Makina Mühendisleri Odası: Asansör Kazasını Aydınlatmada Bakım Kayıtları Önemli

Makina Mühendisleri Odası: Asansör Kazasını Aydınlatmada Bakım Kayıtları Önemli

Makina Mühendisleri Odası(TMMOB ), aşırı-yoğun çalışmanın işçileri ve iş ekipmanlarını yorduğunu belirterek, bunun yanında periyodik kontrollerin azalmasının da tehlikeyi artırdığına işaret etti. Oda yönetimi, 10 kişinin öldüğü...

Makina Mühendisleri Odası(TMMOB ), aşırı-yoğun çalışmanın işçileri ve iş ekipmanlarını yorduğunu belirterek, bunun yanında periyodik kontrollerin azalmasının da tehlikeyi artırdığına işaret etti. Oda yönetimi, 10 kişinin öldüğü asansör kazasının aydınlatılmasında bakım kayıtlarının da rol oynayacağını, ancak bu kayıtlara ulaşmada süre uzarsa gerçek kayıtlara ulaşma olasılığının azalabileceğini kamuoyunun dikkatine sundu.

Mecidiyeköy’de yaşanan asansör faciasındaki gelişmeler üzerine değerlendirme yapan Makina Mühendisleri Odası, işyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin kuralların (sağlık raporu alınması, eğitim, mesleki eğitim, araç ve gereçlerin sağlanması, risk analizi, acil durum planı hazırlanması vb.) çok geniş bir mevzuat içerisinde yer aldığını ve bunların tamamının kağıt üzerinde kaldığına bildirdi. Son kazayı da ilgilendiren ekipmanların bakım-onarım-kontrollerine ilişkin hususlar ‘İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’nde belirtildiğini kaydeden Oda, söz konusu yönetmelik çerçevesinde bu tür ekipmanların, günlük, haftalık, aylık, üç aylık ve benzeri düzenli aralıklarla muayenelerinin yapılması ve tüm bakım ve onarımların kayıt altına alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca iş ekipmanlarının çalışmaya başlamadan önce operatörleri tarafından kontrollere tabi tutulmalarının sağlanması gerektiği ne de işaret edildi. Kaldırma araçlarının periyodik kontrolleri en geç üç ayda bir kez yapılırken, bu periyod Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca 25.04.2013 tarihli yönetmelikle bir yıla kadar uzatıldığını; ancak TMMOB Makina Mühendisleri Odası’nın bu tür ekipmanların periyodik kontrolünü yine en geç üç ayda bir yapmaya devam ettiğine dikkat çekildi.

"ASANSÖR BAKIMCILARI KAZA ANINDA YOKTU"

Fakat kazanın meydana geldiği inşaat vinçlerinin günlük, haftalık, aylık bakımlarının sağlıklı olarak yerine getirilip getirilmediği bilgileri dâhilinde olmadığını kaydeden Makina Mühendisleri Odası açıklaması şöyle sürdü:

"Söz konusu vinçleri kuran firma ise şantiyede çalışma saatleri içerisinde iki bakımcının bulunduğunu, kazanın çalışma saatleri içerisinde meydana gelmediğini, bu nedenle kaza anında şantiyede firma bakımcılarının bulunmadığını belirtmiştir. Sahada vinçlerin bakımı için sürekli olarak iki kişinin bulundurulmasına gerek duyulması, günlük, haftalık, aylık, üç aylık periyodik kontrollere rağmen vinçlerin her an arıza yapabileceğini ve vinçlerin sürekli olarak kontrol altında bulunması gerekliliğini göstermektedir. Kazanın aydınlatılmasında bakım kayıtları da rol oynayacaktır, ancak bu kayıtlara ulaşmada süre uzarsa gerçek kayıtlara ulaşma olasılığının azalabileceği kamuoyunca gözetilmelidir."

"NEOLİBERAL DÜZENLEMELER EMEK VE MÜHENDİSLİĞİN ALEYHİNE"

TMMOB Makina Mühendisleri Odası diğer yandan çalışma yaşamıyla ilgili neoliberal düzenlemelerin emeğin ve mühendisliğin aleyhine işlediğini hatırlattı. Serbestleştirme, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek istihdam politikaları, çalışma koşullarının ağır oluşu, kadın, genç, çocuk emeği sömürüsü ve kayıt dışı istihdam, iş kazaları ve meslek hastalıklarının artmasına neden olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “İş Yasası, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası, Devlet Memurları Yasası, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası başta olmak üzere yapılan düzenlemeler sonucu, iş-sağlık-sosyal güvence bütünlüğü parçalanmıştır. Üretim sürecinde gerçekleşen yeni liberal dönüşümler sonucu, işçi sınıfı ve bütün çalışanlar esnek üretim ve esnek, güvencesiz, taşeron istihdam biçimleri altında yoğun bir sömürüye tabi tutulmaktadır. Sanayinin esnek üretim ve esnek istihdam temelinde yeniden örgütlenmesi, işçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarına da yansımış ve bu alan da piyasanın acımasız koşullarına terk edilmiştir. İş güvenliği mühendisliği ve işyeri hekimliği uygulamaları daha yerleşmeden geriletilmiş, dizginsiz piyasacılığın gereksinimlerine göre düzenlenmiştir.” tespiti aktarıldı.

“NE YAZIK Kİ İŞ CİNAYETLERİ SÜRECEK”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını yöneten kadrolar ve Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarın son 10 yıldır uyguladıkları politikaların on binlerce çalışanın ölümüne, on binlercesinin sakat kalmasına yol açtığına işaret eden Oda, bu politikaların uygulanmasına devam edildiği takdirde ölümlerin de ne yazık ki artarak süreceği konuşunda uyardı.

Makina Mühendisleri Odası iş kazalarının (cinayetlerinin) önlenebilmesi için önerilerin ise şöyle sıraladı:

Yanlış politikalardan vazgeçilmeli, politika-mevzuat-uygulamalar, konunun tarafı olan sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB ile birlikte kamusal bir çerçevede belirlenmeli ve uygulamaların denetiminde bu kuruluşlara da görev verilmelidir.

Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi’ndeki temsiliyet “kamu” ağırlıklı olmaktan çıkartılmalı, sendika, demokratik kitle örgütü, meslek örgütü ağırlıklı hale getirilmeli, Konseyin aldığı kararların uygulanması zorunlu hale getirilmelidir.

İş Ekipmanlarının periyodik kontrolleri artırılmalı ve kamusal denetim ivedilikle benimsenmelidir.

İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması yalnızca iş güvenliği uzmanlarının çalışmaları ile sağlanamaz, konunun bilimsel açıdan bütün taraflarının ekip çalışması ile mümkün olur. Bunun yanında iş güvenliği uzmanlarına ilişkin son 10 yılda en az 10 kez değişikliğe uğrayan mevzuat yap-boz alanı olmaktan çıkarılmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin kararlar, uygulama ve denetim mekanizması, yukarıda saydığımız kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulacak kurul tarafından kamusal denetim olarak yerine getirilmelidir.

İşyerlerinde oluşturulan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarında temsiliyet işçi ağırlıklı hale getirilmelidir.

İşyeri denetimleri daha sık yapılmalı, denetimlerde maden, inşaat, metal sektörlerine ağırlık verilmelidir.

Eksikleri bulunan işyerlerine verilmesi gereken cezalar derhal uygulanmalı, kesinlikle ertelenmemelidir.

Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamındaki işçi eğitimleri formalite olmaktan çıkarılmalıdır.

“Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları ile Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik” gereğince, yapı işleri şantiye şeflerinin iş güvenliği uzmanı olması zorunludur, ancak bu hüküm altı yıl sonra 2020 yılında yürürlüğe girecektir. Bu hüküm değiştirilerek şantiye şeflerinin iş güvenliği uzmanı olması zorunluluğu derhal yürürlüğe konulmalıdır.”

CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.