İsviçre kınanıyor

İsviçre kınanıyor
İsviçrenin camilere minare yasağını kınayan Diva-Sen, halk referandumuna dayanarak minarelere yasak getirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğunu kaydetti


İsviçre Hükümeti’nin referandum sonucunda camilere minare yasağı getirmesine tepkiler sürüyor. Dünyadaki çok sayıda devletin din özgürlüğüne aykırı olduğu gerekçesiyle tepki gösterdiği yasağa sivil toplum örgütleri de karşı çıkıyor. Yasağa bir tepkide Diyanet ve Vakıf Çalışanları Sendikası (Diva-Sen)’den geldi. Diva-Sen Konya Şube Başkanı Mustafa Fidan yaptığı basın toplantısında İslam kültürüne ait bir değerin, İslam’a mensup olmayanlarca yasaklanmasını kabul etmediklerini ifade etti.
HIRİSTİYAN SEMBOLLERİNİ YASAKLASAK AVRUPA NEDER?
Mustafa Fidan ‘Halk referandum yaptı ve demokratik bir ortamda kararını açıkladı. Halkın kararına saygı duymak lazım’ dendiği takdirde halkının yüzde 98’i Müslüman olan Türkiye’de Hıristiyan kültürüne ait çan sesi duymak, istavroz (haç) sembolü görmek istemiyoruz? Derse Avrupalı Hıristiyan halk bunu hoş görür mü? Diye sordu. Kasıtlı olarak İslam’a fobi oluşturulmasını şiddet ve nefretle kınadıklarını açıklayan Fidan, “İsviçre’de yaşayan Müslüman azınlığın, ibadet etme ve inancını yaşama hakkı anlamını taşıyan cami inşası ve cami minaresinin yapımı bir referanduma tabi tutulması, inançlı insanlara yapılan saygısızlık, inançlar arası ilişkilere vurulan bir darbedir. Bu durum, minare üzerinden İslam’a ve Müslümanlara karşı açık bir nefret ve tahammülsüzlüğün göstergesidir. Bu referandum, aynı zamanda,  Avrupalı Devletlerin bugün ulaştığı hak ve özgürlükler düzeyinden geri gitme arzusunun talihsiz bir örneğini de oluşturmaktadır. Batının, insan haklarına ve evrensel değerlere bakışı, maalesef Hıristiyan ideolojisi penceresinden baktığının ve uygulamış olduğu çifte standardının bir göstergesidir” dedi.
İSVİÇRE DEMOKRATİK ŞEKİLDE BOYKOT EDİLMELİDİR
İsviçre halkının yüzde 57’si evet demesine rağmen, yüzde 43'nün “İsviçre semaları bütün mabetleri alacak genişliktedir” sloganıyla bu anlamsız yasağa karşı çıktığını anımsatan Fidan, Avrupa ve dünya kamuoyundan yasağı kınayan açıklamaların yapılmış olmasının, kendilerini umutlandırdığını dile getirdi. Minarelere getirilen yasaktan sonra Müslümanların İsviçre’deki bankalardan paralarını çekmelerini doğru bir uygulama olduğunu kaydeden Fidan şunları kaydetti: “Avrupa'da ve Türkiye’de yaşayan Müslümanların kanunlar çerçevesinde, hak arayıştan, yüce dinimizin izzetine yaraşır bir şekilde, tepkilerini demokratik ölçüler içerisinde göstereceklerine de İnancımız tamdır. Bu bakımdan Müslümanların İsviçre’deki bankalardan paralarını çekmelerini doğru buluyoruz. Aynı zamanda İsviçre mallarına karşı boykot çağrısı yapmayı bile düşünüyoruz. Bunlar bizim demokratik haklarımızdır. Bizler Müslüman olarak hiçbir dinin sembollerine karşı çıkmayız. Fakat hakkımızı da sonuna kadar savunuruz.” Referandumlar yapılmak suretiyle inançlar baskı ve kontrol altına alınmak istenmesinin yanlış bir uygulama olduğunu anlatan Fidan, yıllardır Heybeli Ada Ruhban okulunun açılması için baskı ve kulisler yapan Avrupa devletlerine seslenerek, “Kilise, sinagog ve havra ile hiçbir problemimiz yok. Ama söyleyecek elbet bir çift sözümüz var. Bu gün simge olarak caminin minaresine tahammül gösteremeyerek, referanduma götürenler akıllarını başlarına almalı. Gelecekte Heybeli Ada Ruhban Okulu gündeme geldiği zaman Türkiye Cumhuriyeti devleti ve halkı olarak Referandum hakkımız saklıdır. Bu da unutulmamalıdır” diye konuştu.
KATSAYI DANIŞTAY'IN DEĞİL YÖK'ÜN İŞİDİR
Danıştay’ın katsayı uygulamasının devamı yönündeki kararını da değerlendiren Mustafa Fidan, katsayı işinin Danıştay'ın değil YÖK'ün olduğunun altını çizerek, kararın hukuki değil siyasi ve ideolojik olduğuna inandıklarını vurguladı. “YÖK'ün alması gereken karara Danıştay'ın müdahalede bulunması YÖK'ün elindeki hakların gaspıdır” diyen Fidan “O zaman YÖK lav edilerek kararları Danıştay alsın. Biz meslek lisesi mezunları olarak eşit ortamda yarışmayı, ikinci sınıf vatandaş sayılmamayı, bilgimiz ve başarımızla değerlendirilmeyi arzu etmekteyiz. Eşitlik ilkesine ve evrensel insan hakla, uygun davranılmasını bekliyor, hükümetin biran önce yasal, anayasal olarak konuya el atmasını istiyoruz” dedi.
HASAN AYHAN
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.