İmar izinlerine dikkat!
Şehrin pek çok noktasında yolun karşısına geçmek yayalar için kâbusa dönüştü. Son aylarda birçok yaya, yolun karşısına geçmek isterken trafik kazasında hayatını kaybetti. En fazla kaza, yeterli yaya üstgeçidinin bulunmadığı İstanbul Yolu’nda meydana geliyor. Konuyla ilgili olarak değerlendirmelerini aldığımız Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği Konya Şube Başkanı Doç. Dr. Osman Nuri Çelik, şehirdeki yatırım ve uygulamaların yayaların da düşünülerek yapılması gerektiğini söyledi. İstanbul Yolu’nun kampüs çıkışına kadar yerleşim yeri içinde olduğunu anımsatan Doç. Dr. Osman Nuri Çelik, “Kampüs çıkışına kadar yolun sol tarafında okul, sağ tarafında ise genelde yerleşim ve sanayi yerleri var. Mobilyacılar Üstgeçidi ile Salih Tuzcu Üstgeçidi arası özellikle sanayi merkezi. Tramvay’dan inen veya evinden gelen çok sayıda vatandaş işyerine gitmek için karşıya geçmek zorunda. Fakat araçlar hız sınırlamasına uymadığı için yayalar karşıya geçemiyor. Bölgede yaya üstgeçitleri de yetersiz olduğundan vatandaşlar mecburen yoğun trafiğin arasından karşıya geçmek zorunda kalıyor. Bu durum da zaman zaman kazalara neden olabiliyor” dedi.
Köprülü kavşaklar yapılırken yayaların düşünülmediğini anlatan Çelik, şöyle konuştu: “Yollarla ilgili tüm işlemlerde yayalar ön planda tutulmalıdır. Bunun için özel birimler kurulmalı ve çalışmalar yapılmalıdır. Sonra da yapılan yöntemler işe yaramamakta ve çevre kirliliğine de neden olabilmektedir. Mobilyacılar Üstgeçidi ile Salih Tuzcu Üstgeçidi arasına altgeçit yapılabilir. Her durağa yaya geçitleri yapılmalıdır. Büyükşehir Belediyesi 11 tane yaya üstgeçidi yapacağını duyurdu. Bu üstgeçitlerden 2 tanesinin kampüs girişine ve İstanbul Yolu üzerine yapılacağını biliyoruz, fakat diğer 9 tanesinin nereye yapılacağını bilmiyoruz. Üst geçitler yapılırken yaya yoğunluğu dikkate alınmalıdır.”
Çelik, şehir trafiğinin azalması için Konya’nın otoyol projesinin içine dâhil edilmesini ve çevre yolunun biran önce bitirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
İMAR İZİNLERİ ALTYAPI PLANLANARAK VERİLMELİDİR
İstanbul Yolu ve şehir içi trafik yoğunluğunu değerlendirildiğinde sorunların başında imar hatalarının geldiğini aktaran Osman Nuri Çelik, “Şehirle ilgilenen bazı arkadaşlar, ‘hız yapılıyor’ gerekçesiyle çok şeritli yolların yapılmasına karşı çıkıyor. Ancak yoğun trafiğin olduğu bir bölgede mecburen geniş yollar yapacaksın. Onun için burada iş imar hatalarından çıkıyor. Belediyeler 3-5 milyon kazanacağım diye arsa üretiyor. Fakat daha sonra imar izni verdikleri arsalarda şehirleşmenin artmasıyla altyapıda birçok sorunla karşılaştıkları için 10-15 milyon harcamak zorunda kılıyorlar. Onun için imar planlanırken tüm şartlar düşünülmelidir. Nereye üstgeçit ve yaya yolu yapılacak, nerede trafik daha yoğun olur, bunların hesaplanması lazım. Belediyede de bunları araştıracak uzman kişilerin olduğunu düşünmüyorum. Yurtdışında bir kişi işyeri açacaksa, işyeri yaya ve araç ulaşımını engelliyor mu engellemiyor mu, buna bakılıyor. Engelliyorsa ruhsat verilmiyor. Ama biz bunlara hiç bakmadan şehrin içine çok katlı binalar, gökdelenler dikerek trafiği iyice felç ediyoruz. Onun için altyapı iyi planlanmalıdır. Altyapıda öncelikle insanların can güvenliği dikkate alınmalıdır” diye konuştu. Günümüzde 4-5 kişiye bir araç düşerken bu sayının yakın bir zamanda 2’ye ineceğinin altını çizen Çelik, gelecekte trafiğin yayalar ve araçlar için kâbus olmaması noktasında gerekli önlemlerin şimdiden alınmasını da istedi.
HASAN AYHAN





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.