Mahkeme Heyeti, Radyasyonlu Arazide Keşif Yapılması Talebini Reddetti

Mahkeme Heyeti, Radyasyonlu Arazide Keşif Yapılması Talebini Reddetti

İzmir’in Gaziemir ilçesinde kurşun üreten fabrika arazisine radyasyonlu atıkların gömüldüğü iddialarına ilişkin açılan davaya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklardan sadece Yıldırım Mustafa...

İzmir’in Gaziemir ilçesinde kurşun üreten fabrika arazisine radyasyonlu atıkların gömüldüğü iddialarına ilişkin açılan davaya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklardan sadece Yıldırım Mustafa İrvana hazır bulundu. Mahkeme heyeti suçtan direk zarar gördüklerini iddia eden mahalle sakinlerin davaya katılma ve fabrika sahasında delillerin yok edilme iddiasına karşın bir an önce keşif yapılma talebini reddetti.

    Gaziemir'de, kurşun üreten fabrikanın faaliyette olduğu dönemde radyasyonlu atıklarının toprağa gömüldüğü iddialarına ilişkin 2008 yılında İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmış, mahkeme fabrika sahibi Hasan Yavaş'ı 4 yıl 2 ay hapis ve 100 gün adli para cezasına çarptırmıştı. Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararı bozarak, davanın İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde fabrika müdürü Yıldırım Mustafa İrvana'nın yargılandığı dava ile birleştirilmesini istemişti. 3. Ağır Ceza Mahkemesi, geçtiğimiz Kasım ayında bu 2 dava dosyası ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi'nin suç duyurusu üzerine açılan üçüncü davanın birleştirilmesine karar vermişti. Aynı alanla ilgili 3 ayrı dosyanın birleştirildiği davanın bugünkü duruşmasına, ‘Çevreyi kasten kirletme’ 5 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanan sanıklardan Yıldırım Mustafa İrvana ile avukatlar Selahattin Seymen, Refik Uzun, Ceyhun Yıldırım ile kendi adına asaleten, müvekkili Banu Cangı adına Av Arif Ali Cangı ve Halil Dönmez katıldı. Mahkemede savunma yapan tutuksuz sanıklardan Yıldırım Mustafa İrvana üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. Kimya mühendisi olduğunu belirten İrvana, "1987 yılında bu işletmede çalışmaya başladım. Aynı zamanda eşimden dolayı belli bir miktar da Arslan Kurşun Sanayi de ortaklığım mevcuttu. Benim çalışmam döneminde buraya her hangi bir radyasyon içeren atık atılmadı. Sonradan yasalarda yapılan değişiklik üzerine biz işletme adına geçici depolama alanı oluşturduk. Buna ilişkin lisans alındı. Atıklar da buraya atılmaya başlandı. 2005 yılında eşimden ayrıldım. Daha sonra işyerine gidip gelmemeye başladım. Söz konusu atıkların depolama alanına atıldığını biliyorum. Kesinlikle bu olayda herhangi bir görevim ve kastım yok." dedi.

    Av. Arif Ali Cangı’nın fabrikaya yurtdışından hurda kurşun ya da akü alınıp alınmadığı sorusuna İrvana, "Belirtilen tarihlerde yurtdışından bu şekilde hurda kurşun ya da akü kalıntısı alınması yasak olduğu için tamamen iç piyasadan, hurdacılardan alınıyordu. Firmanın radyasyonlu mal işlemesi söz konusu değildir. Sadece almış olduğu hurda akülerin içerisine karışan bu maddeyi işlemiş olabilir.” karşılığını verdi.

    Mahkemede uzun yıllar fabrikada çalışan işçiler de tanık olarak dinlendi. Fabrikada 1989 yılından 2007 yılına kadar elektrikçi olarak çalışan Bekir Çağlayan, oradan çıkan curufların fabrika arazisinin yukarısına atıldığını ancak içerisinde radyasyon ya da benzeri atıkların olup olmadığını bilmediğini söyledi.

    Tanık Tahir Vatansever de, 1989-2004 yılları arasında çalıştığı Aslan Kurşun İşletmesi’nde elde edilen curufların arazide bir alana depolandığını söyledi. İşletmede 38 yıl çalıştığını ifade eden Vatansever, hiçbir rahatsızlığının olmadığını, çalışan arkadaşları arasında kanser olana da rastlamadığını belirtti.

    Fabrikanın arazisinin bulunduğu mahallenin sakinlerinden Ayşe Hökerek de duruşmada müşteki olarak dinlendi. Sürekli fabrika arazisinden toz ve duman çıktığını anlatan Hökerek, arazideki toprağın sürekli bir yerden bir yere aktarıldığını, zaman zaman da duman çıkan yerlerin üzerinin kapatıldığını, sürekli bir kokunun olduğunu kaydetti.

    Sigara içmediği halde astım başlangıcı bulunduğunu da mahkemede anlatan Hökerek, sanıklardan şikayetçi olduğunu dile getirerek davaya katılma talebinde bulundu.

    Avukat Arif Ali Cangı, mahkeme heyetine bir kısım çevre sakinin davaya katılma talebi ile olay yerinde mahkemenin uzman bilirkişilerle birlikte bilimsel bir keşif yapmasını talep etti. Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından talepleri karara bağladı. Heyet, sanıklardan Ayşe Gül Yavaş Budau’nun gelecek celseye zorla getirilmesine, bir kısım mahalle sakinlerinin davaya katılma ile alanda keşif yapılma taleplerinin mevcut delil durumları nedeniyle reddine karar verildi. Duruşma kasım ayına ertelendi. CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.