Mazeretim var asabiyim ben! Antidepresan kullanımı patladı
Antidepresan kullanımı her yıl bir önceki yıla kıyasla kaygı verici bir hızla artmaya devam ediyor. Antidepresan kullanımı; 2014’ten 2024’e 39 milyon kutudan 65 milyon kutuya yükseldi.
Ekonomik kriz, işsizlik, gelecek kaygısı, göç, afetler, kayıplar ve gündelik hayatın ağırlaşan yüküyle yardım arayışı sürüyor. İnsanlar tarafından en hızlı çözüm olarak görülen antidepresanlar sık sık tercih ediliyor. Konuyla ilgili Merhaba Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Sema Kavak, antidepresanların sadece depresyon tedavisinde kullanılmadığını belirtti.
‘TERAPİYE ZAMAN AYIRAMAYANLAR İLACA YÖNELİYOR’
Kavak, “Beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzelterek bireyin yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen geniş bir tedavi yelpazesine sahip ilaçlardır. Genel yaygın kullanım alanları sürekli düşük, çökkün bir ruh hali ile hayattan keyif alamama, yaygın kaygı bozukluğu, sosyal fobi, panik bozukluklarda, tekrarlayan takıntılı davranışlarda, travma sonrası gelişen stresle baş etmede ve kronik ağrılarda fibromiyalji tedavilerinde kullanılmaktadır. Hastaların bu ilaçları tercih etmekteki en temel nedenleri, yaşadıkları ve hissettiklerinden rahatsız olmaları ve bu durumdan kurtulma isteğidir. Ancak antidepresanlar doktor tarafından uygun görülüp reçete edildiği zaman kullanılmaya başlanılmalıdır. İlaç ile bozulan rutinleri ile kaybolan işlevselliklerini geri kazanmak, baş etmede güçlük yaşadıkları ruhsal acılarını dindirmek ve özetle biyolojik bir hastalığı tedavi etmek amacıyla tercih edilse de bu kadar sık ve ilk başvuru nedeni ekonomik olması ve tedavinin psikoterapi sürecinden daha kısa olmasıdır. Ayrıca yoğun iş hayatı ya da yaşam mücadelesi içinde terapiye ayrılacak zamanın olmaması da önemli bir unsurdur” diye konuştu.

ANTİDEPRESANLAR BEYNİ NASIL ETKİLİYOR?
Kavak, “Antidepresanlar beyninizdeki serotonin, dopamin gibi kimyasal nörotransmiterleri dengeler ve çökkünlük hissinin dengeye gelmesini sağlayarak, baş etme becerilerinin devreye sokulmasını sağlar ve sonuçta kişi psikolojik olarak esneklik kazanır. Günlük hayatta kişiyi etkileyen olaylar karşısında sağlıklı tepkiler verebilir hale gelmesini sağlar” ifadelerini kullandı.
‘KUSURSUZ HAYAT ALGISINA DİKKAT’
Sosyal medyanın özendirici özelliğinin antidepresan kullanımını tetiklediğini dile getiren Sema Kavak, şunları söyledi: “Modern yaşam koşulları, sosyal medya ve dijital kanallar hem iyi hem de kötü yanları ile yine karşımıza burada da çıkmaktadır. Özellikle reçetesiz, bilinçsiz ve kontrolsüz antidepresan kullanımların artmasına neden olmaktadır. Kişisel deneyimlerin paylaşılması burada tetikleyici rol oynamaktadır. Sosyal medyada izlenilen çoğu şeyin özellikle kusursuz hayat imajlarının, kendi hayatlarındaki eksiklikleri daha da gün yüzüne çıkarması ile kıyaslama ve yetersizlik hissi baş etmesi gereken yeni bir gündem konusu oluyor. Ayrıca geçirilen sürenin uzaması ve özellikle uyku saatlerinde mavi ışığa maruz kalınması, kişinin yalnız kalma süresinin uzaması da depresyon için kaynak oluşturmakta. Bunlara ek olarak, modern yaşamın koşturmacası, stres faktörleri, ekonomik koşullar ve hobilere ayrılacak zamanın, paranın yetersizliği de antidepresan kullanımı için temel oluştururken, yaygın kullanımı, kişisel deneyimler ile normalleşen bir tedavi süreci de toplumsal duyarlılık ve farkındalık artışına neden oluyor. Böylece kişi rahatlıkla bu tedaviyi alabilir ve herkesle paylaşabilir noktasına getirebiliyor.”

KAVAK: ANTİDEPRESANLAR BAĞIMLILIK YAPMAZ
Uzman Psikolog Sema Kavak, açıklamasını şu şekilde tamamladı: “Prospektüs ve kişisel deneyimlerden elde edilen verilere dayanarak, tedavinin ilk birkaç haftasında uyku hali veya hafif sersemlik hissi, aşırı iştah ya da iştahsızlık gibi geçici yan etkilerin görülebildiği ancak tedavi sürecinde bunların yok olduğu belirtilmektedir. Tedavi ile odaklanmanın arttığı, enerjide artış olduğu, rutinlere dönme isteği ya da dönmeye başlanıldığı, sosyalleşmenin başladığı görülür. Antidepresanlar kesinlikle bağımlılık yapmaz ama antidepresan ile gelen rahatlama hissine bir bağımlılık oluşur ve bu nedenle kişi antidepresan ile sağlanan konfordan çıkmak istemeyebilir ki aslında bu konfora bağımlılık söz konusu olabiliyor.”
Kaynak:Muharrem Dursun





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.