Konya 9 yıldır unutuldu

Konya 9 yıldır unutuldu

HAS Parti Genel Başkan Yardımcısı Teoman Rıza Güneri, AKPnin 9 yıl boyunca Konyayı bir oy merkezi olarak gördüğünü bu nedenle de çılgın projelerden bahsetmediğini dile getirdi.

Güneri, iktidar milletvekillerini ise Konya’ya sahip çıkmamakla eleştirdi.

Halkın Sesi Partisi (HAS Parti) Genel Başkan Yardımcısı, Konya 1. Sıra Milletvekili Adayı ve eski Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri, seçim öncesi gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.
12 Haziran’da Türkiye açısından önemli bir seçim olacağını ifade eden Teoman Rıza Güneri, bu önemin ise Türkiye’de iç barış tehdit eden olaylardan, anayasa gibi beklentilerden ve bölgede yaşanan gelişmelerden kaynaklandığını söyledi.
KAMPLAŞMA SİYASETE ZARAR VERİYOR
Bu kapsamda seçmene çağrıda bulunan ve “Oy kullanırken kesinlikle kamplaşmanın etkisinde kalmayın” diyen Güneri, herkesin gönlündeki partiye oy vermesinin önemli olduğunu kaydetti. Güneri, “Diğer taraftan yüzde 10 seçim barajı insanların gönlündeki partiye oy vermesini engelliyor. İlkeli, bilinçli insanlar bu tip barajların demokratik olmadığını belirtiyor. Peki, seçmen oy kullanırken neleri dikkate almalı? Şu anda Türkiye’de önde olduğunu düşündüğümüz AKP, CHP, MHP sonra da onların arkasında görülen en etkili parti HAS Parti var. Seçmen önce bütün bu partilerin bir taraftan daha önce yaptıklarını, vaatlerin yerine getirilip getirilmediğine bakacak, ülkenin ihtiyacı olan uzlaşma kültürüne dayalı olarak bir siyasi eylem içerisinde olup olmadıklarına bakacak. Çünkü iktidar ve muhalefet bir uzlaşma kültürü içerisinde değil sorunları büyüterek sadece kamplaşmaya çevirme usulüne dayalı bir siyaset izliyorlar. Biz insan odaklı siyaset mutlaka yapılması gerektiğini vaat ediyoruz, hakkın ve hukukun üstlüğüne dayalı özgürlüğe dayalı bir siyasi sistemi mutlaka vaat ediyoruz.”
ÜLKENİN KAYNAKLARI DAHA VERİMLİ KULLANILMALI
Türkiye’nin çok büyük imkânlara sahip olduğunun da altını çizen Güneri, siyasetçilerin bu imkanları ülke insanları için çok büyük zenginliğe çevirebilmesi gerektiğinin önemli olduğunu vurguladı. “Uzunca yıllardır yaşadığı çok farklı mağduriyetler sonrasında çok küçük bir kısım iyileşmeler insanları tatmin ediyor, bu durumunda siyasetin sağlıklı yürümesini engelliyor” değerlendirmesinde bulunan Güneri, “Türkiye’de sosyal gelişmeler ve ekonomi açısından bir kısım uluslar arası verilere göre de oldukça geri sıralarda. 17. büyük ekonomisi ama insani gelişmişlikte 83. sırada, gelir adaletsizliğinde ise 57. sırada yer alıyor. Bunları seçmen yeterince bilmiyor. Başbakan Gayri Safi Milli Hâsılatın kişi başına 3 bin–10 bin dolara çıktığını söylüyor. Böyle bur durum varsa insanların üç misli zenginleşmesi gerekiyor. Refah seviyesi hiç artmamıştır, aksine Türkiye borçlanmıştır. Diyoruz ki imkânlar çok daha fazladır. Türkiye, çok daha özgür olmalıdır, hukuk, adalet sistemi ve hukukun üstünlüğü mutlaka çok daha üst seviyelere çıkartılmalıdır. Gelir dağılımında adalet sağlanmalıdır. Hep insanlara bunu anlattık bu hususta da mesafe de aldık” dedi.
KONYA OY MERKEZİ OLARAK GÖRÜLDÜ
İktidar partisinin 9 yıl boyunca ‘Oylar çantada keklik’ düşüncesiyle Konya’yı bir oy merkezi olarak gördüğünü bu nedenle de çılgın projelerden bahsetmediğini dile getiren Teoman Rıza Güneri, bunu karşılık hükümetin Konya milletvekili sayısının 16’dan 14’e düşecek kadar geri bıraktığını anlattı. “Bizim dönemimizde başlatılan hızlı trenin daha yeni bitirildi” diyen Güneri, “Hızlı trene toplam yatırım 1 katrilyondur oysa her yıl faize 80 katrilyon vergi ödeniyor.  Faize, yandaşa, 10 bin aileye, yurtdışına para aktarılıyor. Her yıl 80 katrilyon vergi veriyor hızlı treni 9 yılda bitiriyor.  Mavi Tünel için 50 milyon TL ayrıldı. Bu parayla proje çok hızlı yapılamaz. Çünkü barajlar yapılmadan suyu tamamen getirmek imkânsız. Ayrıca Mavi Tünel Konya Ovası’nın suyunun 10’da birini karşılıyor. Eğer damla sulama gibi gerekli tesisler alınmasa bu su yetmez. Tarım nüfusu azalmıştır. Gerekli destek bütün dünyada yüzde 2 arak uygulanırken yüzde yarım olarak uygulanmaktadır. İnsanlar rahat bir şekilde geçinecek bir sektör haline getirilmelidir. Göç verenden göç alan bir ülke haline getirebiliriz.”
KONYA LOJİSTİK ÜST OLMALI
Konya’nın biran önce sivil havaalanını kavuşmasının şart olduğunu ve mevcut askeri hava üssünün ise Karapınar tarafına taşınması gerektiğini dile getiren Güneri, ayakkabıcalar sanayi olan AYKENT ’i ziyaret ettiğini fakat uçakların gürültüsünden konuşmakta zorlandıklarını söyledi. Güneri, lojistik merkezin önemi üzerinde de durarak, lojistik merkezin tam olarak işleyebilmesi için Konya’nın limanlara demiryoluyla bağlanmasının gerekli olduğunu ayrıca bir kısım mamullerin paketlenip ihracat edileceği veya üretileceği serbest ticaret bölgelerinin de oluşturulmasıyla Konya’nın lojistik üst haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Konya’nın markalaşma konusunda da yeterli desteği görmediğini ifade eden Güneri, “Bazı sektörlerde lider hale gelmesi ve markalaşması için de ciddi bir teşvike ihtiyaç var. Bazı sektörlerde alt yapısının geliştirilmesi gerekiyor. TÜMOSAN belki otomotiv sanayiyi geliştirecek en önemli altyapılarından biri iken ileriye gitmedi geriye gitti. Seydişehir bir uyuyan dev olarak duruyor. Yanlış bir özelleştirme sonucunda istihdamda maalesef geriye gidildi, modernizasyon  yatırımları yapılmadı. Fabrikayı alan şirket Oyma Pınar Barajının elektriğini direk satarak elektrikten kâr etme yoluna gitti. Yeterli üretim yapılmadığı içinde Türkiye alüminyumda dışa bağımlı olmaya başladı.  Çünkü Türkiye’nin her yıl 1 milyon ton alüminyuma ihtiyacı varken sadece 60 bin tonunu Seydişehir karşılıyor” dedi.
İKTİDAR MİLLETVEKİLLERİ PASİF KALDI
Konya milletvekillerinin ise 9 yıl boyunca pasif durumda kaldıklarını ve hükümet üzerinde etkili olmadıklarını da dile getiren Güneri, şunları kaydetti: “Konya’yla ilgili bir tane kanun teklifleri yok. Sayın Başbakan Konya milletvekillerini yok saymıştır, milletvekilleri de etkinliklerini ortaya koyamamışlardır. Konya’nın sorunu Meclis’te gündem olmamıştır. KOP idaresinin kurulması teklifini 13 yıl önce Meclis’te verdik. Dana yeni gündeme getirmişlerdir. Acaba 9 yıldır bunu niye kanunlaştırmadılar. Ak Parti Milletvekili Mustafa Kabakçı, ‘Konya Enerji Havzası olacak’ diyor. Karapınar’da kömür bulmuşlar termik santral kuracaklarmış. Ilgın kömürleri 50 yıldan fazla termik santral kurulmasını bekliyor. Bunu becerememiş hükümetin şimdi ‘Karapınar’da santral yapacağız’ sözüne kim inanır. Vekiller sadece millete hayallerini anlatmışlardır devletin kayıtlarında tek satırlık bir şey yoktur.”
Eski Devlet Bakanı Teoman Rıza Güneri, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na da eleştirilerde bulunarak, “9 yıldır hükümette olan Davutoğlu, acaba Konyalı olduğunu herhalde yeni öğrenmedi. Şimdi hevesli bir şekilde bir kısım şeyler vaat ediyor. Bugüne kadar Konyalı olduğunuzu hatırlamadınız. Konya yatırımlarına destek çıkmadınız. Şimdi sizin söylediklerinize kim inanır. Diğer yandan Sayın Başbakan, listeleri oluştururken teşkilatların, halkın tercihlerini hiç dikkate almamıştır. Kendisi kendince listeler oluşturmuştur, onun için milletvekillerinin konuları sahiplenmemesi doğaldır, bu sistem içinde dertleri sadece Başbakana kendilerini beğendirmektir” dedi.
ANAYASAYI KURUCU MECLİS OLUŞTURMALI
Toplumun tüm kesiminin sivil bir anayasa üzerinde uzlaştığını ve bunu en çok çeşitli baskılarla mağdur olan inançlı kesimin istediğini aktaran Güneri, fakat hükümetin anayasa sürecini sağlıklı bir şekilde işlemesine özen göstermediğini, kamplaşma siyasetiyle anayasa sürecini baltaladığını ifade etti. “Gerek iktidar gerek muhalefet çok sorumsuzca hareket etmişlerdir, bugünde hareket ediyorlar” diyen Güneri şunları kaydetti: “Gerçek bir sivil anaya yapılması isteniyorsa öncelikle TBMM normal görevine devam ederken yeni çıkartılan bir kanunla anayasa yapıcı geçici bir meclisin sağlanması gerekiyor. Kanunda belirlenen şekilde STK’ların, üniversitelerin, baroların vb kurumların temsil edileceği bir meclis olmalıdır. Meclisin süresi gerekirse 3 sene olabilir. Sonunda bütün toplumun benimsediği bir özgürlükçü anayasa metni ortaya çıkmalıdır. Sonra bu metni TBMM onaylanmalıdır. Arkasından aynı metin halkoyuna sunulup millet kendi anayasası ilk defa onaylamalı. Kurucu meclis önemli çünkü mevcut milletvekilleri anayasa değişikliğine katkı verecek vasıflara sahip değil. Bir anayasa yapıcı meclis seçiliyor olsa vatandaşlar önce insanların vasıflarına bakacaktır. Liderlerin seçtiği meclis olmamalıdır halkın seçtiği meclis olmalıdır. Vakit kaybetmeden Türkiye bu yolu seçmelidir.”
HASAN AYHAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.