Konyalı giyinmeyi yeni öğrendi

Konyalı giyinmeyi yeni öğrendi

İlkokul sonrası başladığı terzilik hayatına Terziler İşhanı’ndaki mütevazi dükkanında devam eden Konya Terziler ve Konfeksiyoncular Odası Başkanı Aziz Güleç, “İstanbul’da giyim kültürü çok ilerideydi. Bu kültür Konya’ya yeni yeni geliyor” dedi

19 yıldır Konya Terziler ve Konfeksiyoncular Odası başkanlığı görevini yürüten terzi Aziz Güleç (67) mesleğinin duayenlerinden.  İlkokul sonrasında mesleğe adımını atan Güleç, Terziler İşhanı’nda mesleğini icra etmeye devam ediyor. Mesleğini icra eden Güleç, Oda’daki görevlerini de yoğun mesaisine rağmen devam ettiriyor. Haftada 1 gününü oda üyelerine ayıran Güleç, terzi ve konfeksiyoncuları gezerek sorunlarını dinliyor. 3 kız bir oğlan 9 da torunu bulunan Güleç, Terziler İşhanı’nda takım, pardesü, pantolon dikiyor.

img_7472.jpg

KONYA GİYİM KÜLTÜRÜ YENİ GELİŞİYOR

“Yanımda en az elli kişi yetişti. Bunlardan mesleği devam ettirenler oldu, başka işlere geçenler oldu. Güzel meslek, elhamdülillah bir sıkıntımız borcumuz olmadı. Helalinden kazandık” diyen Güleç, mesleğine ilkokul sonrasında başladığını şöyle anlatıyor: “İlkokul eğitimi sonrası bir dönem gazete satıcılığı işi ile uğraştım. Ustamın ‘Gel seni sanatkar yapalım’ demesi sonrası mesleğe başladım. Ustam Yusuf Arısoy’un, Fransa’ya kursa gitmesi nedeniyle beni de İstanbul’a götürdü. Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi karşısında terzi Talat Tekbaş’ın yanında işe başladım. Orada 4 yıl çalıştım. İstanbul benim için çok faydalı oldu. Orada müşteriye nasıl davranılacağını, giyim kültürünü öğrendim. İstanbul’da giyim kültürü çok ilerilerdeydi. Şimdi Konya’ya bu kültür yeni yeni geliyor” dedi.

img_7525.jpg

BÜROKRATLÜR GİYİMİNE DİKKAT ETMİYOR

Mesleğinin İstanbul evresinden sonra askerlik görevini yaptığını ifade eden Güleç, konuşmasına şöyle devam etti: “Askerliğim de terzi olduğum için çok rahattı. Tüm komutanlara elbise diktim. 24 ay askerliğimiz 15 ayında sivil giyindim. Askerlik sonrası 10 sene Selçuk Oteli altında bir dükkanımız vardı, orada 5-6 kişi ile çalıştık. Yanımızda çalıştırdığımız adam sayısı 20 kişiyi buluyordu. İş yetiştiremiyorduk. Vatandaş konfeksiyon yokken mecburen diktiriyordu.

Kalite isteyenler, boyu kısa, uzun olanlar, şişman olanlar mecburen terzilere diktiriyor. Bazı insanlar da hazır giyemiyor. Şimdi de senede 8-10 takım diktiren müşterilerimiz var. Bazı bürokratlar giyimine hiç dikkat etmiyor. Hazır konfeksiyon giyindikleri için bir bakıyorsun kolu 5 santim uzun ceket giyiyor. Son dönemde Fransız ve İtalyan kesimlerin gelmesi ile kalite beraz daha arttı. Ben bu kesimleri daha güzel buluyorum. Yeni nesil genelde dar kesimi tercih ediyor.”

img_7470.jpg

RAMAZAN’DA SAHURA KADAR ÇALIŞIRDIK

Ramazan ve Kurban Bayramlarında bayrama 5-6 ay kala artık iş almadıklarını hatırlatan Güleç, konuşmasına şöyle devam etti: “Bayrama 300-400 takım iş birikirdi. Ramazan’da sahura kadar mutlaka çalışırdık. Saat 10-11 gibi işe başlardık. İftar, teravih, Pazar günleri dahil çalışırdık. O kadar yoğun çalışmada oruç olduğumuzu unutur, acıkmazdık. Ne kadar yoğun olursak olalım Konyaspor maçlarını kaçırmazdık. Yoğunluktan para almaktan usanırdık. Eski bereket kalmadı. Şimdi bayram yoğunluğu olmuyor, iki takımla anca bitiriyoruz. Güzel bir adetimiz vardı. Bayram sabahı ilk işimiz ustamızın elini öpmeye giderdik. Dükkün kendimizin değilse dükün sahibimizi ziyarete giderdik. Bayrama 2 gün kala hatırı sayılır bir müşterim geldi bayrama takım istedi. Elimiz dolu olduğu için fiyatı 100 ise 200 dedim gitsin diye ama kabul etti. Söz verdim arefeye yetiştirdim. Ama o fazla para yüzünden 4 bayram içim rahat uyuyamadım. Sonra gittim o adama zorla parayı iade ettim. Şimdiki terzilerin yanında çırakları yok, tek çalışıyorlar. Yeni terziler yetişmiyor. Şimdi yetişenler makinada düğmeye basmayı veya ütü yapmayı öğreniyorlar. Tek tip eleman yetişiyor. Üniversite-lise-ortaokulda bir sınıf açılması lazım. Usta sayıları azalıyor. Bizim dönemden sonra usta bulunamayacak. Terzilikle ilgili eğitimleri hocalar değil, ustalar vermeli.”

img_7469.jpg

TERZİLER İŞHANI NASIL YAPILDI?

Aziz Güleç, Terziler İşhanı’nın yapımını şöyle anlattı: “Dönemin Terziler Odası Başkanı Ali Kılınç ile birlikte bir kooperatif kuralım dedik. Burası aslında bir fabrika olarak düşünülmüştü. ‘Konya Giyim Sanayii’ olarak planlanmıştı. Bu işhanı 87 terzinin birikimleri ve ödemeleri ile kuruldu. Yapım sonrası aidat ödeyen bu terzilere dükkanlar kura ile dağıtıldı. Bir dükün da odaya kaldı. İlk başta tereddüt oldu. Ferdi dükkan alışkanlığı olduğu için pasaja alışmak problem olabilirdi. Bir de ‘müşterimi komşular alır mı?’ diye tereddüt edildi. Ama çok problem yaşanmadı, alışıldı.”

HÂLİD ŞEN - MERHABA ŞEHİR

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.