Kutsal mekânda fotoğraf akımı krizi!
Son dönemde sosyal medyada yayılan bir akım, kutsal topraklara giden hacı ve umre adayları arasında da kendini göstermeye başladı. Hacı ve umre adayları sevdiklerinin isimlerini kağıtlara yazarak arkada Kâbe görünecek şekilde sevdiklerine ‘selam ve dua’ gönderiyorlar.
KUTSAL TOPRAKLARDA SOSYAL MEDYA AKIMI
Ziyaretçiler, yakınlarının isimlerini yazdıkları kâğıtları Kâbe önünde tutarak “Kâbe’den selamlar” notuyla poz veriyor, bu kareleri sosyal medya hesaplarında paylaşıyor. Görsellerde genellikle, üzerinde isim yazılı kâğıtlar, kısa notlar ya da teşekkür mesajları yer alıyor. Bazı kişiler ise adeta bir liste hâlinde hazırladıkları isimleri, bu görüntüleri tanıdıklarının hesaplarında paylaşmaları için gönderiyor. Bu tarz paylaşımlar, bazı vatandaşlar tarafından duygusal ve anlamlı bir jest olarak değerlendirilse de, birçok kişi ibadetin uhrevî atmosferine zarar verdiği görüşünde. Özellikle ibadet anlarının sosyal medya malzemesine dönüşmesi, tepki çeken konular arasında.
‘BU ÜMMET NEREYE GİDİYOR?’
Gerçek ziyaretçilerin paylaşımlarının ardından, sosyal medyada sahte görüntüler de çoğalmaya başladı. Kâbe fotoğrafı yerleştirilmiş tablolar önünde çekilen karelerin ‘gerçekmiş gibi’ paylaşılması, tepkilere neden oldu. Görsel illüzyonla oluşturulan bu sahte kareler, takipçiler arasında güven kaybına yol açtı. Manevî duyguların istismar edildiğini düşünen birçok kişi, bu tarz davranışların dinî değerlerle bağdaşmadığını dile getirdi. Dinî hassasiyeti yüksek vatandaşlar, sahte paylaşımların sahtekârlığa ve aldatmaya kapı araladığını vurguluyor. Bazı sosyal medya kullanıcıları, ‘Bu kadarı da pes artık! Allah’ın eviyle ilgili bile insanlar sahtekârlığa başvuruyor. Bu ümmet nereye gidiyor?’ sözleriyle tepkilerini gösterdi.
UMRE ADAYLARINDAN FARKLI GÖRÜŞLER
Mekke’de bulunan bazı umre adayları ise konuya farklı açılardan yaklaşıyor. Bir ziyaretçi, “Aileme, sevdiklerime dua ettim; bunu kanıtlı şekilde paylaşmak istedim. Herkese buralara gelmek nasip olmayabiliyor. Bence bu, onları mutlu edecek bir jest” sözleriyle durumu savunurken, bir başka ziyaretçi ise şu ifadeleri kullandı: “Kâbe’nin önünde bu tür şeylerin yeri olduğunu düşünmüyorum. Sonuçta burası ibadet yeri. Telefonla çok meşgul olmamak gerek. Allah’ın huzurunda, Allah’la baş başa kalmak, adeta mahşer anının provasını yaşamak gerekiyor.”
Kaynak:Mehmet Ali Nurullahoğulları





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.