Kudüs yalnız değil

Kudüs yalnız değil

İsrail devletinin kurulmasına giden süreçte en önemli kilometre taşı olarak görülen Balfour Deklarasyonu’nun 100. yılında Anadolu Gençlik Derneği Konya Şubesi İngiltere ve İsrail’e tepki gösterdi

Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Mehmet Parlak ve yönetim kurulu üyeleri de düzenlenen basın toplantısı ile tepkilerini dile getirdi. Dernek adına açıklama yapan Başkan Mehmet Parlak, sözlerine “Şemdinli’deki 8 şehidimize ve hafta başında terörist İsrail tarafından şehit edilen 9 kardeşimize Allah'tan rahmet diliyoruz” diyerek başladı. İşgal rejimi Gazze sınırında Müslüman halkın direnişine ait bir tüneli füzeyle bombalayıp ardından tünele gaz sıkarak 9 mücahidimizi şehit etmiştir. Bu haberler bizim azmimizi ve gayretimizi artırmaktadır. Filistin'e, direnişe ve şehitlere selam olsun. Teörist İsrail çok yakında nasıl bir yıkılışa uğrayacağını görecektir. 2 Kasım 1917’de İngiltere Savaş Kabinesi’nde bakan olan Arthur James Balfour’un, ırkçı emperyalizmin önde gelen isimlerinden Rothschild’e bir mektup yazdığını belirten Parlak, “Balfour, Rothschild’de yazdığı mektupta, ‘Majestelerinin Hükümeti, Filistin'de Yahudiler için bir ulusal yurt kurulmasını uygun karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır.’ demiştir. Bu deklarasyon ve akabinde İngiltere’nin Filistin topraklarındaki işgali, hiç şüphesiz Müslüman Filistin topraklarında Siyonist İsrail’in kurulmasına temel teşkil etmiştir” dedi.

4-1-036.jpg

İSRAİL BAŞ BELASI

İşgal altındaki Filistin topraklarının, İngiliz Manda Yönetimi’nin teşvikiyle Yahudi yerleşimine açıldığını ifade eden Parlak, şöyle konuştu: “1922 yılında Filistin’deki Yahudi nüfusu 83 binden 467 bine çıktı. Yahudilerin elindeki arazi de 60 bin hektardan 155 bin hektara ulaştı. Filistin halkı, kendi topraklarına Siyonist Yahudilerin yerleştirilmesini kabul etmedi. 1920, 1921 ve 1929 yıllarında üç büyük direniş gösterdi.  İngiltere bu direnişleri kanlı bir şekilde bastırdı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminde İngiltere 15 Mayıs 1948’de Filistin topraklarından çekilirken, bir gün önce 14 Mayıs 1948’de Siyonist Yahudiler, İngiltere’nin yardımıyla işgal ettikleri Filistin topraklarında İsrail adında bir devlet kurduklarını ilan etmişlerdir. Hangi inançtan ya da ırktan olursa olsun kalbinde zerrece merhamet olan herkes, aklıselim sahibi olan herkes Siyonist İsrail’in insanlığın baş belası olduğunun farkındadır. Bugün 2 Kasım 2017. Balfour Deklarasyonu’nun 100. Yıldönümü. Bu deklarasyon İngiltere’nin utanç vesikasıdır.  İngiltere bu deklarasyondan ötürü öncelikle başta Filistin halkı olmak üzere bütün Ortadoğu halklarından ve bütün insanlıktan özür dilemelidir. Siyonist İsrail’in bölgeye adım adım yerleşmesine yardımcı olan, dolayısıyla İsrail’in döktüğü kana ortak olan ve Filistinlileri kendi topraklarında adeta sığınmacı pozisyonuna düşüren ve birçok Filistinlinin o toprakları terk etmesinde başrolü oynayan İngiltere, bu sorumluluğun manevi bedelini ödeyemeyecektir ancak mutlaka bunun maddi bedelini ödemelidir. Filistin halkına yıkımın bedelini tazminat olarak vermelidir.”

İSRAİL’E HAMİLİK YAPAN İNGİLTERE’DİR

“İngiltere,  100 yıl önce yaptığı bu büyük yanlıştan dönmek istiyorsa Filistin halkının haklı mücadelesine destek vermeli, Filistin devletini tanımalı, İsrail’in işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesini beyan etmelidir” diyen Parlak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşgalci İsrail’in Filistin halkının topraklarındaki varlığı bir problemdir. Filistin halkının yaşadığı dram demokrasi, insan hakları ve özgürlüklerden bahseden İngiltere’nin sorumluluğudur. Filistin sorunu çözülmeden bu coğrafyaya barış gelmez. Filistin halkı özgürlüğüne kavuşmadan bu coğrafyaya barış gelmez. Filistin halkı topraklarına kavuşmadan bu coğrafyaya barış gelmez. Balfour Deklarasyonu’nun 100. Yılında İngiltere bu utanç vesikasının yükünü omuzlarından atmalıdır. Tüm insanlığa baş belası olan Siyonist İsrail’e hamilik yapan İngiltere’dir. Filistin halkının topraklarının gasp edilmesinin hesabını önce İngiltere vermelidir. Filistin halkı yalnız değildir. Kudüs yalnız değildir. İşgal ebediyen sürmeyecektir. Zulüm ebediyen sürmeyecektir. Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”

HÂLİD ŞEN merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.