KOBİ’lere destek şart
Önce Konya Ticaret Odasınca (KTO) yaptırılan ve bu yıl eğitime başlayacak olan KTO Karatay Üniversitesini gezen Yalçıntaş, KTO Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Üzülmez'den bilgi aldı.
Ardından protokol imza törenin yapılacağı üniversitenin toplantı salonuna geçen Yalçıntaş, Vali Aydın Nezih Doğan ve İl Özel İdaresi Yetkilileri, Konyalı Şehit Muhterem Ak adına yaptırılacak 10 derslikli ilköğretim okulununun protokolüne imza attı.
Yalçıntaş, burada yaptığı konuşmada, Sırma beldesinde yapılacak okulun, İTO'nun şehitlerin adını yaşatmak için ülke genelinde inşa ettikleri okullardan biri olacağını söyledi.
''Şehitlerimizin hakkını hiç bir zaman ödeyemeyiz'' diyen Yalçıntaş, ''Dün gene şehit verdik, vatanın korunması için canlarını feda ederek görevlerini en mükemmel şekilde yapan şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Şehitlerimizin hatırasına sahip çıkarsak, iş adamları olarak biz de görevimizi hakkıyla gerine getirmiş oluruz. Ayrıca ülkemizin 4 bir tarafına yaptırdığımız ve şehitlerimizin ismini taşıyan bu okullardaki eğitim alan öğrencilerimiz, okula her girişlerinde şehidin resmini görüp, vatanımızın değerini ve bu bayrağımızın hangi bedellerle dalgalandığını hiç bir zaman unutmayacak'' diye konuştu.
DAHA FAZLA İSTİHDAM İÇİN KOBİ'LER MUTLAKA BÜYÜMELİ
Türkiye'deki işsizlik rakamlarının dünyanın altında olduğunu vurgulayan Yalçıntaş, şunları kaydetti:
''Dünyanın gelişmiş batı ülkelerindeki işsizlik rakamı Türkiye'nin üzerinde, bu elbette bizler için sevindirici... Buradaki en önemli mesele bunun sürdürülebilmesidir. Bundan kasıt, işsizliği düşürmeye, büyümeyi de artırmaya devam edebilmemiz... Bunun için elbette yapılması gereken, daha önce yapılıp yapılmaya devam edilmesi gereken şeyler var. Bunun en başında gelen şüphesiz eğitimdir. Türk iş gücü ne kadar eğitimli ve donanımlı olursa o kadar kendisine kazanç sağlar, aynı zamanda ürettiği katma değer miktarı artar. Nitelikle iş gücü üretme projelerine devam edilmelidir. İkinci önemli nokta, Türkiye'de KOBİ'ler büyüme ve istihdam açısından önemlidir, varlıklarını da devam ettirmeliler. Ancak Türkiye büyük işletmelere sahip olmak zorundadır. Türkiye'deki büyük işletmeler ekonominin bel kemiğidir, aynı zamanda KOBİ'leri besleyen en önemli kaynaktır. KOBİ'leri büyütmemiz, gerekirse biraraya getirerek büyük işletmeler haline getirmemiz, mümkün olduğu kadar uluslararası işletme yaratma projelerinde KOBİ'leri devreye almamız lazım.''
SOSYAL AHENK KONUSUNDA SIKINTILAR VAR-
''Ekonominin rakamlardaki tüm olumlu gelişmelere rağmen son günlerde artan terör olayları, özellikle Doğu'ya olan yatırımlar için nasıl bir risk oluşturuyor'' şeklinde bir başka soruya Yalçıntaş, ''Türkiye'nin büyümesini güzel günlere kavuşmasını ben hiç bir gücün engelleyebileceğine inanmıyorum'' karşılığını verdi.
Yalçıntaş, Türkiye'nin önünün aydınlık ve açık olduğunu belirterek, Türkiye'nin güzel günlere kavuşacağına inandığını belirtti.
''YATIRIMLARI TEK BİR BÖLGEYE YOĞUNLAŞTIRMAK YANLIŞ''
Gazetecilerin, dün Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in ''Silahla mücadele döneminin bittiği'' yönündeki açıklamalarını anımsatarak, bu konuda İTO olarak bir öngörülerinin olup olmadığına ilişkin soruya ise Yalçıntaş, şu yanıtı verdi:
''Doğuya senelerdir yatırım yapılıyor. Bugün Doğu'ya da hakikaten hem devletin hem de özel sektörün güzel yatırımları var, yeterli midir? Elbette yeterli değildir. Sadece Doğu'nun değil Türkiye'nin 4 bir tarafının daha fazla yatırıma ihtiyacı vardır. Ben inanıyorum ki; Türkiye'nin bu yatırım yapma hızı devam edecektir. Gerek Türk özel sektörü gerek Türk Devleti dün olduğu gibi bugün de yarın da Türkiye'nin doğusuna da güneydoğununa da Kuzeyine de güneyine de yatırım yapacaktır. Ben yatırımları tek bir bölgeye algılamanın tek bir bölgeye yoğunlaştırmanın yanlış olduğunu düşünüyorum.''
REFERANDUMDAN BEKLENTİLER
Yalçıntaş, bir başka gazetesinin ''Referandum sonucundan beklentiniz nelerdir?'' şeklindeki sorusunu da ''Tüm iş dünyası olarak düşüncemiz bu Türk milletinin kabul etmiş olduğu Anayasa değişikliğinin ekonomiyi olumlu etkileyeceğidir. Referandumdaki değişiklik, ombudsmanlık, ekonomik sosyal konseyin Anayasa güvencesi altına alınması gibi doğrudan doğruya Türk özel sektörüne ilgilendirin konuları içeriyor. Bu Anayasa değişikliği şüphesiz ki Türkiye'yi daha daha demokratik hale getirecek olan bir Anayasa değişikliğidir. Ve biz biliyoruz ki; bir ülkede ne kadar daha faza demokrasi varsa o ülkede daha fazla refah var, daha hızlı kalkınma, o ülkede gelir dağıtılımı daha hakça ve daha adilce demektir'' diyerek yanıtladı.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.