Kara: Filistin için ölmek dirilmektir

Kara: Filistin için ölmek dirilmektir
Zevki sefa ve dünya nimetleri içinde kaybolan günümüz insanının şehadeti anlamakta zorluk çektiğine vurgu yapan AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, “Özgür Filistin yolunda ölmek dirilmektir” dedi

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Konya Şubesi tarafından Şehitler Gecesi programı gerçekleştirildi. Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, il başkan yardımcıları, AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, şube yönetim kurulu üyeleri, Dr. Mücahit Gültekin ve çok sayıda davetli katıldı. Konyalıların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen gecede Prof. Dr. Necmettin Erbakan da rahmetle anıldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

3-1.jpeg

ŞANLI DAVANIN YİĞİTLERİ ANILDI

AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, şehadetin bir çağrı olduğunu belirterek, “Bu şanlı davanın yiğitleri olan şehit Ahmet Yasin’e, Cevher Dudayev’e, Şeyh Şamile, Ömer Muhtara, İzzettin El Kassam’a, İsmail Haniye’ye, Yahya Sinvar’a, daha ismini sayamadığımız tüm şehitlerimize, bu kutlu yolu bize öğreten Rahmetli Necmettin Erbakan Hocamıza teşekkür ederiz.” dedi. Durmuş Ali Kara, şehit kelimesinin şahit olan, hazır bulunan demek olduğuna vurgu yaparak, şehitlere ölü denmeyeceğini söyledi.

3-2.jpeg

ŞEHİT KENDİSİNİ ALLAH’A ADAYAN KİMSEDİR

Kara, “Şehit, yeri ve zamanı geldiğinde canından daha mukaddes bildiği dini, millî ve manevi değerler uğruna dünyadan ve dünyadaki her şeyden vazgeçip canını ortaya koyan kimsedir. Hz. Ömer’in veciz tarifiyle, şehit kendisini Allah’a adayan kimsedir. Allah’a dost olmak isteyen İbrahim gibi, yüce buyruk gereği babasına teslim olan İsmail gibi, Kerbela yiğidi Hüseyin gibi canını cananına vermeye hazırdır. Ayette buyurulduğu gibi ‘Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allaha verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir ve şehit olmuştur. Bir kısmı da şehit olmayı beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.’ Allah yolunda hiç çekinmeden canını veren kimseye, Hz. Peygamber hem dünyada hem de ahrette şahitlik etmektedir. Çünkü Allah yolunda cihat edenler, iki güzellikten birine erişmekten başka bir arzu beklemezler. Yani ya zaferi yaşayan gazilerden ya da şehitlerden biri olmayı dilerler” ifadelerini kullandı.

ZALİMİN ZULMÜNÜ YÜZLERİNE HAYKIRDILAR!

Şehitlerin farklı zamanlarda farklı coğrafyalarda doğup büyümüş olsalar da her birinin mukaddes davanın neferi olduğuna dikkat çeken AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, daha sonra şunları kaydetti: “İçinde bulundukları ortam, üstesinden gelmek istedikleri zorluklar birbirinden farklıydı. Fakat Müslümanların onur ve izzetini, İslam’ın sancak ve bayrağını dalgalandırmak için kimi Afrika'da, kimi Türkistan steplerinde, kimi Avrupa'da, kimi Hint kıtasında, kimi Mısır'da, kimi Afganistan'da, kimi Kafkas dağlarında, kimi Gazze sokaklarında, kimi Kudüs caddelerinde, kimi Sina Çölünde aynı tevhit kandilini yaktılar. Yaşları, renkleri, dilleri fark etmeksizin; ihtisasları, mücadele yöntemleri, üslupları ayırt edilmeksizin aynı şey için mücadele ettiler. Allah'a kul olan, başka hiçbir güç̧ karşısında boyun eğmez! Bu düsturu ilke edindiler. İşgalcilere direndiler, sömürgecilere baş kaldırdılar, zalimin zulmünü yüzlerine haykırdılar. İnandıkları değerleri dünyanın hiçbir nimetiyle takas etmediler.”

CENNET KILIÇLARIN GÖLGESİ ALTINDADIR!

Durmuş Ali Kara, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Şehitler İslam medeniyetinin asırlara sığmayan bilgi ve tecrübesini, kendi hakları ve ümmetin selameti için yeniden kuşandılar. Tarih onları birbiriyle emsal kıldı, kardeş̧ yaptı. Mücadeleleri sonraki kuşaklara örnek oldu, ilham verdi. Onlar yüce bir ruh ile topluma nefes verdiler. Tarihin en karanlık günlerinde İslam dünyasının dört bir yanında izzetli direnişin sembolü oldular. Kimi zaman Bedir’de karşımıza çıktılar, kimi zaman Uhud’da, kimi zaman Medine müdafaasında, kimi zaman Çanakkale’de, kimi zaman Filistin'de. Şüphesiz Cenabı Allah bize dini bir eziyet olarak göndermemiştir. Onunla hayat bulmak ve onunla yaşamak için göndermiştir. Peygamberimizin dediği gibi ‘Ey Müslümanlar düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz; Allah’tan afiyet dileyiniz fakat düşmanla karşılaşınca da sabrediniz, biliniz ki cennet kılıçların gölgesi altındadır.”

‘MİLLİ GENÇLİK BİZİM UMUDUMUZDUR’

Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın sözlerine de yer veren Kara, “Rahmetli hocamızın deyimiyle hayat iman ve cihattır. Ayrıca hocamız ‘Mücahit at sırtında ölür.’ diye bize vasiyette bulunmuştur. Bugün Gazze bir Şehadet mektebidir. Ve daha nice şahitleri ve şehitleri bağrında beslemektedir. Zevki sefa ve dünya nimetleri içinde kaybolan günümüz insanı şehadeti anlamakta zorluk çekebilir. Oysa bundan bir asır önce Çanakkale’de, Maraş’ta, Şanlıurfa’da İzmir’de şanlı direniş̧ gösteren bir ceddin çocukları idik. Bu salonları dolduran milli gençlik bizim umudumuzdur. Millî mücadelenin ruhudur. Ey şehadet sevdalısı olan gençler umudunuzu asla yitirmeyin zira Allah kuluna yeter. Ey Filistin’deki kardeşi için ciğeri yanan, her zorluktan sonra bir kolaylık vardır. Her an Allah yolunda olmak ve O’nu hatırlamak ne güzel bir nimettir. Bu yolda ölmek dirilmektir” şeklinde konuştu.

ZAFER İNANANLARDANDIR VE ZAFER YAKINDIR

AGD Konya Şube Başkanı Durmuş Ali Kara, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Sözlerime son verirken şahitlerin ve şehitlerin en yücesi olan peygamberimizden bir hadisle bitirmek isterim. ‘Canım elinde bulunan Allah’a yemin ederim, istedim ki Allah yolunda savaşıp öldürüleyim sonra diriltileyim, sonra öldürülüp tekrar diriltileyim, sonra öldürülüp tekrar diriltileyim, daha sonra tekrar öldürüleyim ve diriltileyim!’ Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Tüm misafirlerimizi hürmetle selamlıyorum.”

GAZZE’Yİ ANLAMADIK!

Araştırmacı- Yazar Dr. Mücahit Gültekin ise Gazze’de yaşananların İslam dünyası ve Türkiye’de tam anlaşılmadığını ifade etti. Gazze’nin batıyı harekete geçirdiği kadar İslam dünyasını ve Türkiye’yi harekete geçirmediğini söyleyen Dr. Gültekin, bu durum karşısında sitem etti. Dr. Gültekin, “7 Ekim’de savaş olduğu gün biz dünyevileşmenin dibine kadar batmıştık. Bizim için konfor, statü, makam her şeyden daha önemliydi. O yüzden Gazze’deki olup biteni anlamadık, anlayamıyoruz” dedi.

İSRAİL İLE KARŞI KARŞIYA GELMEMEK İÇİN MAZERET KALMADI

‘Gazze'nin Öğrettikleri: Aksa Tufanı'ndan Unutulmaz Anlar’ konulu bir konuşma gerçekleştiren Dr. Gültekin, Anadolu Gençlik Derneği Konya Şubesine teşekkürlerini sundu. Dr. Gültekin, 7 Ekim sabahından, şu cümleleri kullandı: ‘Ateşkesin olduğu güne kadar Aksa Tufanı savaşını takip etmeye çalıştım. İlk günden bu yana Aksa Tufanı savaşı ile ilgili olarak kendimde çok derin bir kaygı taşıyorum. O sabah biz Allah’ın büyük bir rahmetiyle, mucizeyle karşılaştık. Tünellerin altında yaşayan bir grup Müslüman, İsrail’i felç etti. Hamas askerleri günlerde çatıştı. İnanılmaz şeyler oldu. İlk günden dizlerinin önüne çökmüş bir İsrail ile karşılaştık. Arkasında müthiş bir para desteği var ve Avrupa ülkeleri de İsrail’e destek çıktı. Buna rağmen Hamas böyle bir ülkenin burnunu yere sürttürdü. Hiçbir şeyi olmayan inançlı bir grup, bunu başardı. Filistin direnişi ahirete kadar kaçamayacağımız bir sorun olmuştur. Eğer bütün imkânsızlıklar içeresinde Filistin direnişi İsrail’i felç etmişse siz bu imkânınızla, tüm bu teknolojilerinizle İsrail ile karşı karşıya gelmemek için hiçbir mazeretiniz kalmamıştır. Bizi artık Mescidi Aksa da birleştiremiyorsa, daha ne olacak bilmiyorum.” Konuşmaların ardından davetlilere çeşitli gösteriler izlettirildi.

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum