Konya'da tarih fışkırıyor!

Konya'da tarih fışkırıyor!

Konya'da son yıllarda yapılan kazılarda çok sayıda tarihi temel kalıntıları ve eserler ortaya çıktı. Prof. Dr. Haşim Karpuz, Konya'nın önemli bir tarihe geçmişe sahip olduğunu belirterek, “Konya'nın altı üstünden zengindir” dedi

Son yıllarda Konya şehir merkezinde inşaat ve restorasyon amaçlı yapılan kazılarda çok tarihi eserlere ve temel kalıntılarına ulaşıldı. Geçen yıl başlayan Numune Hastanesi'nin inşaatı kazısında Roma dönemine ait bir lahit mezar bulunmuştu.  2 yıl önce de Şehir Meydanı'nda yapılan kazıda Selçuklu döneminden kaldığı iddia edilen temeller ortaya çıkmıtı. 2009 yılında ise Zindankale Katlı Otoparkı'nın altından Selçuklu döneminden kalma sur temeleri ve son olarak 5 yol civarında bulunan metruk bir binanın altından da tarihi temeller çıkmıştı.  2 yıl önce de İstanbul Caddesi'nde bir kule kalıntısı ortaya çıkmıştı. Kepçelerle başlayan kazılar, el arabası ve küreklerle devam etti. Kazılarda tarihi temel kalıntılarının tespit edilmesinin ardından kazı ekibi uzman arkeologlar eşliğinde devam etti. Kazılarda temellere ulaşılması ise büyük bir hızla başlayan projeleri sekteye uğrattı.

ŞEHİR MEYDANI'NDAN TEMELLER ÇIKTI

Konya Büyükşehir Belediyesi'nin 2 yıl önce başladığı Tarihi Şehir  Meydanı Projesi kapsamında eski Adalet Parkı'nda yapılan kazı çalışmaları sırasında çıkan temel kalıntıları çalışmaları durdurmuştu. Tarihi temeller yüzünden çalışmalar 2 yıldır çok yavaş ilerliyor. Meydanın ihalesini alan firma ise iflas etti. Şehir Meydanın ihalesi yeniden yapıldı ve çalışmalar kaldığı yerden devam etti. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan gerekli izinler alınmadığı gerekçesiyle uzun bir süre çalışmalara başlanamamıştı. Selçuklu Müzesi'nin yapılması planlanan yerin akıbeti ise hala belli değil.  

TEMELLER KORUNDU, OTOPARK YAPILDI

Konya'da 2009 yılında yapımına başlanan Zindankale Katlı Otopark'ının temelinde Selçuklu döneminden kalma sur kalıntılarına ulaşılmıştı. Temeli atıldıktan sonra tarihi sur kalıntılarının bulunması ile uzun süre ara verilen çalışmalara projenin yenilenmesinin ardından yeniden başlamıştı. Burada bulunan tarihi temeller koruma altına alınarak, otoparkın inşatı tamamlandı. Temellerin olduğu yere sanat galerisi yapıldı. Zindankale Katlı Otoparkı’nın inşaatı esnasında bulunan tarihi şehir hapishanesine ait sur temelleri alanında yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan tarihi eserler Karatay Müzesi’nde sergileniyor. Konya Büyükşehir Belediyesi, sur temellerinin bulunduğu sanat galerisinde 2 yıldır Kitap Günleri düzenliyor. Geçen yıl Numune Hastanesinin yeniden yapılması için başlayan temel kazılarında tarihi bir mezar çıktı. Roma dönemine ait olduğu belirtilen lahit mezar çıkartılarak, başka yere taşındı. Mezarın bulunmasının ardından inşaat çalışmaları belli bir süre gecikti. Yapılan ilk incelemelere göre mezarın geç Roma dönemine ait lahit olabileceği belirlendi. Bölgede durdurulan kazı çalışmaları lahit mezarın çıkartılarak Müze Müdürlüğü'ne teslim edilmesinden sonra devam etti.

ZAVİYENİN HAMAMI OLABİLİR

Son olarak Konya'da “Beşyol” diye adlandırılan yerde bulunan metruk binanın yıkımı ve arkasından başlatılan kazıdan tarihi temel kalıntılarına ulaşıldı. Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haşim Karpuz, temellerin Selçuklu dönemine ait olabileceğini belirterek, “Burada bulunan temeller çok eski. Burasının Selçuklu döneminden kalma ihtimali çok yüksek. Fakat Bizans dönemine de ait olabilir. Kazılarda sikke ve çömlek bulunuyor. Eski bir dönemine ait oldukları belli. Yola yakın bir türbenin orada Kalendarhane Zaviyesi vardı. O zaviyenin bir hamamı varmış. O hamam yol altında kalmış. Duvar kalıntıları da  o tekkenin müştelamatından olabilir” dedi. Konya'nın çok zengin bir yapıya sahip olduğunu dile getiren Prof. Dr. Karpuz, “Konya'nın altı üstünden zengindir' diyebiliriz. Konya'da nerede bir inşaat kazısı yapılsa kesinlikle tarihi sur kalıntılarına ve temellere ulaşılmaktadır.  Surlar tarihi şehirlerin en önemli tarihi eserleri, kalıntılarıdır. Son yıllarda ortaya çıkan sur parçaları eskiden alınmış yanlış bir karara istinaden yapıların temellerine gömülmekte, bodrumda koruma adı altında yok edilmektedir. Ne yazık ki Konya şehrinin ne iç kale ne de dış kale surları sağlam olarak günümüze gelmemiştir” diye konuştu.

ŞEHİR DOKUSU KORUNAMAMIŞ

Konya'nın şehir dokusunun  hem Osmanlı döneminde hem de Cumhuriyet döneminde korunamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Karpuz, şunları söyledi: “16. yüzyılda Matrakçı Nasuh'unS minyatüründe şehir surlarla çevrili gösterilmiştir. 18. yüzyılda şehrin planının çizen G. Niebuhr, iç kaleyi, dış surları ve kale kapılarını belirtmiştir. Leonde Laborde'nin 1827'de yaptığı gravürlerde sur kapıları sağlamdı. 19. yüzyılın sonlarında surlar kullanım dışı kalmış, taşları sökülerek kamu ve özel binalarda kullanılmıştır. Kapı Camii'nin ve vilayet binasının yapımında surlardan taş alınmıştır. Nakipoğlu Mahallesi'ndeki, Nakipoğlu Taş Konağın yapımında kırılamayan büyük blok taşlar bu evin civarında hâlâ görülebilir. Bu durumu gören, Ch. Texier, F. Sarre gibi araştırmacılar Türkler tarihlerini kendi elleriyle yok ediyorlar demişlerdir. Osmanlı döneminde olduğu gibi, Cumhuriyet döneminde de Konya'nın şehir dokusu bütüncül olarak korunamamıştır.”

İBRAHİM BÜYÜKEKEN merhabahaber.com

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.