Hükümetin yönü yine AB

Hükümetin yönü yine AB

Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı’ndaki 62. Hükümetin programı dün Meclis’te okundu. Yeni Türkiye sloganıyla çıkılan yolda karşımıza yine Türkiye’nin 1963 tarihinden beri tam 51 yıldır kapısında bekletilen AB sevdası çıktı.

Hükümek programında yine “yeni bir şey yok”. Rota da hedef de Brüksel. Başbakan Davutoğlu sözde yeni Türkiye’nin rotasını şu ifadelerle özetledi: “Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü AB üyeliği ile taçlandırmaktır”

Varsa yoksa hıristiyan birliği?
Programda, AB’nin Türkiye’ye yaptığı mali yardımlardan övgüyle söz edildi. Programda, “Avrupa’dan Ortadoğu’ya geniş bir coğrafyada tarihin yeniden yazıldığı bu kritik dönemde, AB üyeliğinin ülkemiz açısından stratejik önemi ortadadır. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de çok yönlü dış politikamızın en önemli ayaklarından biri AB ile katılım müzakereleri olacaktır” ifadeleri yer aldı. “Türkiye, her zaman Avrupa’nın üzerinde yükseldiği evrensel değerlerin arkasında olmuştur ve olmaya devam edecektir” değerlendirmesinin yer aldığı programda,  “AB sürecine ve bu süreçte yaşanan değişime, dönüşüme inanan Hükümetimiz AB üyeliği konusunda kararlı ve istikrarlı politikasını sürdürecektir. Sürecin tüm zorluklarına rağmen, bizim için AB ile yürütülen müzakerelerin amacı tam üye­liktir. Hedefimiz Cumhuriyetimizin 100. yıldönümünü AB üyeliği ile taçlandırmaktır”

Paralel Yapıyla Mücadele Programa Girdi
‘Paralel Yapı’yla mücadele hükümet programına da girdi.  ‘Yeni vesayet odağı’ olarak tarif edilen, paralel yapılanma  vesayet sistemiyle mücadele kapsamında ele alınacak. Çözüm sürecinin devam edeceği de programda yer aldı. Programda “Bugüne kadar büyük bir başarı ile yürütülmekte olan milli birlik ve kardeşlik projesi ile çözüm süreci taviz vermeden sürdürülecektir.” denildi. Hükümet programının özeti sayılabilecek metinde “Yeni Türkiye” vurgusu dikkat çekti. Ekonomik hedeflerle ilgili bölümde, “Yeni Türkiye, yeni ekonomi ile büyüyecektir” ifadeleri kullanılarak ayrıntıya girilmedi. Hükümet programında ilân edilen hedefler eylem planına dönüştürülerek, belli bir takvime bağlanacak. Sorumlu kurumların belirlenmesinin ardından yakın bir izleme mekanizması da oluşturulacak.

Bekleme Odasında Yarım Asır
Türkiye tam yarım asırdır Hıristiyan kulübü AB’nin kapısında bekletiliyor. Türkiye ile Avrupa Birliği’nin ilişkileri 31 Temmuz 1959’da Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu’na yaptığı ortaklık başvurusu ile başladı. AET Bakanlar Konseyi’nin başvuruyu kabul etmesi sonrasında 12 Eylül 1963 tarihinde Ankara Anlaşması imzalandı. Bunu 1970 yılında imzalanan Karma Protokol izledi. 17 Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi Sonuç Bildirgesi’yle devam eden süreçte, Türkiye AB’ye girmek için milli ve manevi değerlerinden taviz üstüne taviz verirken, AB Türkiye’ye yeni dayatmalarda bulunarak, kapıda bekletmeye devam ediyor.

Milli Gazete

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.