Kadın her gün anılmalı

Kadın her gün anılmalı
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu üyesi Ersoy Kağnıcıoğlu, Kimse 8 Mart Kadınlar Günü adı altında siyaset yapmasın. Kadınlarımız senede bir gün değil her gün anılmalı
Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından düzenlenen 183. hafta basın açıklamasını platform üyesi Ersoy Kağnıcıoğlu yaptı. Konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yapılan etkinlikleri üzülerek izlediklerini ifade ederek başlayan Kağnıcıoğlu, “Siyasetin her bir rengi ve yönü sivil toplum örgütlerinin pek çoğu bugünde kadınlar üzerinden siyaset yapmakta, onlar üzerinden kendi ideolojilerini kendi yaşam biçimlerini topluma dayatmaya kalkışmaktadırlar. Toplumun zorla modernleştirilmişleri dahil küçük bir azınlığı teşkil eden sosyal hayatta tesettürsüz kesim bugünü kendi yaşam biçimlerinin kutsalı ilan edecek tutumlar sergilemekteler.
Başka bir kesim de bu modern azınlığın yaşam biçimini onaylar bir yapıyla, onlara yönelik ve onları doğrular mahiyette açıklamalar yapmakta. Ülkenin içerisinde baskı ve dayatmayla yaygınlaştırılan modern hayat anlayışını toplumun kendi değeriymiş gibi algılayan bir kısım entelektüeller de bu yaşam biçiminin toplumsal bir değer olduğunu ifade edip bu değerlerin daha da geliştirilmesine yönelik düşünceler ileriye sürmekte” dedi.
Kadını evinden uzaklaştıran, aileden soyutlayan vahşi kapitalizmin sömürge malzemesi haline getirildiğini de dile getiren Kağnıcıoğlu, “Modern hayat algısı, kadını değerli ve aziz kılamaz. Onu değerli ve aziz kılan Allah’ın kendisine bahşettiği üstün nitelikler ve görevleridir. Onu kapitalist dünyanın içerisinde bir üretim aracına dönüştürmek onu sosyal hayatın zorlukları içerisinde kendi şartlarına ve fiziki yapısına ağır gelecek durumlara sokmak kadını metalaştırmaya yönelik bir çaba değil midir? Kadının izzet ve onuru ancak İslami kimliğiyle korunabilir ve şahsiyeti kulluk bilinciyle yüceltilebilir” diye konuştu.
Ülkenin en önemli sorunlarından birisinin başörtüsü sorunu olduğunu bir kez daha yineleyen Kağnıcıoğlu, “Kadına yönelik şiddetin bütün siyasetçiler tarafından kınanması olumlu bir davranış gibi görünmekle birlikte, bir timsah gözyaşı ılıklığını da beraberinde getirmektedir. Baskıcı modern anlayışların ortaya çıkarttığı kadına yönelik hiçbir sorun çözülmemişken, hala ülkenin en önemli sorunlarından birisi Başörtüsü problemi iken, zorunlu eğitim dayatması, zorunlu örtüsüzlük dayatması olarak karşımızda duruyorken, kadına yönelik şiddetin şerefsizlik olduğunu ifade etmek siyasetçilerin yapabileceği bir kolaycılık olsa gerek.
Müslüman kadının örtüsüne yönelik baskılardan ve yasaklamalardan daha büyük bir şiddet var mı?” şeklinde konuştu.
Bireylere yapılan şiddeti kınadıklarını ve şiddetin karşısında olduklarını da belirten Kağnıcıoğlu, şu görüşlere yer verdi: Kadını öncelikle anne olarak algılayan ve cennetin annelerin ayaklarının altında olduğuna inanan bir inancın müntesipleri elbette ki kadına yönelik şiddete karşı olacaktır. Biz başörtüsü mücadelesinin onurlu direnişçileri olarak sadece 8 Martlarda değil bütün zamanlarda kadının inancından kaynaklanan kimliği ile ve bu inancın hayat anlayışı içerisinde hür ve özgür olmasının ve her türlü baskıdan uzak olarak onur haysiyet ve İslami kimliğiyle yaşamasının mücadelesini vermekteyiz. Kadınların siyaset malzemesi ve kapitalizmin metalaştırdığı bir ucuz iş gücü olarak algılanmadığı, reklam ve film endüstrisinde bir teşhir malzemesi olarak kullanılmadığı, cinsiyetlerinden öte insanlık ve kendi hür kimlikleriyle tanındığı, aşağılanıp horlanmadığı, Tevhid ve adalet üzere kurulu bir dünyada yaşama umudu ile hepinizi 184. Haftada aynı yer ve saatte buluşmak üzere Allah’a emanet ederiz”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.