MİLKO'dan Konya'da Gazze çağrısı!
Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) öncülüğünde toplanan bir grup vicdan sahibi vatandaş, Aziziye Cami önünde İsrail’i protesto etti.
Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) üyeleri ve Konyalı vatandaşlar, Siyonist İsrail’e tepki göstermek adına Cuma namazı çıkışında Aziziye Cami önünde bir araya geldi. Programa Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Tekkaymaz ve Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel ve çok sayıda vatandaş katıldı.

ZULME KARŞI KIYAM, İHANETE KARŞI GÜÇLÜ BİR SES!
Bekir Tekkaymaz, “Burada Milli Görüşçü Kuruluşlar olarak sadece bir kınama metni okumak için değil; tarihin huzurunda bir utancı haykırmak, suskunluğuyla zalime ortak olanlara sorumluluklarını hatırlatmak ve başta ülkemiz yöneticileri olmak üzere tüm Müslüman ülkelerin yönetimlerini harekete geçmeye davet için toplandık. Sizler! Rabbimiz Kur’an-ı Kerimde “Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: 'Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize katından bir yardım eden yolla' diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz?” buyururken hala seyreden olmanın dayanılmaz ACI görmüyor musunuz, sonucunu düşünmüyor musunuz, akletmiyor musunuz? Gazze’de 3 yıla yakın süredir devam eden soykırım, bugün artık insanlığın bittiği noktaya gelmiştir. Siyonist İsrail eşkıyası, emperyalist pedofili ve insanlık düşmanı Epstein sapkını Amerika ve yandaş işbirlikçileri tüm dünyanın gözleri önünde Filistin ve Mescid-i Aksa başta olmak üzere İran'da, Lübnan’da ve Yemen’de olmak üzere tüm İslam coğrafyasında hata tüm dünyada bir vahşeti pervasızca sürdürmektedir. Ancak bu vahşetten daha acı olanı; "GARANTÖR" sıfatı taşıyan devletlerin ve İslam ülkeleri yöneticilerinin sadece kınayarak izlemekle yetinmesidir. Merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın yıllar önce attığı o tarihi çığlık bugün kulaklarımızda yankılanıyor: İsrail laftan anlamaz, İsrail ancak güçten anlar!" diye konuştu.
EBU UBEYDE’NİN ÇAĞRISI VE TARİHİ SORUMLULUK
“Gazze direnişinin sembolü Ebu Ubeyde’nin son bildirisinde ifade ettiği gibi: Ümmetin suskunluğu, düşmanın cüretini artırmaktadır" diyen Tekkaymaz, “Arabuluculara da sesleniyoruz; Gazze'deki kardeşlerinizin yanında yer alın, ancak bu duruş sizi tarihe şerefle kaydedecektir. Bizim düşmanımız sizin de düşmanınız, tüm ümmetin hatta her özgür insanın düşmanıdır. Gazze'de işlenen bu suikast suçları, her gün peş peşe yaşanan cinayetler ve Gazze Şeridi'nin tanık olduğu her şeyde ortaya çıkan "işgalcinin taahhütlerinden kaçınması" arabulucuları ve garantörleri hakikat imtihanıyla karşı karşıya getirmektedir. Hani neredesiniz, nerede sizin göreviniz, garanti ettiğiniz şeyler nerede?" diyerek göreve davet etmektedir. Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde’nin şu sözleri yüreklerimizde yankı bulması gerekir. “Basiret ve sağduyu sahibi herkes için artık açıkça ortaya çıkmıştır ki, biz ahlaktan nasibini almamış, anlaşmaların dokunulmazlığını tanımayan alçak bir düşmanla karşı karşıyayız. Arafat dağında tek saf halinde duran bu ümmetin, mazlum evlatlarına destek olmak için de aynı şekilde birleşmesi gerekir. Aralarında ihtilaflarla uğraşmaktan vazgeçmelidirler. Araplara ve İslam coğrafyasındaki ümmetin mücahitlerine sesleniyoruz. Bu gün hesap soracak sizsiniz. zamanın vacibi ise Hak ile batıl arasındaki bu savaşa fiilen dahil olmaktır.Artık Sessiz kalmak veya Tarafsız tıpkı bir seyirci gibi durmak asla kabul edilemez” diye tüm insanlık alemini özelde İslam toplumunu göreve çağırmaktadır. Yapılan zulmeti ve caniliği unutmayacaklarını ve Garantörlerin görevlerini yerine getirmelerini istemektedir ve hatırlatmaktadır” ifadelerini kullandı.

‘SİZ NEYİN GARANTÖRÜSÜNÜZ?’
Tekkaymaz, şunları söyledi: “Ebu Ubeyde, Şunu bilsinler ki biz ne unutacağız ne de affedeceğiz. Hesap defteri açık kalacak ve Allah'ın izniyle bedelin tamamını, ağır bir şekilde ödeyene kadar kapanmayacaktır. Eğer korkak düşmanımız, liderlerimizi suikastlarla hedef alarak bizi zayıflatabileceğini sanıyorsa, onların kanı gemimizi zorlukların içinden ilerleten yakıttır. Bu kan, davamızın haklılığının, öncülüğümüzün, halkımızla bütünleşmemizin ve onların yerine kendi canlarımızı ortaya koyduğumuzun en açık kanıtıdır. diye meydan okuyan kahraman Mücahidlerin yanında yer almaktan kaçınan garantörlere sesleniyoruz katliam devam ediyor. Zulüm vahşet devam ediyor. Hesabını veremeyeceğiniz gaflet ve ihanetten ne zaman uzaklaşacaksınız.”
SİYONİST KÜSTAHLIK VE MESCİD-İ AKSA BASKINLARI
“Siyonist çete, başta kendi sözde bakanları olmak üzere, Müslümanların izzet-i nefsi olan Mescid-i Aksa’ya kirli postallarıyla baskınlar düzenlemektedir” ifadelerine yer veren Bekir Tekkaymaz, “Bu baskınlar sadece bir inanç özgürlüğü ihlali değil, İslam alemine karşı açılmış açık bir savaştır. Tarih boyunca Kudüs’e hükmeden Müslüman adil yönetimler orayı barış yurdu yapmışken, bugünkü işgalci zihniyet kutsal mabedimizde terör estirmektedir. Ebu Ubeyde’nin son bildirisinde de ifade ettiği gibi: "Bizimle bu vahşi düşman arasındaki savaş, bir savunma savaşı değil; mukaddesatımızı koruma, varoluş ve özgürlük savaşıdır." Mücahidlerin bu onurlu duruşu karşısında, İslam ülkelerinin yöneticilerinin sessizliği ise tarihe büyük bir vebal olarak geçecektir. 54 hükümet başbakanı rahmetli Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın 11 aylık iktidarı döneminde Siyonist çetenin Müslümanlara bir tek kurşun bile sıkamadığı bir dönemi gören ve yaşayan İslam alemi ve ülkemizin yöneticileri maalesef bu dönemde Gazze’de Filistin topraklarında yüz binlerce şehit verdiği halde hiçbir yaptırım ve somut bir adım uygulayamamaktadırlar ve kınamanın ötesinde ses çıkaramamaktadırlar. bu hem Ülkemiz hem İslam alemi için utanç verici bir durumdur. Buradan da anlaşılıyor ki mesele duruştur, inançtır, kararlılıktır” diye konuştu.

ESİRLERE ZULÜM VE İNSANLIK DIŞI MUAMELELER
Medya yansımalarına ve bağımsız raporlara düşen görüntülerin, Siyonist vahşetin sınır tanımadığını gösterdiğini söyleyen Tekkaymaz, “Filistin’in dört bir yanından kaçırılan masum çocuklar, hiçbir hukuki dayanak olmaksızın esir edilmekte ve sistematik işkenceye maruz bırakılmaktadır. Tecavüz edilmektedir. Alınan sözde idam kararıyla idam edilmeleri beklenmektedir. Daha da ötesi, İsrail hapishanelerinden yükselen feryatlar arşı titretmektedir. Esir kardeşlerimize uygulanan tecavüz dahil her türlü cinsel saldırı ve ahlak dışı zulüm, Batı'nın sahte insan hakları maskesini düşürmüştür. Biz biliyoruz ki; "Zulüm, azgınlığın son basamağıdır." Ve bu azgınlık, kendi sonlarını hazırlamaktadır. Biz Milli Görüşçü Kuruluşlar olarak haykırıyoruz: Ey memleketimizin yöneticileri, Ey İslam ülkelerinin yöneticileri, bu vebalin altından kalkamazsınız! İsrail hapishanelerindeki esirlerin özgürlüğü ve Gazze’nin kurtuluşu için kınama mesajları değil, askeri, ekonomik ve siyasi yaptırımlar şarttır. Burada yakın zamanda şehit düşen Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanı şehit komutan İzzeddin el-Haddad'ı (Ebu Suheyb) ve şehit komutan Muhammed Avde'yi (Ebu Ömer) Zikretmeden geçemeyeceğiz..şehadetler tebrik ediyoruz….Özellikle de Şuna inanıyoruz ki biz Hz. Adem'in oğlu Habil'den kıyamete kadar şehit vererek bu davanın büyüdüğüne şeytana ve yandaşlarına karşı galip geldiğine ve galip geleceğine inanıyoruz. bu şehitler davamızın kökleşmesini sağlayacaktır. Filistin'in Mescid-i Aksa'nın özgürlük yolunun aydınlığı olacaktır” dedi.
SUMUD FİLOSU VE YARDIM ÇIĞLIĞI
Bekir Tekkaymaz, konuşmasını şu sözlere devam ettirdi: “Yaklaşık 15 asır önce Mekke cahiliye müşriklerinin Hz Muhammed'e iman eden Müslümanlara uygulamış olduğu üç yıllık ablukayı kırmak için harekete geçen müşrik oldukları halde vicdan sahibi cesur yürekli Hişam bin Amr, Mutim bin Adiy, Zübeyr bin Ümeyye’ler Müslümanlara uygulanan ablukanun kaldırılmasına sağlamıştı. Selam olsun. onlar ki Hz Muhammed aleyhisselam'a üç yıl boyunca abluka uygulayan kendi dindaşlarına karşı durup “bu insanlık değildir. bunlar da bizim insanımız ailemizdir diyen Mekkeli o cesur yüreklilerin zamanımızdaki temsilcilerine Thiago Ávila ve arkadaşları başta olmak üzere tüm SUMUD gönüllülerine selam olsun. Gazze’deki ablukayı kırmak, Bir nefes özgürlük ve adaleti, bir yudum su ve bir lokma ekmeği kardeşlerine ulaştırmak için yola çıkan Sumud Filosu gönüllüleri, uluslararası sularda Sapkın siyonist israil eşkıyasının elini kolunu sallaya sallaya tüm dünyanın önünde saldırıya uğramış, şiddet ve tacize maruz kalmıştır. İnsani yardımı bile kurşunla karşılayan bir zalime karşı hala "diplomasi" beklemek, körlüktür, ihanettir. Sumud Filosu gönüllülerine uygulanan şiddet ve tacizler, Siyonizmin sadece Filistinlilerle değil, özgür ve adil bir dünya sevdalısı yüreklerle kısacası tüm insanlıkla savaş halinde olduğunun kanıtıdır. Mavi Marmara’da dökülen kan neyse, bugün Sumud Filosu’na gösterilen şiddet, tecavüzler ve tahammülsüzlükler de aynı zihniyetin ürünüdür. Kudüs davasını ve Siyonizm’i dünyaya öğreten Merhum Erbakan'ın "İsrail bir devlet değil, organize bir terör yapısıdır!" Sözleri tüm Müslümanların insanlığın ve Müslümanların başında yönetici olanların kulaklarında çınlaması gerekmektedir.”

UTANÇ KALELERİ: İNCİRLİK VE KÜRECİK
Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şube Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Tekkaymaz, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Buradan ülkemiz yöneticilerine ve tüm İslam dünyasına sesleniyoruz: Bir yandan İsrail’i kınayıp diğer yandan Siyonizm’in emellerine hizmet eden stratejik mekanizmalara izin vermek en büyük ihanettir, kandırmacadır ve tutarsızlıktır. İncirlik Üssü’nün kapıları hala açık dururken, Kürecik Radar Üssü’nden alınan bilgiler Siyonist katillerin güvenliğini sağlamaya devam ederken, Söylenen hiçbir sözün samimiyeti yoktur! Bu üslerin varlığı, bu toprakların evlatları için büyük bir utanç ve İslam coğrafyası için devasa bir tahribattır. Bu "Siyonist Yahudi’yi koruma kalkanı olma sevdasından derhal vaz geçilmelidir. Bu Biz Milli Görüşçülerin asla kabul edemeyeceği bir hıyanettir. Ve geçtiğimiz günlerde Dışişleri bakanımızın “israil soykırımdan ve savaştan zulümden vazgeçerse onunla diplomatik ve ticari ilişkilerimizi normalleştirebiliriz” diyerek talihsiz bir açıklamada bulunmuştur. "Zalimle müzakere edilmez, mücadele edilir!" Diye kulaklarımızda sesleri yankılanan Erbakan hocamızdan hiç mi ders almadınız. Şu bilinsin ki İsrail İslam coğrafyasının ortasında habis bir urdur ve sökülüp atılmadıkça bu coğrafyaya huzur gelmeyecektir. Rabbimizin ayet-i kerimelerinde buyurduğu gibi “İnsanlar içinde müminlere en şiddetli düşmanlık besleyenlerin Yahudiler ve Allah’a şirk koşanların olduğunu görürsün.” asla dost olunmayacak hatta anlaşmaya yanaşmayacak olan topluluk Yahudiler olduğu halde hala onlarla işbirliğine devam etmenin bahanelerini arama utancını İslam alemi ne zamana kadar yaşayacaktır. Bizler, haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı şeref sayan bir hareketin mensuplarıyız. Buradan sorumluluk sahibi olan yöneticilerimiz başta olmak üzere tüm müslümanlar ve İslam ülkeleri yöneticilerini somut adımlar atmaya davet ediyoruz: İncirlik ve Kürecik üslerine el konulup derhal Siyonist emperyalistlere hizmeti kesilmelidir. . İsrail ile tüm ticari ve diplomatik ilişkiler, istisnasız bir şekilde kesilmelidir. Filistin, Hamas ve Gazze bir bütündür ayrı tutulamaz. Garantör ülkeler derhal sorumluluklarını yerine getirmelidir. "Zulüm ebedi olamaz. Kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır." Bizler Milli Görüşçü Kuruluşlar olarak; Filistin özgür olana, Mescid-i Aksa prangalarından kurtulana kadar susmayacağız, durmayacağız ve bu zulmü normalleştirmeyeceğiz! Zafer inananlarındır ve zafer yakındır! Yaşasın Özgür Filistin! Kahrolsun Küresel Siyonizm ve Onun İşbirlikçileri! Zafer, inananlarındır ve zafer yakındır.”
Kaynak:Muharrem Dursun





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.