Mevsimlik sömürü!

Mevsimlik sömürü!

Önceki yıllarda Güneydoğu Anadolu illerinden gelen mevsimlik işçiler yerini Suriyeli mültecilere bıraktı. Hüyük Ziraat Odası Başkanı Hürriyet Şahin, "Bazı kötü niyetli işverenler, tarlalarda çalıştırdığı mültecilerin ücretini vermiyor" dedi

Yaşadığı yerlerdeki ekonomik şartlar ve işsizlik dolayısıyla, başka bölgelere göçen mevsimlik işçilerin çektiği sıkıntılar devam ediyor. Günlük 15-20 lira gibi düşük ücretlere çalışan mevsimlik işçilerin Konya Ovası'ndaki sayıları ise  binlerle ifade ediliyor. Geçtiğimiz dönemlerde sıklıkla Doğu Anadolu illerinden gelen mevsimlik işçiler, yerini Suriye'den gelen işçilere bıraktı. Ülkesindeki iş savaştan kaçan Suriyeli mülteciler çok düşük ücretler karşılığında tarlalarda çalıştırılıyor. Çoğu işçinin emeğinin karşılığı dahi verilmiyor. Karapınar, Çumra, Hüyük, Beyşehir gibi ilçelerdeki tarlalarda yoğun olarak çalışan mevsimlik işçiler, sosyal güvence istiyor. Mevsimlik işçilerin arasında 13-14 yaşlarında çocuklar da bulunuyor. Mevsimlik işçiler tarım sektörünün yanında inşaatlarda da ter döküyor. Suriye'den gelen mülteciler inşaat sektöründe de sıklıkla görülüyor. Tarlalara kurulan çadırlarda veya konteynerlerde yaşamlarını sürdürmeye çalışan mevsimlik işçilerin tek isteği devlet  tarafından sosyal güvence altına girmek.

DİL SORUNU EN BÜYÜK SIKINTI

Özellikle ilçelerde Arapça bilen kişi sayısının yok denecek kadar az olmasından dolayı Suriye'den gelen işçilerin en büyük sıkıntısının dil sorunu olduğunu ifade eden Hüyük Ziraat Odası Başkanı Hürriyet Şahin, "İlçemizde şu anda yaklaşık 125 tane mevsimlik işçi bulunmakta. Bu işçilerin büyük bir çoğunluğunu Suriye'den gelen mülteciler oluşturuyor. İlçemize bağlı Kıreli Mahalllesi'nde bu işçiler konaklıyor. Buralara kurulan çadırlarda yatıp kalkıyorlar. Tarlada işi olan geliyor buraya 15-20 tane işçiyi topluyor ve böylelikle tarladaki işini görüyor. Kimileri düşük ücretle kimileri ise hak ettiği yevmiyesini işçiye veriyor. Zor şartlar altında yaşıyorlar. Suriyeli mültecilerin bir kısmı Mart ayında gelmişlerdi. O dönemde havalar da soğuk olunca, ısınma konusunda sıkıntı çekiyorlardı. Ancak şimdi havaların biraz olsun düzelmesiyle onlar da rahat bir nefes aldı. İlçedeki bazı STK'lar yardım etse de, devlet yardımı olmadıkça geçici çözümlerden öteye gidilmiyor" ifadelerini kullandı.

İŞVERENİN PARASI İŞÇİYE GİTMİYOR

Suriyeli mültecilerin dil bilmediğinden, tarlada işverenin bu mültecileri getirenle iletişim kurduğunu kaydeden Şahin, "Mevsimlik işçiler önceden Şanlıurfa gibi Doğu Anadolu illerinden geliyordu. Ancak şimdi bu bölgeden gelenlerin sayısı azaldı. Onların yerine Suriyeli mülteciler gelmeye başladı. Suriyeli mülteciler dil bilmediğinden işveren direk bu işçilerle muhatap olmaz. Onları getiren, yani bizim tabirimizle 'çavuş' dediğimiz kişilerle muhatap olur. İşçilerin parasını da bu çavuşlara verir. Çavuş kendi payını alır, kalanını işçilere dağıtır. Tabi burada bazıları kötü niyetli olabiliyor. Mevsimlik işçilerin Suriyeli olduğundan dolayı parasının verilmediği gibi söylentiler kulağımıza geliyor. Bunların yaşanmaması lazım. İşçi kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, hakkının verilmesi gerekiyor" diye konuştu.

İŞ KANUNU'NDA YERLERİ YOK

Mevsimlik işçilerin Türkiye'de başlı başına bir sorun oluşturduğunu ve Suriyeli mültecilerin tarlalarda çalıştırılmasıyla daha büyük bir sorun haline geldiğini dile getiren Şahin, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Mevsimlik işçiler İş Kanunu kapsamında değil. Yani resmi olarak bu kişiler çalışıyor olarak görülmüyor. Dolayısıyla da bir güvenceleri yok. İşveren 10 gün işçileri çalıştırsa, 10 gün sonunda paranızı vereceğim dese ve vermese kimse kalkıp bir şey diyemez. Tamamen işverenin vicdanına kalmış bir durum söz konusu. Mevsimlik işçilerin yevmiyeleri geç veriliyor veya hiç verilmiyor. Sağılıksız koşullar altında iş güvenliğinden son derece uzak şartlar altında çalıştırılıyor. Kamyon kasalarında istif halinde tarlalara götürülüyor. Geçtiğimiz günlerde ben de tarlamda Suriyeli işçi çalıştırdım ama aynı gün ücretini verdim. Çünkü zaten bu işçiler zor şartlar altında çalışıyor. Bir de parası verilmediği zaman aç yatıyorlar. Mevsimlik işçilerin akıbeti tamamen işverenin ellerine verilmemesi lazım. Devlet tarafından bu işçiler tanınıp, sosyal güvence altına alınması lazım. Bunun dışında kalıcı bir çözüm yok."

BERKHAN PARLAK merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.