Huzuru mezarlıkta buldu

Huzuru mezarlıkta buldu

Yarım asır boyunca Konya’da yüzlerce kabir kazan 74 yaşındaki Abdülaziz Çelik, “Kabir kazmak ölümü hatırlattığı için mezarlıkta çalışmakta huzur buluyorum” dedi

4 yıl önce emekli olan ve 50 yılını mezarlıklarda geçiren Abdülaziz Çelik, kabir kazarken bulduğu manevi huzurun değerinin hiçbir şey ile ölçülemeyeceğini söyledi. İlk olarak 1960 yılında kabir kazmaya başlayan Çelik dede, aradan geçen süre içerisinde kazdığı kabir sayısını unuttuğunu söyledi. Çelik, “Emekli olmadan önce günde en az iki kabir kazardım. Bazen bu rakam daha da artardı. Tam 50 yıl kazma ve küreği bırakmadım” diye konuştu.

FAKİRLERDEN PARA ALMIYORDUM

Çelik, “1948 yılında ben 10 yaşında iken Ağrı’dan Konya’ya geldik. 1960 yılına kadar çeşitli işlerde çalıştım. 1960’lı yıllarda kabir kazmak için eleman aradıklarını duydum, başvurdum. O zamanlar vakıf filan olmadığı için cenaze sahipleri ne verirse onu alırdık. Bu yaşıma kadar kabir kazdım, daha hiçbir cenaze sahibi ile şu kadar para vereceksin diye pazarlık etmedim. Çünkü bu iş ekmek parası olduğu kadar manevi yönü ağır olan bir iş. Bunun için kesinlikle para konusunda ısrarcı olmadım. Kabir kazmam için gelen cenaze sahipleri bana para vereceklerinde vefat edenin maddi durumunun nasıl olduğunu sorardım. Eğer fakir ise kesinlikle para almazdım. Ben bunun bereketini çok gördüm. 70 yaşımda olmama rağmen halen dimdik ayakta olmamı bu dualara borçluyum” dedi.

KİMSESİZLERİN KABRİNİ KAZMAM

Çelik, 1996 yılına kadar tüm mezarlıklarda serbest çalıştığını, kendisi gibi bu işi yapan çok sayıda arkadaşının olduğunu ifade ederken, “Mezarlıklar Vakfı kurulana kadar herkes serbest çalışırdı. Ancak 1996 yılında Mezarlıklar Vakfı kurulunca bizim yaptığımız bütün işler vakfa devredildi. Şimdi bizler Mezarlıklar Vakfının maaşlı işçisiydik. Biz hiçbir şekilde cenaze sahiplerinden para almayız. Biz maaşımızı Mezarlıklar Vakfından alırız. Böyle daha iyi oldu çünkü biz artık Mezarlıklar Vakfı’nın elemanı olduğumuz için bizi hangi mezarlığa kabir kazmaya gönderirlerse oraya gideriz. Benim en çok sevdiğimi ve daha çok huzur bulduğum çalışma, kimsesiz cenazelerin kabirlerini kazmam. Çünkü bu insanların kimseleri yok, ne kabirlerini kazdıracak birisi var, ne cenaze namazını kılacak yakını. Mezarlıklar Vakfı kimsesiz cenazelerin tüm işlemlerini üstlenir bizlerde kabrini kazar, cenaze namazlarını kılar ve kimsesizler mezarlığına defnederiz. Bu gariplik beni çok üzer” diye konuştu.

HER KABİR BİR SAATİMİ ALIR

6 çocuk sahibi olan Çelik, Konya’da hemen her mezarda kabir kazdığını ancak en fazla Üçler ve Musalla Mezarlığı'nda kabir kazdığını ifade ederken, “Konya’da ki bütün mezarlıkların zeminlerinin nasıl olduğunu bilirim. Hangi mezarlıkta bir kabrin ne kadar sürede kazılacağını iyi hesaplarım. Zeminine göre bir kabrin kazılması yarım saat ile 1 saat alır” dedi. 50 yıllık çalışma hayatında hiç kimse ile kötü olmadığını, hiçbir şekilde amirlerine veya sorumlu olduğu kişilere saygısızlık yapmadığını belirten Çelik, “Bana ne iş verdilerse yaptım. Vakıf kurulduktan sonra maaşımla çalıştım. Mezarlıklar Vakfı benim nasıl birisi olduğumu çok iyi bilir. Bu yaşıma kadar çalıştı isem hep rızkım ve çocuklarım için çalıştım. Benim gibi kabir kazma işi yapan oğlum benim yanımda bana yardım eder. Oğlum da benim gibi mezarlıkta çalışmayı ve kabir kazmayı seven birisi. Oğlumun da benim gibi kabir kazıcı olmasını çok istiyordum. O da mesleği devam ettirdi” şeklinde konuştu. Abdülaziz'in oğlu olan Metin Çelik de babasının mesleğini devam ettiriyor.

HASAN ÖZÜTEMİZ

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.