“Hz. Hatice Ehl-i Beyt’in kendisidir”
Yayınlanma:
Ehl-i Beyt Sevgisi konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Ömer Döngeloğlu, çok sayıda mezhebin dile getirmese de Hz. Hatice Ehl-i Beytin anası olduğunu söyledi.
Enderun Eğitim Vakfı Konya Şubesi 1431 Hicri Yılbaşı nedeniyle bir program düzenledi. Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleşen programa konuşmacı olarak Ömer Döngeloğlu katıldı. Ömer Döngeloğlu dinleyicilere ‘Ehl-i Beyt Sevgisi’ hakkında bilgi verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Enderun Eğitim Vakfı Konya Şube Başkanı Osman Bağcı, unutulmaya yüz tutmuş ve Müslümanlar için önemli bir tarihi olayı kutlamak için programı düzenlediklerini söyledi. Hicretin Müslümanlar için öneminden bahseden Osman Bağcı, “Hicret Müslümanlar için özgürleşme adıdır. Mekke’de yayılan tevhid meşalesinin Medine’ye ve oradan dünyaya yayılmasıdır. Hicret müşriklerin baskısından kurtulmaktır. İslam inkılâbının başlangıcının adıdır” dedi.
MİLADİ TAKVİM ÜZERİNDEN İBADET YAPILAMAZ
Bağcı, Müslümanlar için Muharrem ayının 1 gününün Müslümanlar için hicri yılbaşı olduğunu belirterek, Müslümanların ibadetini bu takvime göre yerine getirmek mecburiyetinde olduğunu aktardı. Miladi takvim üzerinden ibadetin yapılamayacağını söyleyen Bağcı, “Çünkü Allah kitabında bize buyuruyor ki, “Bu hesap gerçekten doğru bir hesaptır” diyor. Onun için Müslümanlar İslam dışı sistemlerin gün ve bayramlarını kutlayamaz. Hiçbir kutsal gün ve bayramını bu sistemlerin takvimine göre yerine getiremez. Yahudi, Hıristiyan ve diğer dinlerin bayram günlerinde onlara uymak, yaptıklarını yapmak, onlar gibi pişirmek ve yemek, programlarına katılmak ve onlar için bir program yapmak onlara hizmet etmektedir. Onlar hizmet etmek ise İslam’a küfürdür” diye konuştu. Ömer Döngeloğlu, Ehl-i Beyt konusunda verdiği bilgide, Hz. Muhammed (s.a.v)’in 1. derece ailesinden gelenlerin Ehl-i Beyt olduğunu ifade etti.
EHL-İ BEYT’E YETERİ KADAR SAHİP ÇIKILMADI
Ömer Döngeloğlu, “Âlimlerin büyük bir ekseriyetle üzerinde mutabık kaldıkları Ehl-i Beyt peygamberimizin birinci derece soyundan gelen eşleri, çocukları ve damadı Hz. Ali’dir. Bunlardan başka peygamber efendimiz kendi soyundan olmasa bile sevdiği kişileri Ehl-i Beyt’ine almıştır ki bunlar biri Hz. Selman-ı Farisi’dir. Hicretten sonra Hz. Selman-ı Farisi’nin muhacir mi, yoksa ensar mı olduğu tartışmalar sırasında peygamberimiz, “O ne muhacir nede ensardır. O benim Ehl-i Beyitimdir” demiştir. Bu durum Müslümanlar için bir mesajdır. Allah kulluk eder, peygamber sevgisini yüreğimizde taşırsak, bunların hiçbiri boş yere gitmez ve bizde belki peygamberimizin Ehl-i Beyti’ne mazhar olabiliriz. Yeter ki o sevgiyi hiçbir zaman üzerimizden eksik etmeyelim” dedi. Ehl-i Beyt’lerin başında Hz. Hatice’nin geldiğini dile getiren Döngeloğlu, Hz. Hatice’nin Ehl-i Beyt’in anası olduğunun altını çizdi. Sözlerine şöyle devam eden Döngeloğlu, “Fakat çok sayıda mezhep nedense Hz. Hatice’yi Ehl-i Beyt’ler içinde saymaktan kaçınıyor. Bu yanlıştır. Hz. Hatice Ehl-i Beyt’in kendisidir. Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Fatima, Hz. Ali, Hz. Hatice’den sonra gelmektedir. Fakat Peygamberimizin vefatından sonra onun Ehl-i Beyt’ine yeteri kadar sahip çıkılmadı. Yok edilmek istendi. Hz. Hasan zehirlenerek öldürülüyor, Hz. Hüseyin Kerbela’da satırlarla doğranıyor. Tarih bir sövme mekanizması değildir. Ama bu olayları da bilmek gerekmektedir.”
HASAN AYHAN
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.