İçiniz sızlamıyor mu?
Acı kazalar; Valilik, Büyükşehir Belediyesi ile Emniyet’in, şehir içinde aşırı hız kaynaklı trafik terörüne seri ve etkin çözümler üretmesi gereğini ortaya koydu
YOLLAR, YARIŞ PİSTİNE DÖNDÜ
Adı, ‘ölüm yolu’na çıkan İstanbul Yolu’nun son kurbanı önceki gün öğlen saatlerinde bisikleti ile giderken hızla gelen bir aracın altında kalarak yaşamını yitiren 64 yaşındaki Naim Kılıç’tı. Kılıç’ın hayatını kaybettiği kazanın hemen ardından bu defa Barış Caddesi’nde yine otomobilin altında kalan henüz 6 yaşındaki Enes ile Yusuf’un ölümü, şehirde aşırı hızlı trafik akışını ve yaya güvenliği sorununu bir defa daha gündeme getirdi.
DAHA KAÇ ÖLÜM BEKLENİYOR?
İstanbul Yolu, Beyşehir Caddesi derken bu kez ölüm yollarına Barış Caddesi eklendi. 6 yaşındaki Enes Avcı’nın babası Hüseyin Avcı, “Barış Caddesi adeta yarış pisti gibi kullanılıyor. Bugün iki küçük yavru hız tutkunlarının kurbanı oldu. Adı ölüm yoluna çıkan caddelerde önlem alınması için daha kaç canın gitmesi gerekiyor? Allah rızası için artık bu yollara bir önlem alın” dedi.
“EVİMİ SATMAK ZORUNDA KALDIM”
Barış Caddesi üzerindeki son kazadan duyduğu üzüntüyü ifade eden mahalle sakinlerinden İmdat Esen ise, “Kazalar artık canımıza tak etti. Yetkili birimlere defalarca mail attım. Ama sesimi duyan olmadı. Sırf bu yüzden cadde üzerindeki evimi satarak arka taraftan ev aldım” dedi.
İstanbul Yolu’nda 64 yaşındaki Naim Kılıç’ın bisikletiyle giderken, Barış Caddesi’nde de 6 yaşındaki Enes ile Yusuf’un hızla gelen arıcın altında kalarak yaşama veda etmeleri, şehir içinde aşırı hız sorununu bir defa daha gündeme getirdi
HAYALLERİ SAVRULUP GİTTİ
Barış Caddesi üzerinde önceki akşam geç saatlerde meydana gelen ve 6 yaşındaki Enes Avcı ile Yusuf İnanç İlkhan’ın ölümüne neden olan kaza yürekleri yakarken, geriye yakın arkadaş olan iki çocuğun hatıraları kaldı. Şeyh Şamil Mahallesi Tacer Sokak Güngör Sitesi A Blok’ta oturan Enes Avcı ile B Blok’ta oturan Yusuf İnanç İlkhan, birbirlerini çok seven, sürekli birlikte oynayan iki küçük arkadaştı. Ancak bu iki dostun tüm hayalleri önceki gün akşam saatlerinde Fatih U. isimli sürücünün kullandığı 42 SR 761 plakalı aracın altında savrulup gitti. Barış Caddesi üzerinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden 6 yaşındaki Enes Avcı dün sabah saatlerinde Üçler Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlanırken, akranı Yusuf İnanç İlkhan’ın cenazesi ise babasının memleketi Balıkesir’in Susurluk ilçesinde toprağa verilmek üzere dün sabah erken saatlerde Numune Hastanesi Morgu’ndan alınarak yola çıkarıldı. İki arkadaşın hızla gelen aracın altında kalarak yaşama veda etmelerinin ardından çektikleri acıyı dile getiren aileleri, gözyaşlarını tutamazken yetkililerden şehir içinde aşırı hızlı araç kullanımı nedeniyle ölüm yoluna dönen caddelerde gerekli önlemleri almalarını istedi.
KÜÇÜK ARKADAŞLAR, “AYRILMAYALIM” DİYORDU
Hüseyin ve Hikmet Avcı çiftinin en küçük çocukları olan 6 yaşındaki Enes ile İbrahim ve Özlem İlkhan çiftinin tek çocukları Yusuf, can ciğer dost idi. Ancak bu iki dostun feci şekilde ölümü başta aileleri olmak üzere tüm yakınlarını yasa boğdu. Yusuf İnanç’ın 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Uzman Çavuş olarak görev yapan babası İbrahim’in Erzurum’a tayini çıkması ve 10 gün sonra Konya’dan ayrılacak olması iki küçük arkadaşın yüreğini yakıyordu. Sadece 10 günleri kalan Enes ile Yusuf’ta son günlerini birlikte geçirmek için sabahın ilk saatlerinden akşama kadar birlikte oynuyorlardı. Korkunç kazanın meydana geldiği günde akşama kadar birlikte gülüp eğlenen Enes ile Yusuf, akşam saatlerinde evlerine giderken hızla gelen aracın altında kalarak yaşama da birlikte veda etti. Hem de Enes Avcı’nın babası Hüseyin Avcı’nın gözleri önünde.
KAZAYA KOŞTU, OĞLUNUN ÖLÜMÜNÜ GÖRDÜ
6 yaşında trafik canavarına kurban olan Enes Avcı’nın ağabeyi Ali Avcı şunları söyledi: “Kardeşim Enes, Yusuf ile can ciğer iki arkadaştı. Birbirlerinden kesinlikle ayrılmazlardı. Hatta Yusuf, tayini çıkan babasına, ‘Baba ne olur başka bir iş bul da burada kalalım. Ben Enes’ten ayrılmam’ diye ağlamıştı. Enes ile Yusuf’un böylesine bağlılıkları bizleri bile şaşırtıyordu. Aynı sitede dünyaya geldiler, aynı sokakta oynadılar. Sadece çocuklar değil Güngör Sitesi’nin tüm sakinleri birbirleri ile herkese örnek olacak bir dayanışma içinde idi. Olay günü Babam, alışverişten gelirken Enes ile Yusuf da onlardan biraz önde el ele eve geliyorlarmış. O sırada babam acı bir fren sesi arkasından çarpmanın etkisi ile bir gürültü duymuş. Kazanın olduğu yerde kardeşimi kanlar içerisinde görünce şoka girmiş.”
Acılı ağabey Ali Avcı, “Polis tarafından tutulan kaza tutanağında aracın fren izinin 70 metre civarına yaklaştığı belirtiliyor. Bu kadar fren izi kaç surat sonrası oluşur? Burası yarış pisti gibi. Sadece ana cadde değil evimizin olduğu sokağın içerisi bile tehlike dolu. Belediye otobüsleri, özel araçlar buradan geçerken ayaklarını gazdan kaldırmıyor. Bunu hiçbir yetkili görmüyor” diye konuştu.
HIZ TUTKUNLARI KÂBUS OLDU
Acılı baba Hüseyin Avcı ise 4 çocuğundan en küçüğü olan Enes’i kaybetmenin yüreğini yaktığını ifade ederek, “Barış Caddesi neredeyse her gün hız tutkunları yüzünden bir kazaya neden oluyor. Komşular yetkililere defalarca müracaat etti ancak sesimizi duyan olmadı. Barış Caddesi son olarak iki yavrunun hayatına mal oldu. Bu caddenin orta kısmının kapatılması, yaya geçitlerinin yapılması veya yayalar için lamba konulması için daha ne bekleniyor. Son olarak iki günahsız yavru geride dayanılmaz bir acı bırakarak uçup gitti. Bu kazanın sorumluları bu vebalden kurtula bilecek mi? Yıllardır bu caddenin sıkıntılarını dile getirdik ama sesimizi duyan olmadı. Bakalım iki yavrunun ölümünden sonra nasıl bir önlem alınacak.
Ben buradan yüreği yanık bir baba olarak herkese seslenmek istiyorum, sürücü iseniz lütfen hız sınırına uyun. Başka yürekleri yakmayın. Eğer bir baba iseniz sabah evinizden çıkarken dönüp eşiniz ve çocuklarınıza bir kez daha bakın. Çünkü akşam geldiğinizde bir daha görmeyebilirsiniz. Çünkü ben öyle oldum” diyerek yetkililerden destek istedi.
GÖZARDI EDİLEN ÖLÜM YOLLARI
Öte yandan adı ‘ölüm yolu’na çıkan İstanbul ve Beyşehir Caddesi’nden sonra Barış Caddesi, Halil Ürün Caddesi, Yeni Otogar Caddesi gibi trafiğin çok sık işlediği ve hiçbir yaya geçidinin bulunmadığı caddelerinde ölümlü kazalar ile anılması vatandaşların tepkisini çekti. Mahalle sakinlerinden İmdat Esen yaşadıkları sıkıntıları şöyle anlattı: “Barış Caddesi’nde hemen her gün bir kaza oluyor. Özellikle akşam saatlerinde veya asker sevkıyatlarının yapıldığı günlerde burada karşıya geçmek bir ölüm bu yüzden bu cadde üzerimdeki evimi sattım ve arka sokaktan ev aldım. Kendim bizzat yetkililerin hepsine mail attım. Ama ne hikmetse hiç birinden yanıt alamadım.”
Aynı sıkıntının Yeni Otogar ve Halil Ürün Caddeleri’nde de yaşandığına dikkat çeken Esen, şunları söyledi: “Bizim bu cadde artık bir ölüm yolu oldu. İstanbul yolu ve Beyşehir Caddesi’ndeki kazaları duyuyorduk. Eğer gerekli önlemler alınmaz ise bizim bu cadde de ölüm yolu haline gelecek. Bir caddenin orta kısmını kapatmak, belirli aralıklarla yaya geçidi yapılmıyor ise trafik lambaları koyarak hızları yavaşlatmak veya sabit radarlar koyarak hız tutkunlarını tespit etmek bu kadar zor mu? Önlem alınması için daha kaç canın gitmesi lazım.”
BUNUN VEBALİNİ KİM ÖDEYECEK?
Enes ile Yusuf’un hızla gelen aracın altında kalarak elele ölüm gitmelerinin ardından bir kez daha gündeme gelen ‘Ölüm Yolları’nın son kurbanları sadece Enes ile Yusuf olmadı. Aynı gün İstanbul Yolu da bisikleti ile giden 64 yaşındaki Naim Kılıç idi. Bir gün içerisinde iki kazada üç can kaybının yaşanmasının büyük bir üzüntü oluşturdu. İstanbul yolu, Beyşehir Caddesi derken bu defa da Barış Caddesi tehlikeli trafik akışı ile adeta ölüm yoluna dönüştü. Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve İl Emniyet Müdürlüğü’nün etkili ve kalıcı çözüm üretmesi bekleniyor.
ALİ SAİT ÖGE





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.