hasta oluyor, kimisi o gün yoğun bir stres yaşıyor. Bunu da ister istemez çevresindekilere ve özellikle şoförlere yansıtıyor. Şoförlerimiz de bu noktada daha anlayışlı olmaya çalışıyor. Öte yandan şoför esnafımız da sabahın 6’sından gece yarılarına kadar sürekli trafikte olduğu için yoğun stres altında kalıyor. Biz de oda olarak hazırladığımız Kurumsal Kapasite Artırma, Eğitim ve İletişim Projesi geliştirdik. Her ay minibüsçü esnafımıza düzenli olarak seminerler veriyoruz” dedi.
VELİLERİN GÖZÜ ARKADA KALMAYACAK
Geliştirdikleri bir diğer projenin de minibüslere ve umum servis araçlarına GPS sistemi kurarak 24 saat takip imkanı sağlamak olduğuna dikkat çeken Muharrem Karabacak, sistemin faydalarını şöyle anlattı: “Pilot bölge olarak kampüs hattını belirledik ve buradaki bazı araçlara GPS’i yerleştirip takip sistemi oluşturduk. Bu sistem sayesinde araçların nerede olduğunu, kaç kilometre hızla gittiğini ve benzeri birçok şeyi kolayca takip edebiliyoruz. Sistemin asıl faydalı yönü ise okul taşıtlarında kullanılmasıyla ortaya çıkacak. Geleceğimizin teminatı dediğimiz çocuklarımızı okula gönderirken minibüsçü esnafımıza emanet ediyoruz. Ne kadar güvensek de sonuçta trafikte seyir halinde olunacağı için bir gözümüz hep arkada kalıyor. Bu sistem sayesinde hem okul yönetimi, hem de veli internet üzerinden aracın o an nerede olduğunu, kaç kilometre hızla gittiğini, nerede durduğunu kolayca takip edebilecek. Sistem şu an proje aşamasında ve deneniyor. Uygun görülmesi halinde bütün minibüslerde ve umum servis araçlarında kullanılacak.”
GÖNÜLLÜ DENETÇİLER DENETLİYOR
Konya’da faaliyet gösteren minibüsçü esnafının gönüllü denetçiler tarafından sürekli denetim altında olduğuna da dikkat çeken Karabacak, “Geliştirdiğimiz en önemli projelerden bir tanesi de gönüllü denetçilik projesiydi. Bu projeyle isteyen herkes bizim gönüllü denetçimiz olabiliyor, minibüsçü esnafımızın trafikte yaptığı bir hatayı anında bize ulaştırıyor. Şehir genelinde çok sayıda gönüllü denetçimiz var. Bu denetçiler gördükleri en küçük bir hatayı odamıza ulaştırıyor. Biz de takip ediyor ve ilgili şoför arkadaşımızı uyarıyoruz” ifadelerini kullandı. Muharrem Karabacak, bir dönem yıldızı parlayan SRC belgesinin de artık bir geçerliliğinin kalmadığına dikkat çekerek, sadece şoför esnafının değil, parayı veren herkesin bu belgeyi aldığını, şoför esnafının meslek standardını yükseltmek için çıkan SRC belgesinin artık önemini yitirdiğini sözlerine ekledi.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.