Medya ahlaklı olmalı

Medya ahlaklı olmalı
Televizyonun içeriğiyle toplumun ahlakını büyük ölçüde zedelediğini söyleyen Fırat Üniversitesi Araştrma Görevlisi Önder Bilgin, medyanın kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini bildirdi
Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin düzenlediği ‘Modern Çağda Ahlak’ konulu sempozyum, dün yapılan oturumlarla son buldu. Sempozyumun öğleden önceki oturumunda Ahlak’a Çeşitli Yaklaşımlar konusu ele alındı. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş’ın başkanlığındaki ilk oturumda sırasıyla Fırat Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Önder Bilgin, Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın, İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Suphi Erdem ve Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naim Şahin sunumlarını yaptı.
TELEVİZYON, KENDİSİNE ÇEKİDÜZEN VERMELİ
‘Geleneksel Ahlak ya da Ahlaki Geleneklerden Dizi Ahlakına: Ahlakı Hak Saklasın’ başlığıyla bir sunum yapan Fırat Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Önder Bilgin, özellikle 1968 yılından sonra hayatımıza giren televizyonun toplumun ahlaki değerlerini yıkmada öncülük ettiğini söyledi. Türk kültüründe geleneğin anlamının sünnet olduğunu ifade eden Önder Bilgin, “Son dönemde geleneksel ahlaktan dizi ahlakına geçtik. Türk modernleşmesi televizyon ile başladı. 1968 öncesi ve sonrasını iyi düşünmek lazım. 1968 öncesinde gaz lambasının ışığında oturulur, bir şeyler tartışılır, doğru-yanlış bir şeyler yapılırdı. Ama şimdi sadece televizyon izliyoruz. Seyredilen bir hayat, ahlakı dışlar. Günlük ortalama 4 saat izleme oranıyla televizyon izlemede dünya birincisiyiz. Görsel medyanın tutsağıyız. Seyrettiğimiz bir hayatın seyrine dalıyoruz. Yapılan bir araştırmaya göre kitap, dergi okuma oranımız yüzde 4, gazete okuma oranımız yüzde 12, televizyon izleme oranımız ise yüzde 94’tür. Yaklaşık 40 yıldır geleneği ıskaladık. Sadece seyrettik, insanlarla, doğayla olan ilişkilerimizi öteledik. Bu durumdan kurtulmak için görsel medyayı tamamen kapatın diyemeyeceğimiz için, medyanın kendisine çekidüzen vermesi gerektiğini ifade etmekteyiz. Bugün biz ahlaka sığınacakken, ahlak kendisine sığınacak bir liman aramaktadır” dedi.
EVRENSEL AHLAK ANLAYIŞI HZ. MEVLANA’DA
‘Mevlana’nın Ahlak Anlayışının Günümüz Yansımaları’ konusunu ele alan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Naim Şahin ise, Hz. Mevlana’nın ahlak anlayışının tüm insanlık için büyük bir önem arz ettiğini, bu nedenle Hz. Mevlana’nın evrenselleştiğini ifade etti. İnsanların tarih boyunca zaman zaman ahlaki çözülmeler yaşadıklarını ve toplumun dinamikleri denilebilecek kişilerin bu gidişe son vermek için büyük çaba harcadıklarını dile getiren Doç. Dr. Naim Şahin, “Hz. Mevlana da, döneminde yaşanan ahlaki sorunların çözümü için çalışmıştır. Fakat onun bu çalışması derinlemesine olduğu için sadece o döneme değil, günümüze dahi etki etmekte, bir çok konuda bize ışık tutmaktadır. Kuran’ı Kerim üzerine temellendirdiği Mesnevi kitabı başta olmak üzere bütün eserlerinde toplumsal ahlakı korumayı ve canlı tutmayı hedef edinmiştir. Onun eserleri ve felsefesi günümüzde de halen saygı görmektedir” diye konuştu. Hz. Mevlana’nın sistemini sevgi, hoşgörü, ahlak, bilgelik gibi insanlık için vazgeçilmez olan değerler üzerine kurduğunu dile getiren Doç. Dr. Naim Şahin, Hz. Mevlana’nın ahlaki alandaki görüşlerinin sadece bir topluma değil, tüm insanlığa yönelik olduğunu kaydetti. İnsanın mutluluğa ulaşmasını ruhani yolda ilerlemeye bağlayan Mevlana’nın insan için en güzel erdemi insan olduğunun bilincinde olması olarak açıkladığını dile getiren Şahin, “Mevlana, insan nefsinin hem iyiliğe hem de kötülüğe istidaplı olduğunu belirtmiş, eğitimsizlik ya da yanlış eğitim sonucu ahlaki yozlaşmanın meydana geldiğini bildirmiştir. Bu durum günümüzde de devam etmektedir. Ahlaki açıdan yozlaşma, bilgi açığından ve verilen bilgilerin yanlış veya eksik olmasından kaynaklanmaktadır” diye konuştu.
AHLAK İNSANI MUTLU ETMEYİ AMAÇLAR
Seküler Ahlakın İmkanı konusunda değerlendirme yapan Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın, ahlakın insanı mutlu etmeyi amaçladığını ifade etti. Din ahlakın kaynağı mıdır? sorusunun hep yanıt aradığını söyleyen Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın, “Sekülarizm, dini ahlakın kurallarını ortadan kaldırmayı, insanı sadece dünyaya yönlendirmeyi hedefliyor. Seküler ahlak imkansızdır. Cenneti dünyada yaşamayı hedefler. Böyle bir şey de mümkün değildir” dedi.
VAHŞİ KAPİTALİZM AHLAKI BOZAR
İnönü Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Hüseyin Suphi Erdem de, ‘Ahlaki Yükümlülük Bağlamında Pragmatik Etik ve Kant’ın Etiğinin Eleştirisi ve Alternatif Bir Çözümleme Girişimi’ adlı sunumunu yaptı. Ahlakın insani ve toplumsal olmak üzere iki boyutunun olduğunu söyleyen Doç. Dr. Suphi Erdem, hangi açıdan bakılırsa bakılsın temelde vahşi kapitalizmin insanın ahlakını bozduğu sonucuna ulaşılacağını ifade etti. Doç. Dr. Erdem, tüm insanlığı ele alan ve metafizikle bağlantı kuran bir ahlak anlayışına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.
RASİM ATALAY
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.