Işık: Epstein dosyası sapıkları ortaya çıkardı
Konya'da Milli Görüşçü Kuruluşlar (MİLKO) Gazze’de yaşanan zulme ve kötülüğe karşı dilsiz şeytan olmamak adına basın açıklaması gerçekleştirdi. ESDER Konya Şube Başkanı Latif Işık, "Gazze Siyonistlere ve satanistlere bırakılamaz" dedi.
Kültürpark meydanında yapılan Basın Açıklamasına Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Demirel, Şuurlu Öğretmenler Derneği Konya Şube Başkanı Yavuz Aydın ve çok sayıda vatandaş katıldı. Türkiye'nin, İslam Coğrafyasının ve İnsanlığın çok önemli bir dönemeçten geçtiğini belirten Esnaf ve Sanatkârlar Derneği (ESDER) Konya Şube Başkanı Latif Işık, özellikle Filistin’de, Sudan’da, Doğu Türkistan’da, Arakan’da, Keşmir’de, Yemen’de, Somali’de, Venezuela’da yaşanan gelişmeler karşısında insanlığın sessiz kaldığını ifade etti. Son günlerde özellikle Epstein dosyalarının gündemde olduğunun altını çizen Latif Işık, "Epstein dosyası insanın kanını donduran en alçakça vahşetler, sapkınlıklar, sadistlikler, tüm dünyanın nasıl bir Siyonist-satanist tehdit altında olduğunu bir kez daha apaçık göstermiştir. Bu dosyalarda ortaya çıkan sadist sapkınlığın arkasında; özü itibariyle aslında bir nevi şeytana tapınma dini olan Siyonist-satanist zihniyet yatmaktadır. Bu sapkınlar; asıl insanların Yahudiler olduğunu, diğer halkların GOYİM dedikleri insansı hayvanlar, kendilerine hizmet için yaratılmış köleler olduğuna inanmaktadır. İnsanlar için ya öleceksiniz ya kölemiz olacaksınız şeklinde düşünmektedirler. Bu kadim sapkınlar güruhu, bir yandan 'Kabala' isimli sapkın büyü ve ritüel kitabının etkisiyle üstün ırk; çocuk kanı içme, insan eti yeme dahil her türlü sadist vahşeti. Pedofili dâhil ağza alınmayacak ahlaksızlıkları, sapkınlıkları. Bundan başka her türlü hile, hıyanet ve rezaleti kutsal Tevrat'ın içerisine sokarak tahrif etmişlerdir" diye konuştu.
'İNSANLIK YENİ BİR ADİL DÜZENE İHTİYAÇ DUYUYOR'
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) Saadet Partisi öncülüğünde bir kısım partilerin, Epstein skandalının Türkiye'deki uzantı ve yansımalarının araştırılması ile ilgili verdikleri araştırma önergesinin, AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi oylarıyla reddedilmesinin oldukça dikkat çeken bir durum olduğunu söyleyen Işık, sözlerini şu cümlelerle sürdürdü: "Kendilerini insan hakları ve özgürlük savunucuları olarak lanse eden pek çok uluslararası yapının; Epstein dosyalarından ortalığa saçılan vahşet ve sapkınlıklar karşısında bile, sanki normal şeylermiş gibi suspus kalmaları, hatta bu tarihi skandalları örtmeye çalışmaları artık tüm insanlığın, insani, vicdani yeni ve adil bir anlayış ve düzene acilen ihtiyaç duyduğunun göstergesidir. Gerek doğu gerek batı dünyasındaki pek çok önde gelen ilim, fikir, sanat, kültür insanlarının; artık mevcut batı medeniyetinin çöktüğünü, İnsanlığın çıkış yolunun ancak İslam'la mümkün olduğunu açıkça dillendirdikleri görülmektedir. Ayrıca batı halklarından milyonlarca insanın, yaşadıkları boşluğu doldurma, dünya genelinde yaşanan bu vahşet ve sapkınlıklar karşısında doğru yolu arama gayretleri sonucunda, son dönemde, özellikle Gazze'nin etkisiyle İslam’a koştuğu saklanamaz bir gerçekliktir."

'İSLAM ÜLKELERİ GENE SESSİZ'
Dünya'nın Epstein skandalıyla sarsıldığını vurgulayan Işık, siyonist zihniyetin bağlılarının tüm güçleriyle işgal, tutuklama, rezalet, katliam ve zulümlerini, başta Gazze olmak üzere tüm Filistin’de sürdürdüğünü belirtti. Bir yandan sözde ateşkese rağmen bombalama ve katliamların hala devam ettiğine değinen ESDER Konya Şube Başkanı Işık, "Bir yandan çok çok az gıda ve su girişi haricinde Filistinli kardeşlerimiz açlığa, susuzluğa, ilaçsızlığa, soğuğa mahkum bırakılmaktadır. Bir yandan İsrail ceza evlerinde 11 binden fazla Filistinli kardeşimize her türlü iğrençlik ve zulümler reva görülmekte. Bir yandan 'mahkûmları idam' kararıyla binlerce kardeşimizin hayatı tehlike altında bulunmaktadır. Siyonist, sadist, satanist İsrail; Dünyanın en büyük organ ve deri bankasına sahiptir. Buna, en son esir takaslarında görülen, içleri boşaltılmış Filistinli kardeşlerimizin naaşlarına yönelik sergiledikleri vahşetlerle, tüm dünya acıyla ve utançla tanık olmuştur. Yaşanan bu karanlık ve kaotik sürecin kalbi Gazze’de Filistin’de atıyor. Dünya çapında kötülüğü örgütleyen, 5 bin 700 yıllık bir mikrop olan Siyonist-satanist zihniyetin karargahı; işgal edilmiş Filistin topraklarında ortaya çıkan, varlığı gayri meşru, devlet kılıfı geçirilmiş terörist İsrail şebekesidir. Bu örgütlü kötülüğün, bir yandan işgal edilmiş Filistin topraklarında yaptığı vahşet ve soykırım. Öbür yandan tüm İslam aleminde yürüttüğü yıkım ve işgal. Diğer yandan mazlum doğu - batı halkları üzerinde sürdürdükleri Epstein dosyalarında da ortaya çıkan sapkınlık, vahşet tahribat ve sömürü bunların felsefelerinin nasıl temelden bozuk olduğunun kanıtıdır. Ve İslam ülkeleri gene sessiz" ifadelerini kullandı.
'BİZİM ÜZERİMİZE DÜŞEN MEVZU UYARMAKTIR'
Kendilerinin üzerindeki sorumluluğun önemli bir kısmının birileri dörtnala zulme alet olmaya koşarken kendilerinin uyarılarda bulunduklarını söyleyen Latif Işık, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Biz, tam da onlar hava üslerimizi Siyonizm’e kullandırırken. İncirlik ve Küreciği Siyonizm’in bahçesi haline getirmişlerken. Hem İsrail, hem Türkiye vatandaşlığı almış bir sürü Siyonist katile ülkemizde ev sahipliği yaparlarken Gazze'yle denizden sınır olduğumuz halde terörist İsrail'in izni olmadan bir bardak suyu, bir kaşık unu, bir tek çadırı bile Gazze’deki kardeşlerimize göndermekten, ulaştırmaktan acizlerken bu aciziyetin altında ezilmeyi bırakın, terörist İsrail askerlerine ülkemizdeki çeşitli firmalardan yiyecek, içecek, gıda, sağlık ekipmanları, demir, beton, silah yapımında kullanılan pek çok ürün...dahil, gönderilmesine tam destek verirlerken. Limanlarımızı tamamen Siyonizm’in emrine vermişlerken, Varil başına 1 dolar 27 cent alma uğruna, Bakü -Ceyhan Hattı’ndan bu teröristlerin yakıt ihtiyaçlarının yüzde 50 sini hala karşılamaktan sakınmazlarken, daha sayabileceğimiz pek çok kirli ve karanlık işi canla-başla, dörtnala koşar vaziyette yaparlarken; onları bir kez daha, bir kez daha uyarmaktır. Bu, bizim görevimizdir. Bu, bizim öncelikli kurtuluş biletimizdir. Bu, bizim Ebu Ubeyde'nin hasmı olmaktan kurtuluşumuzun çaresidir."
Kaynak:Ali Kaan Kurşun





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.