Kemik İliği Nakli Bekleyenlere Müjde, Türkök İçin İlk İmzalar Atıldı

Kemik İliği Nakli Bekleyenlere Müjde, Türkök İçin İlk İmzalar Atıldı

Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyete geçirilecek TÜRKÖK projesi ile ilk imzalar atıldı.

Sağlık Bakanlığı tarafından faaliyete geçirilecek TÜRKÖK projesi ile ilk imzalar atıldı. Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı arasında ‘Uygun Gönüllü Vericilerin Belirlenmesi ve Örneklerin Alınması Protokolü’ imzalandı. Çalışma kapsamında Türk Kızılayı 12 bölge kan merkezinde gönüllü ilik verici merkezleri kuracak. Önümüzdeki mart veya nisan ayında faaliyete geçmesi planlanan proje kapsamında 5 yıl içinde 500 bin vericiye ulaşılması hedefleniyor.

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Sağlık Bakanlığı ile Türk Kızılayı arasında gerçekleştirilecek ve Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) Projesinin ilk adımı olan ‘Uygun Gönüllü Vericilerin Belirlenmesi ve Örneklerin Alınması Protokolü’nün imza törenine katıldı. Programa katılan Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, sağlık alanında çok önemli bir çalışmanın ilk aşamasını oluşturan uygun vericilerin belirlenmesi ve örneklerinin alınması protokolünü imzaladıklarını söyledi. Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı’nın kök hücre nakli tedavisi bekleyen hastalar için önemli bir projeye başladığını belirten Akar, “Türkiye’de kök hücre nakli tedavisi olması gereken hastalar için Türkök bünyesindeki kemik iliği bankasına gönüllü olarak kemik iliği veya kök hücre bağışlamak isteyen bağışçı adayları bulmak amaçlanıyor. Kızılay gönüllü verici merkezleri kuracak.” diye konuştu.

Protokol ile birlikte ülke genelinde hizmet verecek Kızılay’ın 12 bölge kan merkezinde gönüllü verici merkezleri kuracaklarını ifade eden Akar, “Bu merkezlerin her birinde kök hücre bağışçılarının bilgilendirilmesi ve kaydı için bir gönüllü verici kazanım uzmanı görev alacak. Kızılay’a bağlı bu merkezlerin çalışma süreçlerinin belirlendiği yönetim izleme ve değerlendirme kalite ve performans çalışmalarının yapıldığı Kızılay Kök Hücre Koordinasyon Merkezi kurulacak.” şeklinde konuştu.

Ülkemizde her yıl yaklaşık 1 milyon kişinin kan bağışında bulunduğunu belirten Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Bu protokolün uygulamaya girmesiyle birlikte 'kemik iliği vericisi olacak mısınız' sorusu ile gönüller muhatap olacak. Umut ediyorum kan bağışçılarımızın yüzde yüzünden olumlu cevap alınacaktır. Böylece oluşturulmak istediğimiz havuzla önemli bir kaynağa ulaşılacak. Kızılayımızın kuruluşundaki felsefesine yeni bir hizmet alanı da katılmış olacak.” dedi.

"40 BİN OLAN BAĞIŞÇI SAYISINI 500 BİNLERE ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ"

Gönüllü vericiler sayesinde doku tiplemesindeki veri tabanının daha da güçlü olacağını belirten Müezzinoğlu, “Değişik üniversitelerimizdeki veri sayımız net olmamakla birlikte 40 bin civarında olan ilik verici gönüllüleri sayımızın gelecek sene bu tarihlerde 200 binlerin üzerine çıkmasını hedefliyoruz. Önümüzdeki hedefimiz Türkiye’deki veri tabanımızın 500 binli rakamlara çok hızla çıkmasını hedefliyoruz. İnşallah TÜRKÖK ihale süreçlerini başlatıyoruz. Yazılım ihalesi süreci ile birlikte mart veya nisan ayı başları ile birlikte sistemi fiilen kurmuş ve çalışır hale getirmiş olacağız.” açıklamasında bulundu.

"ADALET BAKANLIĞI İLE ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDA HUKUKİ DÜZENLEME YAPACAĞIZ"

Konuşmaların ardından Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı arasında Türkiye Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) Projesi protokolü imzalandı. İmzaların ardından Sağlık Bakanı Müezzinoğlu basın mensuplarının soruların cevapladı. Bir gazetecinin, 'Vatandaşların ölümünden önce organlarını bağışlamasına rağmen ailelerin organ bağışına izin vermediği durumlar oluyor. Bu konuda ne gibi çalışmalar yapacaksınız?' sorusu üzerine Müezzinoğlu, şunları söyledi: “Organ bağışında en büyük sıkıntılardan biri organ bağışında bulunan vatandaşımız herhangi bir nedenle beyin ölümü gerçekleştikten sonra birinci derece varislerinin oradaki kararı ile hukuken muhatap olmamız ve onun sağlığında belirlediği organlar veya yalnız kalp ve karaciğerimi bağışladım diyebilir bu anlamda bağışına muhalif bir karar birinci derece varislerinde gelebiliyor bugünkü hukuki altyapımızdan dolayı. Geçen yıl 1450 civarında beyin ölümü gerçekleşmiş ve organ bağışında bulunan vatandaşımızın yakınlarının 1150 civarında olanı olumsuz beyanda bulunmuşlar. Biz bu anlamda 1150 civarında organ bağışında bulunan vatandaşın organlarını değerlendirememişiz. Bu 1150 vatandaşın yaşamında bulunduğu o beyanı gerçekleştirmiş olsaydık bugün belki 2 bin civarında hastaya organlar nakledilmiş olacaktı ve bu vatandaşların hayata tutunmasına vesile olabilirdik. Adalet Bakanlığımız ile görüştüm. Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın hukukçuları birlikte çalışıyor. Bu anlamda sağlığında yapılan beyanın geçerliliği konusunda hukuki bir düzenleme yapılabilir mi, nasıl bir düzenleme yapabiliriz bunu hukukçu arkadaşlarımızın çalışmasından sonra netlik kazanacak. Sağlığında organlarını bağışlamış biri olarak kendi adıma yarın böyle bir durum olduğunda eşimin veya çocuklarımın o duygusal andaki kararları ne bugünkü irademi olumsuz etkilemeli ne de başka bir vatandaş için ihtiyacı olanlar için bu anlamdaki mağduriyete vesile olmalı. Bunu kamuoyuna iyi anlatmamız lazım. O psikoloji zor bir durumdur. Bir evlattır, bir annedir, bir babadır. O anlamda onun 'rızan var mı' sorusu ile muhatap olması doğru mu, o da önemli. Medyadan bu anlamda ciddi bir desteğe ihtiyacımız var. Bu görüşmelerden sonra kısa sürede bunu tamamlayabilirsek önümüzdeki haftalarda torba kanun Genel Kurul'a gediğinde bunu da içine alabiliriz. Farklı paydaşların görüşlerini alabiliyoruz. Süreç uzarsa mutlaka bunu takip eden, bu anlamda bütün paydaşların hadiseye toplumsal yararının, sağlıklı bir insanın sağlıklı anında verdiği iradenin hukukunun korunması anlamında takipçisi olacağız. Hızla yasal düzenlemeyi yapacak duruma gelmeyi arzu ediyoruz.”

Başka bir gazetecinin, 'TÜRKÖK projesi tam anlamıyla ne zaman hayata geçecek?' sorusuna ise Türk Kızılayı Genel Başkanı Akar şu cevabı verdi: “Çalışmalar başladı. 4 ay içinde kemik iliği için örnek alabilecek ve bakanlığa teslim edecek seviyeye geleceğiz. Hazır bir zemin üzerinde 12 bölge kan merkezinde teşkilatı hemen kuracağız, bir de koordinasyon merkezini oluşturarak belki 4 aydan da evvel Sağlık Bakanlığımıza raporumuzu vereceğiz. İlk 5 yılda 250 bin donöre ulaşmak istiyoruz, yılda 50 bin donör sayısına tekabül ediyor.” cevabını verdi. CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.