‘İntihara inanmıyorum’
Yayınlanma:
Konyada vatani görevini yaparken intihar ettiği iddia edilen Piyade Çavuş Mesut Yücel'in (21) babası Bekir Yücel, "Ben oğlumun intihar ettiğine inanmıyorum.
Bu olayın sorumlusunun bulunmasını istiyorum. Gerekirse AİHM’ye giderim" dedi.
Pazartesi gecesi Konya Merkez Komutanlığında meydana gelen olayda, Adanalı Piyade Çavuş Mesut Yücel’in intihar ederek hayatına son verdiği iddia edilmişti. Olayın ardından Piyade Çavuş Mesut Yücel, memleketi Adana’da toprağa verildi.
Oğlunu Asri Mezarlık'ta üst düzey komutanların katılımıyla düzenlenen törenin ardından toprağa veren Bekir Yücel, oğlunun intihar etmesi için hiçbir sebep olmadığını söyleyerek, "Ailevi sorunu yok, maddi ve manevi bir problemi yok. Askerlik ortamında en ufak bir problemi yok. Böyle problemi olmayan bir insan intihar eder mi?" dedi. Olaydan yarım saat önce oğlu Mesut Yücel ile telefonda görüştüklerini belirten Yücel, oğlunun intihar ettiğine inanmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Oğlum önce telefonda annesiyle konuştu. Annesine 'Anneciğim, sen hastasın, senin uyuman, dinlenmen gerekir, sen bize lazımsın' dedi. Kardeşiyle de en az yarım saat sohbet etti. Bu kadar ince düşünen çocuk intihar eder mi? Çünkü problemi olmayan bir insan. Albayımız bize oğlumun G3 piyade tüfeğiyle intihar ettiğini söyledi. Ben buna inanmıyorum. Bizim mahallede 4 veya 5 askerimizin aynı şekilde cenazesi geldi. Biz askeriyemizi peygamber ocağı olarak biliriz. Peygamber ocağına güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz? Kimlere güveneceğiz? Büyüklerimize sesleniyorum: 'Lütfen, artık bu acılar dinsin. Bu acı başka bir acı. Bu acı çaresi olmayan bir acı.' Bunun sorumlusunu istiyorum. Nereye kadar gidebileceksem gideceğim. Bu konunun üzerine gideceğim. Bugün benim yüreğim yandı, yarın başkalarının yüreği yanmasın". "GEREKİRSE AİHM'E GİDERİM" Oğlunu vatana hayırlı bir evlat olması için yetiştirdiğini ifade eden Yücel, olayın aydınlatılmasını isteyerek, "Bu öyle bir yangın ki, hiç kimse söndüremez. Büyüklerimiz buna bir çare bulsunlar. Peygamber yatağımıza sahip çıksınlar. Neyse suçu günahı, gerçekten yapmışsa kabulümdür ama şuna bir soruşturma açsınlar. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne giderim. Nereye kadar gidebiliyorsa giderim. Yazık, günah! 20 yılda ben o genci yetiştirdim. Ben o çocuğu yetiştirdim ki, bu yaşa getirdim ki, 'Vatanımı, milletimi beklesin, bayrağıma sahip çıksın' dedim. Şehit olarak ölseydi kanım akmazdı" diye konuştu.
Pazartesi gecesi Konya Merkez Komutanlığında meydana gelen olayda, Adanalı Piyade Çavuş Mesut Yücel’in intihar ederek hayatına son verdiği iddia edilmişti. Olayın ardından Piyade Çavuş Mesut Yücel, memleketi Adana’da toprağa verildi.
Oğlunu Asri Mezarlık'ta üst düzey komutanların katılımıyla düzenlenen törenin ardından toprağa veren Bekir Yücel, oğlunun intihar etmesi için hiçbir sebep olmadığını söyleyerek, "Ailevi sorunu yok, maddi ve manevi bir problemi yok. Askerlik ortamında en ufak bir problemi yok. Böyle problemi olmayan bir insan intihar eder mi?" dedi. Olaydan yarım saat önce oğlu Mesut Yücel ile telefonda görüştüklerini belirten Yücel, oğlunun intihar ettiğine inanmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Oğlum önce telefonda annesiyle konuştu. Annesine 'Anneciğim, sen hastasın, senin uyuman, dinlenmen gerekir, sen bize lazımsın' dedi. Kardeşiyle de en az yarım saat sohbet etti. Bu kadar ince düşünen çocuk intihar eder mi? Çünkü problemi olmayan bir insan. Albayımız bize oğlumun G3 piyade tüfeğiyle intihar ettiğini söyledi. Ben buna inanmıyorum. Bizim mahallede 4 veya 5 askerimizin aynı şekilde cenazesi geldi. Biz askeriyemizi peygamber ocağı olarak biliriz. Peygamber ocağına güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz? Kimlere güveneceğiz? Büyüklerimize sesleniyorum: 'Lütfen, artık bu acılar dinsin. Bu acı başka bir acı. Bu acı çaresi olmayan bir acı.' Bunun sorumlusunu istiyorum. Nereye kadar gidebileceksem gideceğim. Bu konunun üzerine gideceğim. Bugün benim yüreğim yandı, yarın başkalarının yüreği yanmasın". "GEREKİRSE AİHM'E GİDERİM" Oğlunu vatana hayırlı bir evlat olması için yetiştirdiğini ifade eden Yücel, olayın aydınlatılmasını isteyerek, "Bu öyle bir yangın ki, hiç kimse söndüremez. Büyüklerimiz buna bir çare bulsunlar. Peygamber yatağımıza sahip çıksınlar. Neyse suçu günahı, gerçekten yapmışsa kabulümdür ama şuna bir soruşturma açsınlar. Gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne giderim. Nereye kadar gidebiliyorsa giderim. Yazık, günah! 20 yılda ben o genci yetiştirdim. Ben o çocuğu yetiştirdim ki, bu yaşa getirdim ki, 'Vatanımı, milletimi beklesin, bayrağıma sahip çıksın' dedim. Şehit olarak ölseydi kanım akmazdı" diye konuştu.
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.