Konyalılar artık suya zam değil indirim bekliyor
Konya’da yeni yılın ilk zammı suya yapıldı. Vatandaşlar, temel ihtiyaç olan suya zam yapılmaması gerektiğini ifade etti. Zam furyası, özellikle kiracı ve düşük gelirli aileleri zorluyor.

‘BOYNUMUZ KILDAN İNCE’
Sadece suya değil, her şeye zam geldiğini dile getiren Erol Serin, zamlar konusunda devletin bu durumu uygun gördüğünü ifade ederek şu sözleri kullandı: “Sadece suya değil ki, her şeye zam geldi. Biz millet olarak hobilerimizden kısmayı bıraktık, geçinebilmek için her şeyden kısmaya başladık. Ancak şu dönemde yapacağımız bir şey yok. Mecbur sıkacağız, devletimiz böyle uygun görmüş. Bizim devletimize karşı boynumuz kıldan incedir.”

‘ZAMLAR NEREYE GİDİYOR?’
Emekli öğretmen olduğunu ifade eden Mehmet Nuri Yavuz ise zamlara artık vatandaşların alıştırıldığına vurgu yaparak şu cümleleri kaydetti: “Daha 2026 yılına yeni başladık; bu zam furyası suyla sınırlı kalmayacak, zamlar gelmeye devam edecek. Bir de işin garip tarafı, neredeyse yılda 50 defa her şeye zam geliyor ve kimsenin ruhu bile duymuyor. Vatandaşlarımız istatistikleri iyi takip etse, her şeyin farkına varacaklar; ancak zamlar sürekli geldikçe insanlar bu duruma alıştırıldı. Yıllardır hep ‘yeni yılda zam var’ söylemleriyle insanlar çaresiz bir kabullenişe mecbur bırakıldı. Zammın gelip gelmediğinin bile farkında değiller. Tamam, her seferinde zam geliyor, bunu anlıyorum ama ülkenin refahı ve geçim şartları noktasında neden bir adım ileri gidemiyoruz, bunu da anlamıyorum. Yapılan bu zamlar nereye gidiyor? Neden bu zamlara rağmen bir türlü düzelemiyoruz? Gerçekten çok garip bir durum. Ülkemizde özellikle yeni yılda kiracı olarak yaşayanların hali perişan. Bu işin sonu nasıl olacak, gerçekten bilmiyorum. Kendim için konuşacak olursam, ben emekli bir öğretmenim ve aldığım maaş belli. Allah’tan zamanında evimizi almışız. Evimiz kendimizin olmasaydı geçim koşulları çok ama çok ağır olurdu. Bu yıl özellikle gelen zam furyasıyla birlikte durum daha da ağırlaşacak. Ne yazık ki insanların bu zamlara karşı toplumsal bir tepkisinin olmaması da ayrı bir sorun. Türkiye’de her şeyi mecburen olduğu gibi kabullenmek zorunda kalıyoruz. Bence bu, toplumun bir nebze de olsa daha refah yaşayabileceği bir alan oluşturur. Ancak bunun için zamlardan rahatsız olan herkesin katılması gerekiyor. Ancak bu direnişin Anadolu’daki yerleşim yerlerinde imkânı var mı? Çok zor.”

‘SU TEMEL İHTİYAÇTIR, ZAM YAPILMAMALI’
Her şeye zam yapılsa bile en temel ihtiyaç olan suya özellikle zam yapılmaması gerektiğini söyleyen Metin Güner ise şu ifadeleri kullandı: “Konya’da insanların en fazla kullandığı ve en çok ihtiyaç duyduğu şey sudur. Her şeye zam yapılsa bile suya kati surette zam yapılmaması gerekiyor. Konya’mızda gelir düzeyi düşük olan birçok aile var. Bu nedenle su kaynağı olan bir ülkede suyun her şeyden ucuz olması gerekir. Zamların aksine, suya her yıl önlemler alınarak ciddi indirimler yapılmalıdır. Zaten Türkiye’de zam gelmeyen bir şey yok; mutlaka her ürüne bir şekilde zam geliyor. Peki, bu zamlar neden geliyor? Çünkü ülkemizde yeterli üretim yok. Üretim olmayınca dışa bağımlı hâle geliyoruz ve dışarıdan ne kadara satılıyorsa almak zorunda kalıyoruz. Onlar zam yaparsa, biz de ister istemez kendi milletimize zam yapmak zorunda kalıyoruz. Ancak su kaynaklarının bulunduğu bir ülkede bu zamların kesinlikle suya yansıtılmaması gerekiyor.”

HER YIL AYNI ZAM TABLOSU”
Yaklaşık 25 yıldır ocak ve temmuz aylarında su, elektrik ve doğal gaza mutlaka zam yapıldığını söyleyen Volkan Toklu, bunlar arasında en azından temel ihtiyaç olan suya zam yapılmaması gerektiğini ve yetkililerin bu durumu gözden geçirmesi gerektiğini ifade etti. Toklu, şunları söyledi: “25 yıldır gördüğüm kadarıyla her ocak ve temmuz ayında standart olarak suya, elektriğe ve doğal gaza mutlaka zam yapılıyor. Ancak bu durumu halk olarak ne kadar dile getirebiliyoruz ya da dile getirdiğimizde ne kadar etkili olabiliyoruz? Her şey ortada; vatandaş kazandığının bir kısmını mecburen zamlara ve vergilere ödemek zorunda kalıyor. Normalde Konya, diğer illere baktığımızda ulaşım, su ve elektrik noktasında gerçekten ucuz bir şehirdi; hâlâ da görece ucuz bir şehir. Ancak suyun temel bir ihtiyaç olmasından dolayı, bence suya zam yapılmaması gerekiyor. İnsanların durumu zaten ortada; yetkililerimizin bunları gerçekten görmesi gerekiyor.”

‘ZAMLAR ARTIK ALIŞILMIŞ BİR DURUM HÂLİNE GELDİ’
Yeni yılla birlikte zamların geleceğini herkesin bildiğini ve bunun artık alışılmış bir durum hâline geldiğini ifade eden Betül Halaç, “Maaşlar bu seviyedeyken zamların üst üste gelmesi, insanların psikolojisini gerçekten olumsuz etkiliyor.” dedi. Halaç sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı: “Yeni yıla başladık ve hemen her şeye zam geldi. Suya zam yapıldı, benzine de zam gelmişti. Zaten her şeye tek tek zam geleceğini bekliyorduk. Ancak şu anda ülkemizde yaşayan, özellikle asgari ücretli ve emekli vatandaşlar için durum çok zor. Hele bir de bu vatandaşlar kirada oturuyorsa, gerçekten daha da zorlaşıyor. Alınan maaşlar ortadayken zamların peş peşe geleceğini bilmek, bizlerin psikolojisini ciddi anlamda bozmaya yetiyor.”
Kaynak:Ali Kaan Kurşun





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.