Kusursuz savaşçı

Kusursuz savaşçı

Koskoca şehrin umut bağladığı bir forvet olmanın tüm ağırlığını üzerinde fazlasıyla hisseden futbolcu: Veysel Cihan

Aslında geçmişten bu yana çok gol atan bir forvet olamadı 33 yaşındaki Veysel Cihan. Ama görev adamı olmayı başardı. Rakip takımın savunmasıyla tek başına boğuşma görevi verilmişti gittiği her takımda. Başka bir futbolcu olsa sezon içerisinde en az 5 kez sakatlanırdı. Ama o sakatlanmadı kolay kolay.
Konyaspor’un son iki sezondur en büyük gol ayağı. Ancak kötü giden 2008-2009 sezonunu ilk yarında “Kurunun yanındaki yaş” olmaktan kurtulamadı.
Belki de en büyük şanssızlığıydı     Jonathan Tehoue gibi bir transfer fiyaskosuyla oynamak. Çünkü Veysel’in görevi tam anlamıyla gol atmak değil, rakip defansı parçalayıp yanındaki oyuncuya gol attırmaktı.
Ancak Veysel bu ilk yarıda iki kişilik bazen üç kişilik bazen de tüm takım olarak oynama mecburiyetinde kaldı. “Takımsal ruh” belirtilerinin taban yaptığı zamanlarda hep o vardı sahnede. Hırsıyla mücadelesiyle hem takımı hem sus pus oturan taraftarı hareketlendirmek için çırpındı.
Hırs dediğimize bakmayın, Veysel Beşiktaş’ta oynadığı dönemler dahil toplamda 2, Konyaspor’da ise sadece Gençlerbirliği maçında kırmızı kart görmüştür. Bir tanede sarı kart. Efendidir Veysel, abidir. Takımın büyük bir çoğunluğunu oluşturur yeri geldiği zaman. Süper ligdeki serüveninde en büyük şansızlığı belki de “Hagi” gibi biriyle oynamamış olmasıdır. Çünkü Hakan Şükür’ün taşıdığı tüm özellikleri taşımıştı yıllarca sırtında.
Bu sezonun ilk yarısında tamamında ilk 11’de çıktığı 14 lig maçında 4, iki kupa maçında ise 1 gol atabildi. Tek başına hem gol atmak hem de rakip savunmayla boğuşma görevini kimine göre başarıyla kimine göre ise özveriyle yerine getirdi. Ancak şu bir gerçek ki, tüm maçlarda canını dişine takıp oynayan, Konyaspor için oynayan tek futbolcu oldu.
Son dönemlerde Konyaspor’da mücadelenin diğer adını hep o oluşturdu. Çünkü takımını, işini seviyordu. Maç sonlarında verdiği röportajlarda hep ılıman konuşmalar yaptı, kaptan olarak. Daha iyi olmalıyız derken aslında daha iyi olmak için takım ruhunun yaşanılması gerektiğine dikkat çekiyordu.
Bu yıl beklenenin aksine deplasmanda büyük başarı yakalan Konyaspor’da kilidi açan futbolcu oldu Kaptan Veysel. Tek forvet oyunun tüm hünerlerini fazlasıyla sergilemeyi başardı Antalyaspor deplasmanında, Denizli beraberliğinde. Rakip savunmalar, bu ihtiyar delikanlıyı tutmak için iki kat enerji sarfetmek zorunda kaldı çoğu zaman.
Onun için ilk yarının en üzücü maçıydı belkide içerideki Trabzonspor maçı. Attığı iki güzel gole rağmen, “sol kanat” güzergahının sahipsizliği nedeniyle yenilen üç golle sahadan boynu bükük ayrılmışlardı. Trabzon, üç defa gelebilmişti Konyaspor kalesine. İlk yarının en güzel maçını oynamışlardı üstelik.
Maçın ardından Kaptan mikrofonlara, “Kazanmak için her şeyi yaptık, ama olmadı” diyordu. Aslında kazanmak için her şeyi yapan kendisi ve ona ayak uyduran birkaç futbolcuydu. Özellikle defans oyuncuları küçücük bir silkinmenin neler kazandıracağının farkında bile değillerdi.
Artık pusulalar ikinci yarıya çevrildi. Krizin her anlamda vurduğu Konyaspor’da, transfer haberlerine en çok dikkat kesilen oyuncudur Veysel Cihan. Çünkü yeterince yoruldu, formasının hakkını verdi. Yanına alınacak iyi bir forvetle ligin tozunu atacak kapasiteye fazlasıyla sahip.
Eğer ki, transfer yapılamazsa “Yalnız Savaşçı” kılıcını kuşanıp yeniden “Altı Pas” seferlerine başlayacak. South’un dediği gibi “Yenilgi, Bir Umutsuzluk Kaynağı Değil, Taze Bir Başlangıç Olmalıdır.” Konyaspor ve yegane savaşçısı Veysel Cihan için.

Haber - Yorum : Hakan ARMUTCU

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum