Kazancının Yarısını Kaybeden Çiftçi Yoksullaştı

Kazancının Yarısını Kaybeden Çiftçi Yoksullaştı

Türkiye'nin en çok kazananı olan Antalyalı çiftçinin geliri eridi. 10 yıl önce kişi başına düşen milli gelire eşit kazanan çiftçi eski günlerini arar hale geldi. 2002'de 3 bin 500 lira civarında olan kişi başı milli gelir 10 bin dolar...

Türkiye'nin en çok kazananı olan Antalyalı çiftçinin geliri eridi. 10 yıl önce kişi başına düşen milli gelire eşit kazanan çiftçi eski günlerini arar hale geldi. 2002'de 3 bin 500 lira civarında olan kişi başı milli gelir 10 bin dolar seviyesine ulaşsa da Antalyalı çiftçi bu gelişiminden nasibini alamadı. Ziraat Mühendisleri Odası'na göre, Antalyalı çiftçinin geliri 5 bin dolar civarında kaldı. Öyleki son 10 yılda yüzde 50 gelir kaybına uğrayan Antalyalı çiftçi yoksullaştı.

Tarım topraklarını şehirleşmeye kurban veren Antalya'da üretici kesimde de işler iyi gitmiyor. Gayri safi milli hasıladan en fazla gelir alan kesim Antalya'da bulunsa da çiftçiler 15-20 yıl önceki kazançlarını arar halde. Türkiye'nin diğer bölgeleriyle kıyaslandığında Antalyalı çiftçinin 10 yıl öncesinden çok daha az kazandığına değinen Ziraat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Vahap Tuncer Vahap Tuncer, kötü durumu şöyle ortaya koydu: "Bu şanslı kent tarımda sektöründe yaşanan olumsuzluklara bağlı olarak giderek geriye gitmeye başladı. Biz bunun çok açık belirtilerini TÜİK verilerinden ortaya çıkarıyoruz. Türkiye'de bugün kişi başına ortalama gelir 10 bin dolar civarındaysa Antalya'daki üretici kesimde yaklaşık 5 bin dolar civarına indiğini görüyoruz. Antalya'da çiftçi yine Türkiye'nin diğer bölgelerindeki çiftçilere göre biraz daha fazla gelir elde etse de son 10 yılda Antalyalı çiftçi yüzde 50 gelir kaybına uğradı."

ÇİFTÇİ YOKSULLAŞIYOR

Antalya'da çiftçinin 15 yıl önce bir dekar seradan bir mühendis maaşına yakın gelir elde edildiğine, bugünkü maaşlar dikkate alındığında bu rakamın 35 bin liraya karşılık gelmesi gerektiğine işaret eden Tuncer, "Ancak bugün bir dönüm seradan eğer uygun çeşit ekseniz, ekim dönemini çok iyi yakalasanız, piyasa fiyatlarını çok üst seviyede yakalasanız bile bir dönüm seradan elde edeceğiniz gelir 12 bin liranın üzerinde olmuyor. Bugün Antalya'da ki sera çiftçisi 10 yıl öncesine göre kazandığı gelirin ancak üçte birini elde edebiliyor. Çiftçinin yoksullaşmasının en iyi göstergelerinden birisi budur." değerlendirmesinde bulundu.

KARINLAR DOYMUYOR

Seracılığın altın dönemini yaşadığı 15-20 yıl önce 4-5 dönüm serası olan bir üreticinin sezon sonunda borçlarını ödedikten sonra kendi aracını yenileyebildiğini, çocuğunu evlendirebildiğini, kalan bir miktar parasıyla da toprağına bir iki dönüm sera ilave edebildiğini hatırlatan Tuncer, "Gelinen noktada çiftçi üretimden elde ettiği gelirden kendi karnını doyurduktan sonra kalan parayla bırakın yatırım yapmayı gelecek dönemin üretim girdilerini bile karşılayamıyor. İlacı, tohumu, gübreyi borçla alarak üretimi borçla sürdürüyor." diye konuştu.

SERACILIĞI BIRAKIYORLAR

Kazancı eriyen çiftçinin üretimi bırakmaya başladığını, Antalya'da bugün seraların yüzde 3 ile 5 oranında boş kaldığını dile getiren Tuncer, "Devam edenler ise yapacak başka bir şey olmadığı için yapıyor. Bugün Türkiye'de iş bulmak kolay değil. Eğitimli insanların asgari ücretten çalıştığı bir ülkede kırsaldan gelenin iş bulması kolay değil." ifadesini kullandı.

CİHAN

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.